Maksim Gorki

“….Yeryüzünde türlü türlü halklar bulunduğunu söylerler: Yahudiler, Almanlar, İngilizler, Tatarlar. Ben buna inanmıyorum! Yalnızca iki halk vardır, iki bağdaşmaz halk: zenginler ve yoksullar! Ülkeden ülkeye giyinişler değişir, diller de değişir. Ama zenginlerin yoksullara karşı davranışları değişmez. Halkın sefil yaşantısı da değişmez.” (“Ana” adlı eserinden)

Yaşamı ve Kariyeri

Asıl adı  Aleksey Maksimoviç Peşkov olan Maksim Gorki, bundan 151 yıl önce, 28 Mart 1868 tarihinde Rusya’nın 5. büyük kenti olan  ve o kentte doğduğu için Gorki ismini alan Nijniy Novgorod’da gözlerini dünyaya açtı. 5 yaşında babasını, 11 yaşında da annesini kaybetti. Astrahan kentinde anneannesi ve dedesi tarafından büyütüldü. Anneannesinin bu yaşlarda anlattığı masallar, belki de geleceğini önemli ölçüde etkileyecekti. Yoksulluk içinde yaşadığı için 8 yaşından itibaren çalışmak zorunda kalmıştır. İşçi sınıfının yaşam tarzını, acılarını, yoksulluk ve sefaletini ondan iyi biliyordu.16 yaşında Kazan Üniversitesi’ne girmek istedi, ancak kayıt yaptıramadı. Yoksulluk ve sefalet içinde yamaklık, hamallık, garsonluk ve bulaşıkçılık gibi işlerde çalıştı. İşçi ve köylüler arasında Narodniklerle birlikte devrimci propagandalar yaptı.19 yaşında gençliğin getirdiği bunalım ile intihar girişiminde bulundu. 21 yaşında Narodniklerle birlikte tutuklandı. Cezaevinden çıktıktan sonra 3 yıl boyunca değişik işlerde çalıştı, sonra kendi deyimi ile büyük Rusya turuna çıktı. Olayları ve yaşamları bir fotoğraf makinesi gibi hafızasında kaydeden büyük usta, ne denli keskin bir gözlemci olduğunu ve olayları yorumlamasındaki becerisi, eserlerinde görülecekti.

Maksim Gorki, 1899 tarihinden itibaren 7 yıl boyunca yaşadığı Sankt-Peterburg’da Çarlık Rusyası’nın her türlü baskı, şiddet ve zulmüne uğramıştır. 1900’larda düşünceye ve ifade özgürlüğüne getirilen pranga nedeniyle bir şiiri bahane gösterilerek tutuklandı. Çarlık yönetiminin amacı gözdağı ve korku iklimini yaratmaktı. 1902 tarihinde büyük usta Lenin ile tanışarak aralarında yakın bir arkadaşlık bağı kuruldu. Aynı tarihte Rusya Edebiyat Akademisi’ne seçildiği halde Çar II. Nikolas’ın engeline takılarak bu tarihlerde akademide bulunan Vladimir Korolenko ve Anton Çehov bu keyfi uygulamayı protesto ederek akademiden ayrıldılar.

1905 Devrimi sırasında kısa bir süreliğine tutuklandı. Bu tarihte Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi’nin bir üyesi olarak Bolşeviklerle birlikte mücadeleye devam etti.

1906 tarihinde ABD’ye, ardından da İtalya’da yaşadı. 1913 tarihinde Rusya’ya döndükten kısa bir süre sonra I. Emperyalist Paylaşım Savaşı başladı. Bir savaş karşıtı olan Maksim Gorki, 1915 yılında “Latopis” adında edebiyat, bilim ve politika dergisinin yayınına başladı. [1] Savaş döneminde Petrograd’daki evi, adeta Bolşevik dairesi gibi çalışmamaya başladı. Lenin’in “Bolşevik Parti Üyelerine Mektup” adlı yazıların yazıldığı mekan olmuştur. Devrim sonrasında Politbüro üyeleriyle arasındaki fikir anlaşmazlığı sonrasındaparti ile olan ilişkilerinde kopukluklar yaşanmıştır.

