Tarama Kategorisi

Kültür Sanat

Avuçlarımda bir top yangın gezdiriyorum

Çaylarımız ince belli bardaklarda soğuyordu. Yüzünde kırgın, kendine kızgın bir hüzün, bardağını göz hizasına kadar kaldırıyor. “Hocam bu yine soğudu. Sana bir sıcak çay içiremedim” diyor. “Olsun” dememe fırsat vermeden demlikleri kapıp…

Masabaşı Ayaküstü Sohbetler

Sıcak olacağını tahmin ettiği sokak kapısının önünde duran paspasın üzerine kendini zor attı minik kedi yavrusu. Üstelik ıslanmış, tir-tir titriyordu. Kıvrıldı kendine kıvrılabildiğince, üşüyordu. Sıcak olarak tahmin ettiği paspas zaman…

Dedem’in Ekmek Savaşı

1930’lu yılların sonlarına doğru yaklaştığımızda dedem Lütfi usta, Haliç-Fener de, hem işini yapabileceği bir dükkân, hem de ailesinin barınabileceği mesken; Abdül ezel paşa caddesinin 319 nolu adresinde, iki katlı bir binada hayatlarını…

Özlemlerin İsyan Çığlığıdır Şiir*

“Şiir insanları sevmeye yarar.”    “Şiir hep üvey evlat olacaktır,” vurgusuyla, “Yeryüzünde şiirden başka yalnız var mıdır acaba?” diyen Süreyya Berfe’nin görüşünü paylaşmayanlardan biri olarak ben de, Gabriel García Márquez’in deyişiyle,…

“Sürükleyici” Sanatın Eleştirisi

Dziga Vertov, sinema izleyicisinin “uyuşmuş” bilincine ulaşabilecek ve hem izleme anında hem de sonrasında etkin bir ruhsal katılımı besleyebilecek yeni bir sinema biçimi yaratmak için, yazınsal ve teatral gelenekleri reddeden bir film…

Aşıklar ve Zakirler ne söyler?

Müzik ve Alevilik iddia edildiği gibi ayrılmaz bir ikili midir? Daha da somut ifade edecek olursak, bu inancı anlamak istiyorsak onun deyişlerine veya nefeslerine kulak vermek yeterli midir? Birçok kişi tarafından olumlu cevaplandıralacak…

 Marika’m

 (Babamın tabiriyle o, ‘gâvur’ların sonuncusuydu)  Bir kış günüydü. Okulun merdivenlerini yavaş yavaş çıkıyordum. Herkes telaşlıydı, ben sakin; herkes hızlıydı, ben yavaş. Dalmışım… Beth’in ortadan kayboluşunun ilk günleriydi. Dalgınlığım…

Biz aşkı masum yaşadık…

Ve ben hala aşkı masum yaşıyorum…  Dora’mı sizlerle paylaştığımda babama inat bir Ermeni, bir de Rum sevgilim olduğundan, sizlere onları da anlatacağımdan söz etmiştim. Benim ona seslenişimle “Beth” yani Elizabeth…  Dora ile beraber…

Babama inat, babama rağmen

Hiç unutamıyorum; 1972’nin ilkbaharı. O ders yılının ilk yarısı aramıza katılan Dora V. İsrail’den ailesiyle gelmiş ve Şişli Terakki Lisesi’ne kaydını yaptırmışlar. Babası çok önceleri Türkiye de yaşıyormuş. Çocukluk yıllarında ailesi ile…

Tebelleş

Bebeto...Bebek yüzlü anlamına gelen Bebeto. Adı buydu işte. Babasının hayran olduğu Brezilyalı bir futbolcunun adıydı bu. Babanın bu adı koyması kolay olmamıştı. Başta karısı olmak üzre tüm bir sülaleyi karşısına almıştı. Yine de doğumdan…

Kasaba-1

İlk defa gittiğim sahil kasabasına sabahın dördünde otobüsün bıraktığı yerde inip, benzincide beklemeye başladım. Belki bir araba gelirde beni kasabaya götürür diye ama gelmedi. Sorduğumda bir saat yürüyüş ile sahile varabileceğimi söyleyen…

Çanakkale Eceabat ta iken

Bayramın seyranın diğer günlerle birbirine karıştıgı günlerin birindeydi. İçinde başımı eğerek dolaştıgım tek gözlü çatı katı dairesinde, fare tıkırtılarıyla değil de, uzaktan gelen hoş seslerle uyandım bu sabah. Onca yıl nice emeklerle…