Büyük Göç 3

. Sermaye Göçü

Zenginin malı, züğürdün çenesini yorar.
Türk Atasözü

  • Zengin arabasını dağdan aşırır, züğürt düz ovada yolunu şaşırır.
  • Zengin giyerse “sağlıcakla”, fakir giyerse “nereden buldun ki!” derler.
  • Zengin silkinse fakir bay olur.
  • Zengin kesesini döver, züğürt dizini.
  • Zengin giyerse “sağlıcakla”, fakir giyerse “nereden buldun ki!” derler.

Bu Atasözleri uzar gider. Bu makalede çenemiz bir hayli yorulacak gibi…

Bu söylemler Türk tipi bilinçsiz, örgütsüz ve geri bırakılmış toplumlarda yoksulun konuşacak başka bir şeyi olmadığından ve hakir görüldüğünden adeta bir gelenek haline gelen dedikodu kültürünün geçmişten günümüze olan yansımasını ifade eder. Dedikodu kültürü elbette zenginin işine yarayacaktır. Sınıf bilinci ve kültüründen yoksun toplumlarda burjuvazinin işine yarayan ve yüzyıllardır devam eden bu kültürün bilinçli toplumun yaratılmasıyla ortadan kalkacağı şüphesizdir. Zengin dediğimiz burjuvazi bu bilincin yerleşmesini geçmişte olduğu gibi günümüzde de engellemek için elindeki tüm imkanları seferber etmekten kaçınmayacaktır. Bunun için cahil toplum yaratılmaya devam edilecek, dini eğitimler ön plana alınacak, genç dimağlar cemaat ve tarikatların kucağına atılacak, işçilerin üzerine polis, jandarma ve paramiliter güçler gönderilecek, hakir görülecek, tutuklanacak, işkence edilecek ve gözdağı verilmeye devam edilecektir. Bunun için burjuvazi kendi emrindeki “devlet aygıtı”nı kullanacaktır. Bu konu yeri geldiğinde irdelenecektir.

Geçen bölümlerde gençlerin, Akademisyenlerin ve kalifiye personelin bu ülkeyi neden terk ettiğini açıklamıştık. Bu bölümde de “zenginlere ne oluyor da, yurt dışına kaçmaya çalışıyorlar” sözünü irdelemeye çalışacağız.

Zenginlerin yurt dışına kaçmasına “Sermaye Göçü” diyoruz.

Türkiye’de yerli burjuvazi göbek bağıyla bağımlı olduğu emperyalistler ve devlet sayesinde sömürü düzeninin devam ettirmektedir. Ancak, uluslararası sermaye, yani sıcak para huzurlu ve kendisini koruyabilecek kapitalist gelişmeye aç toplumlarda yuvalanır. Bir toplumda huzur kalmamışsa, burjuvaziyi mutlu edecek yönetim kadrosu huzursuzluk yaratıyorsa, o paranın dolaşımında aksaklıklar meydana gelir. Türkiye, böyle bir ülkedir. Başkanlık sistemine geçilmesi uğruna çok değerler feda edildi, ediliyor.

Afrasia Bank’ın yayınladığı “Yeni Dünya Zenginlik Raporu”na göre 2005-2007 aralığında yurt dışına göç eden ve sermayesi 1 milyon dolar üstünde yer alan ülkeler sıralamasında Çin ve Hindistan’ın ardından 3. sıradayız. Aynı raporda Türkiye ile ilgili veriler şöyledir: Türkiye’de kalan zenginler 2017 itibariyle Pakistan, Nijerya ve Venezuela’nın ardından varlıklarını kaybeden 4. ülkedir.  Bu tarihte Türkiye’de kalmaya karar veren zenginler kendi varlıklarının % 6’sını kaybetmiştir. Katar, Rusya, İran ve Suudi Arabistan bizi takip etmektedir. Türkiye aynı zamanda gelir dağılımı adaletsizliğinden de 3. sıradayız. İlk iki sırada Şili ve Meksika yer almaktadır.

2012 sonrasında Türkiye küresel  ekonomik krizden en çok etkilenen ülkelerin başında gelmektedir. Rakamlar bunu gösteriyor. Her ne kadar siyasi otorite bunu hamasi söylemlerle gölgelemeye çalışıyor olsa da eldeki veriler, siyasi iktidarı doğrular nitelikte değildir.

OECD ülkeleri arasında gelir dağılımı adaletsizliğinde 3’üncü sırada yer alan Türkiye’nin Gini katsayısı (0.411), OECD ortalamasının (0.316) bir hayli üzerindedir.Bununla birlikte, Türkiye maalesef küresel ekonomik krizden ciddi şekilde etkilenmiş olan İtalya, İspanya, Yunanistan ve Portekiz gibi Avrupa ülkelerinden daha yüksek bir gelir dağılımı eşitsizliğine sahiptir. Diğer taraftan, Türkiye’ye ilişkin karşılaştırmalı göstergeler bununla da sınırlı değildir. Türkiye’de göreli yoksulluk oranı % 19,3 iken OECD ortalaması % 11,1. Ayrıca, Türkiye nüfusunun en zengin % 10’luk kesiminin sahip olduğu gelir, en yoksul % 10’luk kesimin elde ettiği gelirin 15 katına denk gelmektedir. Bu oranın OECD’de ortalama 9,8 olduğu görülüyor. [3]