1920’lerde dünya edebiyatında seçkin bir yere sahip olanbüyük şair Vladimir Mayakovski ile birlikte Pionerskaya Pravda gazetesinde birçok makalesi yayınlanmıştır.

1921 Ekim’inde Tüberküloz hastalığı teşhisi konduktan kısa bir süre sonra İtalya’ya geri döndü. 8 yıl sonra Sovyetler Birliği’ni bir kez daha ziyaret etme ihtiyacını duymuştur. 1932 yılında Stalin tarafından ülkeye kesin dönüş için çağrı yapılan Maksim Gorki, bu çağrıya uyarak Moskova’ya yerleşti. Faşist İtalya’da kaldığı süre içinde Sovyetler Birliği ve sosyalizmin muhalif gruplar üzerinde büyük bir etkisi olmuştur. Bu tarihte hem Moskova’nın en büyük bulvarına, hem de doğduğu Nijniy Novgorod kentine adı verildi. Ancak 1990’da SSCB’nin dağılması sırasında Maksim Gorki ismi her iki yerleşim biriminden de kaldırıldı ve eski isimleri verildi.

Maksim Gorki’nin oğlunun 1935 yılında ani ölümünü takiben bir yıl sonra Haziran 1936 tarihinde aramızdan ayrıldı.

Edebi Kişiliği

Maksim Gorki edebi eserlerinde nazım türünden başlayarak, öykü, piyes ve roman türleriyle devam etmiştir. İlk eseri  denemeler ve bölümler halinde yayınlanan tefrikalardır. Rus halkı Tolstoy’un, Dostoyevski’nin, Gonçarov gibi yazarlarınkaleme aldığı toplumsal gerçekleri okumakla tatmin olmamıştır. Burjuvazinin, aristokratların, soyluların, büyük toprak sahiplerinin yaşam tarzına, dünyasına yönelik olan yazılardan ve romanlardan bıkmıştı. Rus edebiyatı da burada tıkanmıştı. Rus halkı köklü bir değişim, yani devrim istiyordu.

Maksim Gorki, 27 yaşında Sankt-Peterburg’ta yayınlanan bir dergide “Çelkaş” adlı bir öykü ile tanınmaya başlandı. Ardından başka hikâyeler yayınlandı. 1898 yılında ilk kitabı “Hikâye Denemeleri” yayınlandı. Bu eser, onun yazarlık kariyerinin başlangıcı olmakla birlikte Rusya’da tanınan bir şahsiyet haline gelmesinde de önayak oldu. Bir yıl sonra “Foma” adlı ilk romanı basıma verildi. Hiç şüphesiz ki 1906 tarihinde ABD’de yayınlanan ve 1917 Ekim’ine adadığı “Ana” adlı romanı iki yıl içinde Türkçe dahil birçok dilde çevrilerek büyük yankı uyandırmıştır.

Maksim Gorki, Rus klasik edebiyatının romantizm geleneklerini erken dönem eserlerinde devam ettirmiş olsa da romantizmin ideal dünya, başka bir hayata olan özlem gibi yönlerini kendi politik görüşlerine hissettirmeden kullanmıştır. 19. Yüzyılın son çeyreğinde Rus toplumunun sonlarında tıpkı Dekabrsitler gibi değinmiş, ancak coşkulu bir anlatımla devrime çağrıda bulunmuştur. Bu da büyük ustaya özgü romantizmi doğurmuştur. Denemeler ve Öyküler derleseminden romantik uslupla yazılmış “Şahin Türküsü (Pesnya o Sokole) eserinin ileride devrimci kesimin marşı haline gelmesi bu durumun kanıtı niteliğini taşımaktadır [2]

