Yiyeceklere Çökme Alışkanlığı Kazandırılan Yaban Domuzları!


Dilek Yarımadası, Milli Park sınırları içindeki koylarda denize girmenin keyfi bir başkadır. Deniz suyunun duruluğu, temizliği ve durgunluğu, insana ayrı bir keyif veriyor. Yıllardır bu koylara gidip, o keyfi azda olsa yaşamaya çalışıyoruz. Ama son yıllarda aşırı bir kalabalık oluşmaya başladı. Günün ilk saatlerinde sakin olmasına rağmen, günün ileri saatlerinde aşırı bir yoğunluk oluşmaktadır. Ama tatilciler, buralarda denizin keyfini çıkarmaya çalışırken, diğer yandan buradaki yaban hayatının yaşam döngüsüne de müdahale ederek, yeni sorunların oluşmasına neden olmaktadırlar.

Bu koylarda birde yarımadanın asli sahipleri olan domuzların, koy sahillerine inip, kendilerini göstermeleri ve orada olan biz misafirlerine görüntü vermeye çalışma durumu vardır. Ancak yaban hayatı kendi içinde bir yaşam döngüsü oluşturuyor. Bu döngüde, buradaki Yaban Domuzlarıda yaşamlarını kendi özel çaba ve yetenekleriyle yüzyıllardır devam ettirmekteydiler. Ancak ilk yıllarda, insanlarda ürken, onları gördüklerinde kaçışan bu yaban hayvanları, yıllar içinde insanların onlara yiyecek türü şeyleri atmaları sonucu. Bu yabanıl hayvanlar süreç içinde, insanlara karşı taşıdıkları korkuyu yenmiş oldular. İlk yıllar sabahın erken saatlerinde görünüyorlardı. Yada geç saatlerde sahile iniyorlarken, inerkende çöp bidonlarını devirip içinde yiyecek ararken, şimdilerde, insanların koylara gelmeleriyle beraber onlarda hemen masaların arasında dolaşmaya başlıyorlar. Hatta insanlarda bir korkularıda kalmamış görünüyor. Ve onlardan yiyecek kapmaya çalışıyorlar.

Bu yabanıl hayvanlar, kendi olanak ve çabalarıyla beslenme ihtiyaçlarını karşılarken, şimdi biz insanların yüzünde, hazırın peşini kovalamaya başladılar. Önceleri kendilerine verilen yiyecekleri almakta çekinen bu hayvanlar, şimdi kendileri almakta geri kalmıyorlar. Son günlerde bu hayvanlar, ellerinde poşet gördükleri insanların peşinden koşmaya ve o poşetleri kapmaya çalışıyorlar. Hatta masalarda bırakılan yiyecek sepetlerini, insanların gözleri önünde devirip içindeki yiyecekleri alıp kaçmalarına tanık olduk.

Kısaca bu hayvanların alışkanlıklarının değişmesine biz insanlar neden olduk. Onları hazır yiyeceklere alıştırdık. Burunlarıyla nemli toprağı aşındırıp yiyecek arama zahmetine girmelerine, bizim yanlış yaklaşımımız yüzünden kurtulmuş oldular. Üstelik önceleri sadece kendilerine ikram edilen yiyeceği alıp kaçan bu hayvanlar, şimdi kendilerine verilmek istenmeyen yiyecekleri de alıp kaçmaya çalışmaları noktasına gelmişlerdir.

Son günlerde ülkemizde gündeme oturan, “bir yerlere çökme, bir yerlere el koyma, emek vermeden bir şeylere sahip olma” durumu, bu koylardaki yaban domuzlarının davranışına da yansıdığını sezer gibiyim. İnsanların yiyeceklerine çökme, onların ellerindekine el koyma eğilimleri, gündemle çok paralellik göstermektedir. Biz insanlar doğanın, yaşamın doğal döngüsüne müdahale etmekte geri durmuyoruz. Bu müdahalelerde bizlerin ve diğer canlıların yaşam alanlarına ve yaşam alışkanlıklarına zarar vermektedir. Park görevlilerinin sürekli koylardaki tatilcilere, “bu hayvanlara yiyecek vermeyin, onların insanlara alışmasına olanak sağlamayın, onların yaşam biçimlerine müdahale etmeyin” türünde uyarılarına rağmen, insanların bildikleri gibi onları kendilerine alıştırma, yakınlaştırma çabaları, işin bugün bu noktaya gelmesine neden olmuştur.