Günümüzde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre Türkiye’de milyoner sayısı bir yılda 7.009 kişi artarak 146.000’e yükseldi. Hesabında 1.000.000 lira ve üzeri parası olan mudi sayısı Mart 2018 itibariyle, bir önceki yıla göre 145.989’a yükselmiştir. Yurt içinde yerleşik milyonerlerin sayısı yılın ilk çeyreğinde 2017’ye kıyasla 5.728 kişi artarak 132.697’ye ulaştı. Toplam mevduatları da 848.425.000.000 lira oldu. Bu dönemde milyonerlerin yerel para cinsi 433 milyar 749 milyon lirası döviz tevdiat hesabı, 3 milyar 303 milyon lirası da kıymetli maden depo hesaplarından oluştu. Yerleşik milyoner başına düşen mevduat 6 milyon 544 bin lira olarak hesaplandı. Yurt içinde yerleşik milyonerlerin sayısı geçen yıl 126.969; bu mudilerin bankalardaki toplam mevduatı da 835 milyar 621 milyon lira düzeyindeydi. [4]

13.000 milyoner ülkeyi terk etti 

BDDK verilerine göre, yurtdışında yerleşik mudi sayısı Mart sonu itibariyle 13.292’ye yükseldi. Yurt dışındaki milyonerlerin sayısı geçen yıla göre bin 281 kişi artarken, hesaplarındaki para miktarı da 85 milyar 869 milyon lira olarak hesaplandı.

Yurt dışında yerleşik mudilerin bankadaki mevduatlarının 7 milyar 485 milyon lirası yerel para, 78 milyar 157 milyon lirası yabancı para ve 227 milyon lirası da kıymetli maden depo hesaplarından oluştu. [4]

Öte yandan ülkede sürekli tasarruf açığı olduğunu vurgulayan işadamları paralarını vergi cennetlerine götürerek ülkede üretilen değeri yurt dışına çıkarmaktadır. Dolayısıyla tasarruf açığına neden oldukları gibi bir de cari açığı bir cepten diğer cebe (back to back) kredilerle finanse edip, faiz geliri ve kâr sağlamaktadır. Türkiye’de yılık cari açık bugün yıllık bazda 51 milyar dolardır. Özel şirketlerde cari açığın finansmanında kullandıkları borçların bir kısmı kendi kendilerine verdikleri borçlardan oluşmaktadır. Patronlar şirketlerine sermaye olarak koydukları parayı yurt dışına çıkarıp, kendilerine borç vererek vergiden kurtulmuş oluyorlar.

Yurt dışına günümüzde kaçırılan, göç eden ve çenemizi yoran para miktarı 200 milyar dolardır. Bu paranın büyük miktarının AKP döneminde yaratılan yandaş sermayedar ağırlıklılardan olduğu tahmin edilmektedir. Son dönemde ortaya çıkan Panama Papers, Wiki Leaks ve Malta Leaks gibi büyük ifşalar, AKP’nin en üst düzey isimlerinin bile off-shore hesaplar yoluyla ülke dışına milyarlarca dolar servet akıttığını gösteriyor. Bunlar arasında son Başbakan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olan Binali Yıldırım’ın çocukları bile var. Hatta Ana muhalefet partisi CHP’nin ortaya koyduğu belgelere göre bizzat Erdoğan’ın oğlu, yakın akrabaları ve yakın işadamlarının bir off-shore vergi cenneti olan Man Adası’ndaki şirketlerine ilişkin belgeler ortalığa saçıldı. [5] Milyoner ve milyarderleri yurt dışına göçe zorlayan birçok nedenin yanında en büyük nedenlerden biri vergi kaçırmaktır. Diğer bir neden de Türkiye’nin geleceğinin belirsiz oluşu, işadamlarının geleceği kendileri için pek parlak görmemeleri ve huzursuzluk diyebiliriz. Bunun için Malta adası tam anlamıyla bir cennet görünümündedir.

Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze siyasal iktidarların emrinde olduğu bir avuç çıkarcı asalak ve parazitin müsebbibi olduğu cari açıkları, biz halk olarak kendi cebimizden yapılan zamlarla ve vergi artışlarıyla ödüyoruz. Zenginin malı, artık züğürdün çenesinden çok, cebini yakıyor ve yaşamını cehenneme çeviriyor.

Dipnot: Bir dostum sormuştu, “acaba dünyada ne kadar para var” diye. Bu makale vesilesiyle bir iki cümle ile değinmek istiyorum. Değişik kaynaklardan alınan bilgiler nakit para olarak, banknot, madeni para, banka mevduatlarından ibaret fiziki para itibariyle 90 trilyon 400 milyar dolardır. Dijital para olarak, finansal araçlarla yatırılan fonlar vb. rakamlar 2015 itibariyle 1 katrilyon 200 trilyon dolardır. Bu rakamlara milyarderlerin sahip olduğu servet ise 2018 itibariyle 70 trilyon doları aşmaktadır. Sanırım bizlerin çenesi fazlasıyla yorulmuştur.

Sayfalar:  2  / 3           

[3] Cem Kılıç, Gelir dağılımında uçurum büyüyor, Türkiye ilk 3’te, (Milliyet Gazetesi (güncelleme 23.06.2014)

[4] Vladimir Trefilov, Türkiye’de milyoner sayısı bir yılda 7 bin arttı (Sputnik, güncelleme 07.05.2018)

[5] https://ahvalnews.com/tr/ekonomik-kriz/patronlar-200-milyar-dolar-kacirdi-erdogan-suskun

Yazarın sayfamızdaki diğer yazıları