Plazanın Hayaleti


Bildiğimiz, yerden on beş yirmi santim yukarıda süzülerek hareket eden, yarı saydam ve Casper’ı (bir damla formunda olan ve güler yüzüyle sürekli insanlara yardım etmeye çalışan o sevimli hayaleti hatırlayan kaldı mı acaba?) hiç de andırmayan o korkutucu hayaletlerden bahsetmiyorum tabii.

Üzerine konuşacağımız konu, hayalet işler.

Hayalet işler, bir süredir gündemde yer bulmaya başlayan bir kavram. Uzunca bir zaman işe alım yapılıp kapatılmayan ve açık kalan iş ilanlarını ve iş pozisyonlarını ifade ediyor.

Peki, bir işveren neden hem iş ilanı verir hem de eleman seçip işe almaz? Burada hem “iyi” hem de “art” niyetli sebeplerden bahsedilebilir.

Önce “iyi niyetli” sebeplere bakalım isterseniz. İşveren işe alım niyeti taşısa da uzun ve verimsiz süreçler, piyasada baş gösteren belirsizlikler ya da kararsızlık gibi nedenlerle işe alımı bir türlü gerçekleştiremeyebilir.

Bu yazının odağı ise daha ziyade “art niyetli” sebepler üzerine. Bunlar: Potansiyel yatırımcılara ve paydaşlara şirketin büyüdüğü izlenimini vermek, fazla mesai yapan mevcut çalışanlara daha fazla insan kaynağı arayışı bulunduğu görüntüsü yaratarak memnuniyetsiz sesleri kısmak ve işgücü pazarı hakkında bilgilerini güncel tutmak, şeklinde özetlenebilir. Yani, esasen konunun işe alım ile ilgili hiçbir ilgisi yoktur. Tek amaç piyasaya ve paydaşlara verilecek muhtelif mesajlardır. Bu arada, belli mi olur, belki de uzun zamandır hayalleri süsleyen o mükemmel, çok yönlü aday (bu adayların tanımı neredeyse bir beyaz atlı prensi andırır) da talihin güzel bir cilvesi ile karşılarına çıkabilir.

Tabii konu, uzun süredir arayışlarına devam eden ve sürekli başvurularda bulunan ancak bin bir umut beslerken bu art niyetler sebebiyle bir türlü ilerleme kaydedemeyen iş arayışındaki profesyonellerin de tepkisini çekiyor.

Şikâyetler giderek artıyor.

Bu noktada, konunun uzmanları, iş arayışındakilerin kendilerini kullandırmamaları için bazı uyarılar yapıyorlar. Makul bir maaş içeren ancak başvuru için gerekliliklerin açıkça ortaya konulmadığı, ilan metninde bolca yazım ve dilbilgisi hatası bulunan, ayrıca “hızlı başlama baskısı” içeren iş ilanlarının bir “hayalet iş” göstergesi olabileceğini ifade ediyorlar. İş arayışındaki okurların, bu kandırmacaya düşmemeleri için birkaç kıymetli ipucu…

Biliyorum ki aramızda bu uygulamayı beğenen ya da beğenmeyen birçok kişi bulunacak.

Benim tercihim, beğenmemek yönünde oldu. Bu yola başvuran işverenler ve yöneticiler acaba “itibar riski” denilen kavramı duydular mı, biliyorlar mı? Daha kötüsü biliyorlar da önemsemiyorlar mı?

İtibar riski, bir kurumun şu veya bu nedenle itibarını, güvenilirliğini kaybetmesi riski olarak tanımlanabilir ve firmaları inanılmaz güçlüklerle karşı karşıya bırakabilecek olan bir risktir. Bu nedenle de tecrübeli yöneticilerin üzerinde önemle durduğu bir konudur.

Günümüzde hiçbir şey uzun süre saklı kalmıyor. Ortaya çıktığında da sosyal medyanın gücüyle inanılmaz bir süratle yayılıyor. Art niyetle hayalet işler yaratan ve bu planlarının ortaya çıkması sonucunda iş arayanların öfkesini üzerine çeken iş yerleri ve yöneticiler, bence büyük bir risk alıyorlar.

Hem de böyle bir zamanda! Zamandan bahsederken ne demek istiyoruz? Günümüzde “yetenekli insan kaynağını işletmelere çekememek ve elde tutamamak” dünyanın her yerinde, tüm coğrafyalarda önemli bir risk olarak kabul ediliyor. Prof.Dr.Davut Pehlivanlı liderliğinde hazırlanan 2022 yılı Türkiye Risk Raporu’nda “işgücünün niteliksel eksiklikleri riski” olarak adlandırılan risk, değerlendirilen 40 kritik risk faktörü arasında kendisine 13. sırada yer bulmuş. Önümüzdeki yılların raporlarında sıralamada yükseleceğini öngörmek, herhalde kehanet olmayacaktır.

Hayalet işler yaratarak yukarıda saydığımız küçük amaçların peşinde koşan şirketler, bir süre sonra kaçınılmaz olarak ifşa olabilir ve yetkin iş kaynağına ulaşma imkânını sonsuza kadar kaybedebilirler. Öyle değil mi? Kim bu kadar samimiyetsiz bir iş yerinde çalışmak ister ki? Bu durum da küçülmelerine, hatta ilerleyen zaman içinde varlıklarının son bulmasına sebebiyet verebilir.

Kıssadan hisse, her işletmenin iş yaparken risklerle karşı karşıya olduğunun ve “anlamsız” riskleri almaması gerektiğinin farkında olması gerekiyor. Riskleri etkin bir şekilde değerlendirmeden işlere girişmek, sonrasında altından kalkılamayacak yüklerle karşılaşmalarına sebep olabilir.

Bizden uyarması…

Bir sonraki yazıda görüşene kadar, sağlıcakla kalın.

Özgün ÇINAR