“Büyük Ölüm”

İngilizceden çeviren: Garbis Altınoğlu

İnsanlık Tarihinin En Büyük Felaketi. Amerika’nın Yerli Nüfusunun Avrupalı Sömürgeciler Eliyle Yok Oluşu/ Yok Edilişi

Amerika kıtasının sömürgeleştirilmesi, dünya nüfusunun yüzde 10’unun ölümüne ve küresel soğumaya yol açtı.

The Conversation, 31 Ocak 2019

Avrupa daha Rönesans’ın ilk günlerini yaşıyorken Amerika kıtasında 60 milyondan fazla insanın yaşadığı imparatorluklar vardı. Fakat 1492’de Avrupalılarla ilk temas Amerika kıtasına, yerli nüfusu mahveden hastalıkları getirdi ve bunun sonucunda kıtadaki tarımın çöküşü, küresel iklimin soğumasına yol açacak ölçüde etkili oldu.

Kristof Kolomb’un varışı sırasında Kuzey, Orta ve Güney Amerika’da ne kadar insanın yaşadığı, araştırmacıların onyıllardır yanıtlamaya çalıştığı bir soru olagelmiştir. Burada, Avrupa’da ve Çin’de olduğundan farklı olarak 1492’den önce, yerli toplulukların büyüklüğünü gösteren kayıtlar tutulmuyordu. Araştırmacılar nüfus sayısını bulabilmek için önce Avrupalı görgü tanıklarının anlatımlarını ve sömürge yönetiminin kurulmasından sonra, ‘encomiendas’ (1) gibi haraç kayıtlarını esas almaktadırlar.

İlk başlarda Avrupalı sömürgecilerin feodal sponsorlarına, yeni keşfettikleri toprakların zenginliklerinin reklamını yapmak için yerleşim birimlerinin ve nüfusun boyutlarını abarttıkları anlaşılıyor. Ancak bu sayıları reddeden ve onun yerine dikkatleri sömürge kayıtları üzerinde yoğunlaştıranlar 20. yüzyılın başlarında, hastalıkların yol açtığı yıkımdan sonra saydıkları nüfusu esas alan son derece düşük nüfus tahminleri yayınladılar.

Öte yandan, örneğin haraç ödeme yükümlülüğü olan yerli nüfusun oranına ya da insanların ölüm temposuna ilişkin cömert varsayımlar olağanüstü yüksek tahminlere yol açtı.

Bizim yeni çalışmamız Kolomb-öncesi nüfusun büyüklüğü ve bu nüfusun çevre üzerindeki etkisi konularına açıklık getiriyor. Amerika’nın tümüne ilişkin yayınlanmış tüm nüfus tahminlerini bir araya getirdiğimizde 1492 yılı itibariyle yerli nüfusun büyük olasılıkla 60 milyon dolayında olduğu sonucuna varıyoruz. Bir karşılaştırma yapacak olursak, yüzölçümü Amerika’nınkinin yarısından az olan Avrupa’nın aynı yıllardaki nüfusunun 70-88 milyon kadar olduğunu söyleyebiliriz.

Büyük Ölüm

Bu büyük Kolomb-öncesi nüfus çiftçilik sayesinde geçiniyordu; bu dönemde Amerika’da araziyi yakarak tarla açma, teraslama, büyük höyükler ve ev bahçeleri yapma metotlarının  kullanıldığını gösteren yaygın arkeolojik kanıtlar bulunuyor.

Bir kişiyi beslemek için ne kadar tarım arazisi gerektiği bilgisi bize, insanlar tarafından kullanılan toprak miktarından hareketle nüfus sayısına erişme olanağı sağlar. Biz Kolomb geldiğinde, 62 milyon hektar alanın ya da Amerika kıtasının yaklaşık yüzde 10’unun tarım için ya da başka amaçlarla kullanıldığını bulduk. Bir karşılaştırma yapacak olursak, aynı dönemde insanlar Avrupa’da toplam arazinin yüzde 23’ünü ve Çin’de ise yüzde 20’sini tarım yapmak için kullanıyorlardı.

Bu durum Avrupalıların önce 1492’de -şimdi Haiti ile Dominik Cumhuriyeti’ni barındıran- Hispaniola adasına ve 1517’de anakaraya ayak basmasıyla değişecekti. Avrupalılar Atlantik’in ötesinden kendileriyle birlikte, yerel nüfus için yıkıcı sonuçlara yol açacak olan kızamık, çiçek, grip ve veba hastalıklarını getirdiler.

Bizim yeni verilere dayalı en iyi tahminlerimiz, 1600’lü yılların başına kadar 56 milyon insanın, yani Kolomb-öncesi Amerikalı yerli nüfusun yüzde 90’ının ve dönemin dünya nüfusunun yüzde 10’unun öldüğünü gösteriyor. Bu, ‘Büyük Ölüm’ü, dünya nüfusuna oranla en büyük can yitimi ve mutlak rakam olarak 80 milyon insanın -dönemin dünya nüfusunun yüzde 3’ünün- öldüğü İkinci Dünya Savaşının ardından ikinci büyük can yitimi yapmaktadır.

