Putin ve Nükleer tehlike

Tam altmış yıl önceydi. Nükleer silah yüklü Sovyet gemileri Atlantik’te Küba’ya doğru yol alırken Başkan Kennedy kararlı bir dille onlara “dur!” demiş, dünya da dehşet içinde kalmıştı. Yoksa korkulan oluyor, insanlığın kolay kolay altından kalkamayacağı bir savaş başlıyor muydu?
Neyse ki korkulan olmadı. Kruşçev bu riski göze alamamış ve Sovyet gemileri çark etmişti. İki yıl sonra da Stanley Kubrick, “Dr. Strangelove” adlı filminde, aslında bu riskin ortadan kalkmadığını, günün birinde bir ABD Başkanı’nın çılgın bir danışmanının tuzağına düşerek bu oyuna gelebileceğini anlatıyordu.

***

Geçenlerde Rusya Başkanı V. Putin’in “nükleer tehlike”den söz eden sözlerini duyunca bu senaryoyu anımsadım. Bir TV kanalında bir Rus vatandaşının Putin’den “deli” diye söz ettiğini duyunca da korkularım arttı. Acaba Putin böyle bir “Strangelove” olabilir miydi?
Aslında bu konuda şahsen bir fikrim var; ama tabii ki bilgilerim sınırlı ve bu yüzden de işin ehli bir uzman aradım ve bu konuda Google’da bir gezinti yaptım. Bulduğum uzmanlar arasında en moral verici yanıt Stratejik Araştırma Vakfı (FRS) Başkanı Bruno Tertrais’den geliyordu ve ben de onun açıklamalarını özetlemenin yararlı olabileceğini düşündüm.

***

B. Terrais “kimse kaygılanmasın” diyor, “Ruslar nükleer silahları sırf bizleri etkilemek, korkutmak ve bölmek amacıyla kullanıyorlar; aslında hiç de onları ateşlemek gibi bir niyetleri yok!”. Ona göre, Putin, Rus konvansiyonel silahlarını çok geliştirdi ve ordusunun Kırım’da (2014) ve Suriye’de (2015) kazandığı başarılar da güvenlik duygularını artırdı. Karadeniz etrafına yerleştirdiği “Iskander” adlı füze sistemi hem konvansiyonel hem nükleer bir işlev görüyor ve bu nedenle, dört yılda bir yaptıkları büyük askeri törenlerde de (Zapad) artık nükleer silahları sergilemiyorlar. Kaldı ki batılılar da buna duyarsız kalmadılar; örneğin Amerika, 2 Mart’ta, kıtalararası bir füze denemesini (Minuteman III) ertelediğini bildirdi.

***

Ne var ki kaygılar yine de devam ediyor; çünkü Belarus’ta 27 Şubat’ta yapılan bir referandum, Rusya’nın burada, ya da Kaliningrad’da nükleer üsler kurmasına izin veriyor. Ayrıca Rusya’nın arsenalinde “Poseidon” gibi radyoaktif kirlenmeye yol açan silahlar da bulunuyor. Üstelik uluslararası hukuka aykırı olan şehirler ve limanlar için büyük tehlike arz eden bu silahlar için üzerinde anlaşılmış bir “doktrin” de yok!

***

Kısaca Rusya korkunç bir silah deposu haline geldi ve şu günlerde ordusu Ukrayna’da kanlı bir talim yapan Putin’li bir dünya da hayli zor günlere gebe görünüyor. Bütün bu gelişmeleri çaresizlik içinde seyreden NATO ise etrafı yatıştırmaya çalışıyor ve Genel Sekreter Jens Stoltenberg, NATO ülkeleri büyükelçilerinin 4 Mart’ta, Brüksel’de “savunma ve caydırma” amaçlı “acil” bir toplantı yapacaklarını açıklıyor.