CHP’nin Boykot Çağrısı Almanya’ya Ulaştı: Volkswagen, Audi ve Skoda Türkiye’deki Gelişmeleri “Dikkatle İzliyor”

Türkiye’de yaşanan siyasi gerilimler ve Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması sonrası büyüyen protesto dalgası, şimdi de uluslararası ticareti etkilemeye başladı. Alman gazetesi Die Welt’te yayınlanan Deniz Yücel imzalı habere göre, Türkiye’deki ana muhalefet partisi CHP, 36 marka için boykot çağrısı yaptı. Bunlar arasında yalnızca üçü yabancı menşeli: Volkswagen, Audi ve Skoda.

Peki Alman otomotiv devleri neden hedefte? Asıl mesele, bu markaların kendisinden değil; Türkiye’deki distribütörlerinden, yani Doğuş Grubu’ndan kaynaklanıyor. CHP’nin boykot çağrısının odağında ise Doğuş’un sahibi olduğu medya kuruluşları, özellikle de haber kanalı NTV var.

“Sadece Erdoğan Konuşunca Yayındasınız”

Haberde, Doğuş Grubu’nun medya kanalları – özellikle NTV – protestolara yer vermemekle eleştiriliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmalarını tam yayınlayan bu kanallar, 16 Mart’ta başlayan ve halen devam eden kitlesel gösterilere neredeyse hiç yer vermedi. Yücel’in aktardığına göre, örneğin Habertürk kanalı, geçtiğimiz hafta sonu İstanbul’un Anadolu yakasında düzenlenen ve organizatörlere göre 2,2 milyon kişinin katıldığı dev miting sırasında yemek tarifleri yayınladı.

Bu durum, CHP lideri Özgür Özel’in mitingde yaptığı şu çıkışla doruğa ulaştı:

“Bizi görmek istemeyenleri biz de görmeyeceğiz!”

Özel’in çağrısı üzerine sadece medya değil, medya sahipliği üzerinden dolaylı bağlantısı olan markalar da hedef alınmaya başlandı. Bunların başında da Doğuş Grubu aracılığıyla Türkiye’de temsil edilen Volkswagen, Audi ve Skoda geliyor.

Volkswagen: “Türkiye’deki Gelişmeleri Yakından Takip Ediyoruz”

Die Welt’e konuşan Volkswagen sözcüsü, “Türkiye Cumhuriyeti’ndeki son gelişmeleri dikkatle izliyoruz” diyerek konuyla ilgili resmi bir açıklamada bulundu. Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Hukukun bağımsızlığı, ekonomik planlama güvencesi ve kurumsal başarı için temel önemdedir. Türkiye’deki mevcut siyasi durumda hukuk devleti ilkelerine daha da büyük bir sorumluluk düşmektedir.”

Bu ifadeler, Alman şirketlerinin benzeri durumlarda genelde kullandığı kaçamak dilden daha net olsa da, Türk muhalefetinin beklentilerini karşılamaktan uzak. CHP lideri Özgür Özel, bu açıklamaya cevaben partisinin yönettiği belediyelerde artık Volkswagen marka araçların satın alınmayacağını belirtti ve ekledi:

“Volkswagen demokratik bir şirkettir, çalışanlar yönetimde söz sahibidir. Türk distribütörünüzü değiştirin! Size bu konuda mektup yazacağım.”

Doğuş Grubu ve Medyanın Çöküşü

Deniz Yücel’in haberinde yer verdiği önemli bir tarihsel not ise NTV’nin geçirdiği dönüşüm. Türkiye’nin ilk haber kanalı olarak 1996’da yayın hayatına başlayan NTV, özellikle 2010’lardan itibaren bağımsız habercilikten uzaklaştı. 2013’teki Gezi Parkı eylemlerinde NTV’nin gösterileri haberleştirmemesi üzerine binlerce çalışan kanal önünde protesto yapmış, dönemin genel müdürü Cem Aydın kamuoyu önünde özür dilemişti. Ancak kısa süre sonra istifa etti ve NTV’deki birçok gazeteci işten çıkarıldı ya da istifa etti.

Bugün ise NTV’nin, iktidarın istemediği hiçbir haberi yayınlamadığı bir propaganda kanalı haline geldiği ifade ediliyor.

Mesut Özil ve Çifte Standartlar

Boykot çağrıları iktidar cephesinde de tepkilere neden oldu. Geçmişte Starbucks’a “Siyonizm destekçisi” gerekçesiyle boykot çağrısı yapan çevreler, bu kez “milli markalarımıza zarar vermeyelim” söylemiyle karşı boykot çağrısına yüklendi. Eski Alman Milli Futbol Takımı oyuncusu Mesut Özil, “Boykot bahanesiyle yerli ve milli markalarımıza zarar vermeyelim” paylaşımıyla gündeme geldi.

Hatırlatma: VW Türkiye’de Fabrika Kurmaktan Vazgeçmişti

Volkswagen, doğrudan Türkiye’de yalnızca MAN markasıyla, 1800 çalışanın istihdam edildiği Ankara’daki fabrikasıyla temsil ediliyor. 2020 yılında Manisa’da kurmayı planladığı otomobil fabrikasından ise hem ekonomik gerekçelerle hem de denetim kurulundaki işçi temsilcilerinin siyasi çekinceleriyle vazgeçmişti.

Tüketici Gücü, Siyasi Tepki Aracı Olabilir mi?

Die Welt yazarı Deniz Yücel’e göre CHP’nin çağrısı yalnızca bir tepkiden ibaret değil; uzun zamandır medya alanında susturulmuş olan seslerin tüketici refleksiyle yeniden gündeme taşınması. Türkiye’de hukuk devleti ilkelerinin ne denli zayıfladığı bir kez daha görünür hale gelirken, uluslararası markaların da bu süreçteki sorumluluğu tartışılmaya başlandı.

Bu bağlamda CHP’nin talepleri net: “Yandaş medya ile iş birliği yapan markalara destek yok.”

Öte yandan Alman otomotiv devlerinin siyasi tavır alma konusunda temkinli olmaları, Türkiye gibi büyük bir pazarın kaybedilmesi endişesinden kaynaklanıyor. Ancak hukuk devleti ilkesinin ticari çıkarların önüne geçip geçmeyeceği, bundan sonraki süreçte belirlenecek gibi görünüyor.


Kaynak:

Deniz Yücel, Die Welt, “CHP ruft zum Boykott von Volkswagen, Audi und Skoda auf – wegen Erdogans Medien”, 4 Nisan 2025

https://www.welt.de