Neçirvan Barzani, Türkiye Cumhurbaşkanlığı Seçimi’nde Erdoğan’ı Desteğini Açıkladı

NHY, Uğur Kaymaz


Türkiye’deki Cumhurbaşkanlığı seçimleri, bölgesel ekonomik ilişkiler ve Türk ordusunun Irak ve Suriye’nin kuzeyindeki varlığı nedeniyle Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) gibi bölgelerde de büyük bir ilgiyle takip ediliyor. IKBY ile Türkiye arasındaki ticaretin hacmi milyarlarca doları bulurken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile IKBY Başkanı Neçirvan Barzani arasında uzun yıllardır süregelen stratejik bir ilişki bulunuyor.

14 Mayıs’ta gerçekleşen birinci tur Cumhurbaşkanlığı Seçimi’nin ardından Barzani, Erdoğan’ı tebrik ederek ikinci tur için başarı diledi. Barzani’nin “Reis” diye hitap ettiği Erdoğan’ı arayarak, rakibi Kemal Kılıçdaroğlu’nu ikinci turda mağlup edeceğine dair güvenini dile getirdi.

Ancak Kuzey Irak’ta Erdoğan’a destek veren Barzani’ye karşı farklı düşünceler de mevcut. Iraklı Siyaset Bilimci Muhammed Ezedin, iki ülkenin ekonomik çıkarlara sahip olduğunu belirterek, “Kürdistan yönetimi Türkiye ile hep iyi ilişkiler kurmaya çalıştı çünkü Türkiye onun dünyaya açılan kapısı. Bu yakınlığın temeli ekonomik” diyor.

Türkiye ile olan ticari ilişkilerinden faydalanan çok sayıda Kürt esnaf da bulunuyor. Örneğin, Erbil pazarında dükkan işleten Ahmed Krouanji, “Erdoğan cumhurbaşkanı olduğundan beri memnunuz. Türkiye ile çok fazla ticaret var, ekonomik durum iyileşti” ifadelerini kullanıyor.

Ancak bazı Kürtler, Erdoğan’ın olası bir zaferinin Türkiye’deki Kürtler açısından iyi olmayacağına inanıyor ve bu nedenle Erdoğan’a karşı çıkıyor. Süleymaniye’de yaşayan ve uluslararası hukuk dersleri veren akademisyen Kamel Ömer’e göre, Erdoğan’ın bir beş yıl daha göreve gelmesi, bölgedeki şiddeti artırabilir. Ömer, Türk ordusunun böyle bir durumda Kürdistan’daki askeri nüfuzunu genişletebileceğini ve Türkiye’nin özerk bölgeye daha derinlemesine nüfuz edebileceğini ifade ediyor.

IKBY Başkanı Neçirvan Barzani’nin destek verdiği Erdoğan’ın seçim zaferi, Kuzey Irak’ta bölünmüş düşüncelere yol açarken, bölgedeki siyasi ve ekonomik ilişkilerin geleceği konusunda da belirsizlikler oluştu.