Maksim Gorki, üslup olarak 20. yüzyıl yazarlarından farklıdır. Burjuvazinin sömürü düzenine karşı büyük kitleleri bilgilendirmek, mücadele yöntemleri önermek, hayal gücünden çok, yaşanmakta olan gerçekleri vurgulamak misyonunu üstlenmişti. Diğer yazarlar gibi hayal gücüne dayanan ve gerçekliği şüpheli durumda olan olaylar üzerinde durmamıştır. Bazı klasik eser yazarları gibi yarattığı kahramanlar bağımsız hareket etmemiştir. Tıpkı “Ana” adlı eserinde olduğu gibi kahramanlar birbirleriyle konuşurken bile okuyucuya önemli mesajlar veriyor. Yalın gerçekleri hiçbir şekilde hayali ve süslü cümlelerle kurgulamamış, basit ve sade bir dil kullanmıştır. Eserlerinde pasifizme yer vermemiştir. İnsana acımak yerine, ona saygı duymak, yaşama azmini güçlendirmek, dayanışma, kardeşlik ve aynı kaderi paylaşmak gibi önemli temalarda bulunmuştur. Yalnız Rus halkını değil, dünya halklarının ortak kaderini ve dayanışmayı işlemiştir.

Çarlık Rusyası’ndaki sömürü düzenine karşı Dostoyevski ile dünya edebiyatında ses getiren diğer büyük yazarlar, şairler ve sanatçılar gibi kendisine düşenleri gereğinden çok daha fazlasını yapabilen ve devrimde büyük pay sahibi olan Maksim Gorki, 1906 tarihinde ABD’de ilk basımı yapılan ve dünya edebiyatında çığır açan, bir umut ve başkaldırı romanı olan Ana adlı eseri ile diyalogların, düşünce ve yorumların mevcut sistemin çürümüşlüğünü, sistemin acılarını yıllarca yaşayan Rus halkına sunmasında mevcut seçenekleri ile Toplumcu Gerçekçilik Edebiyat Akımı’nıın öncü temellerini atmıştır.

Nazım Hikmet, “Gorki insanlar yaşadıkça yaşayacaktır. Çünkü yeryüzünün en büyük şairidir,” demişti.

Eserleri

Roman

Foma (1899, 1983)

Ana (1906, 1979)

Halk Düşmanı (1907, Türkçe’ye “Yararsız Bir Adam” adıyla (1979)

Matveya Kojemyakin (1910, 1984)

Klim Samgin’in Hayatı (1936, 1975)

Artamonovlar (1977)

Küçük Burjuvalar (1901, 1967)

Arkadaş

Fırtınanın Habercisi

Çocukluğum

Üçler , (1900)

Soytarı

Ekmek İşçileri

İki Kafadar ve filer

Düşkünler

Ekmeğimi Kazanırken

Benim Üniversitelerim

Çocukluğum

İnsanlarımız

Danko’nun Yüreği

Öykü

Yirmi Altı Erkek ve Bir Kız (1939)

İtalya Hikayeleri (1911, 1970)

Yol Arkadaşım

Oyun

Ayaktakımı Arasında (1941, 1967)

Sonuncular

Yazlıkçılar (Yaz Misafirleri)

Vassa Jeloznova

Güneşin Çocukları

Barbarlar

Küçük Burjuvalar

Yegor Buliçov ve Digerleri

Anı/otobiyografi

Benim Üniversitelerim (1941, 1986)

Çocukluğum (1947, 1976)

Ekmeğimi Kazanırken (1949, 1986)

Tolstoy’dan Anılar (1919, 1967)

Güncemden Yapraklar (1924, 1984)

Lenin (1924-1936) “Türkçe’ye Gorki Lenin’i Anlatıyor” adıyla (1980)

———————–

[1] Yedlin, Tova, Maxim Gorky: A Political Biography, ISBN 9780275966058 (wikipedia.org/Maksim Gorki)

[2]  Maksim Gorki’nin Erken Dönem Sanatı ve Romantik Eserleri (Emine Öztürk, Aralık, 2015, s.56)

 

Yazarın sayfamızdaki diğer yazıları