Batı ile temas sonrası dönemde yüzde 90 can yitimi rakamı olağanüstü yüksektir ve Avrupa nüfusunun yüzde 30’unun ölümüyle sonuçlanan Kara Ölüm (2) de içinde olmak üzere benzer salgın hastalıklarınkini geçmektedir. Bunun bir açıklaması bir dizi salgın hastalık dalgasının, 13,000 yıldan beri Avrasya ve Afrika halklarından izole edilmiş halde yaşayan yerli nüfusun bağışıklık sistemini vurması olabilir.

Dönemin yerli Amerikalıları, sömürgecilerin getirdiği ve salgın hastalıklar için bir ‘bakir toprak’ oluşturan patojenlerle (3) hiçbir zaman karşılaşmamışlardı. Çiçek hastalığından ölmeyenler onu izleyen grip dalgasında öldüler. Sağ kalanlar kızamığa direnemediler. ‘Büyük Ölüm’ü; savaş, açlık ve sömürgecilerin vahşeti tamamladı.

Küresel sonuçlar

Bu insanlık trajedisi, tarlalara ve ormanlara bakmaya yetecek sayıda çalışan insan kalmaması anlamına geliyordu. İnsan müdahalesinin ortadan kalktığı koşullarda daha önce işlenen kırsal alanlar doğal hallerine geri döndüler ve dolayısıyla atmosferden karbon emmeye başladılar. Doğal habitatın yeniden büyümesinin boyutları o denli büyüktü ki bu atmosferden, gezegeni soğutacak miktarda karbon dioksidin çekilmesine yol açacaktı.

Düşük sıcaklıklar, karbon çevriminde geri beslemeye, bu da atmosferden daha fazla miktarda karbon dioksidin çekilmesine, örneğin toprağın daha az karbon dioksit bırakmasına neden oldu. Bu, 1610’da Antarktik buz çekirdeğinde görülen karbon dioksit azalmasını açıklamakta ve tüm gezegenin 1600’lü yıllarda kısa bir süre neden soğuduğunun gizemini çözmektedir. Bu dönemde sert kışlar ve soğuk yazlar Avrupa’dan Japonya’ya kadar pek çok bölgede açlığa ve ayaklanmalara yol açmıştı.

Modern dünya neredeyse akıl almaz boyutlardaki bu felaketle başladı. Bununla birlikte bu, Amerika kıtasının dünyanın geri kalanıyla ilk kez bağlantı kurması ve yeni bir çağın başlaması anlamına geliyordu.

Avrupa-öncesi Amerikan nüfusunun boyutu ve bu nüfusun çok büyük bir bölümünü yok eden ‘Büyük Ölüm’ hakkında artık daha fazla bilgiye sahibiz. İnsanların o dönemdeki eylemleri, insan uygarlığının iklim değişikliği düşüncesine ilgi duymasından çok önce, atmosferdeki karbon dioksidin azalmasına, bu da gezegenin soğumasına yol açtı.

Ancak bu dramatik olayın, günümüzün küresel ısınma temposunu yavaşlatmaya önemli bir katkısı olmayacaktır. Amerika kıtasının benzeri görülmemiş yeniden ormanlaşması olayı, atmosferdeki karbon dioksidin milyonda beşi oranında bir azalmaya yol açmıştı, ki bu günümüzde sadece üç yıllık fosil yakıtı emisyonuna denk düşmektedir.

Alexander Koch, Fiziksel Jeografi doktora adayı, Londra Üniversite Koleji ; Chris Brierley, Jeografi Yardımcı Profesörü, Londra Üniversite Koleji, Mark Maslin, Dünya Sistemi Bilimi Profesörü, Londra Üniversite Koleji ve Simon Lewis, Leeds Üniversitesi ve Londra Üniversite Koleji Küresel Değişim Bilimi Profesörü.


ÇEVİRENİN NOTLARI

(1) Encomiendas, İspanya kralının Amerika’ya giden sömürgecilere, bölgenin yerli sakinlerinden haraç alma ve onları zorla çalıştırma ‘hakkı’ tanıması anlamına geliyordu.

(2) 1300’lü yılların ortalarında Karadeniz’den İtalya’ya gelen gemiler aracılığıyla Avrupa’nın hemen hemen her yanına bulaşan ve büyük bir insan kırımına yol açan veba felaketi.

(3) Hastalık mikrobu.

https://theconversation.com/european-colonisation-of-the-americas-killed-10-of-world-population-and-caused-global-cooling-110549

Bunları da beğenebilirsin