Kuş uçuşu mesafede yaşam


24 Haziran 2022; Erzincan İliç’de altın madeninin patlayan siyanür borusu Fırat nehrine aktı”(www.diken.com). Erzincan İliç’de, 12 yıldır Kanada ve Çalık Holding ortaklığı Anagold tarafından işletilen Çöpler Altın madeni, 197 futbol sahası büyüklüğündeki atık havuzunda toplanan 66 milyon ton siyanür ve sülfirik asitli suyu buharlaştırmak için atmosfere savuran fıskiyeleriyle meşhur! Fırat nehri ile içme suyu ve sulama barajı İliç barajına kuş uçuşu 600 metre mesafede; dağlık arazilerin tepelerinde kuruldukları için yaşam, yerleşim alanlarına da tepeden bakıyor bütün madenler gibi. 600 futbol sahasına büyütülmek istenen atık havuzu, Haziran 2022’de patladı. Binlerce yıldır ortadoğu’yu sulayan, bereket taşıyan Fırat artık kırmızı akıyor. Yok kızıl değil, artık ölü! Sahi Fırat, hangi illeri suluyordu, kaç milyon nüfusu besliyor, kaç bin tür için besin kaynağıydı? Üstelik sınır aşıyor. Fırat, Dicle ile elele Mezopotamya’yı medeniyetin beşiği kılan değil miydi; 1990’lardan beri emperyalist savaş alanı Ortadoğu’yu sulayan. TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Ahmet Dursun Kahraman’a göre; “Bu solüsyon çok hızlı buharlaşıyor… İnsan üzerinde baş ağrısından ölüme kadar götüren kanserojen etkisi olan bir kimyasal.Yeraltında da su kaynakları var. Yalnız toprak değil, sularımızdan da oluyoruz. Komple bir ekosistem etkileniyor. Bu bir ekokırım suçudur. Fırat’ın uluslararası mecrası düşünüldüğünde bu uluslararsı suç niteliği bile taşır.”

Yörede yaşayan, avukatı İsmail Hakkı Atal ile birlikte, madenin kapatılması için mücadele eden Sedat Cezayirlioğlu’nun suç duyurusu üzerine Cumhuriyet savcılığı soruşturma başlatmış. Zehirli atığın içerdiği suyu buharlaştırma yoluyla havaya salacak kadar “cahil”, buharlaşan sıvının atmosferdeki diğer gazlarla yeni ve tehlikeli bileşikler meydana getirip, asit yağmuruna dönüşeceğinden, havaya, suya, toprağa karışacağından habersiz şirket aleyhine, “çevreyi taksirle kirletilmesi” suçundan dolayı! Neden kapatılsın ki? Daha sırada, 3 milyon TL ödeyip işletme ruhsatı satın almış, yüzlerce maden sırasını bekliyor! Yargılama sonunda para cezası ödetirler; sepetini koluna herkes kendi yoluna! Ölen ölür, kalan sağlar yaşadıkları sürece, tarlada, fabrikada, madende üretim araçları sahibi sermaye için meta üreten ücretli köleden başka nedir ki! Patronlar, Mezopotamya’da ya da Anadolu yarımadasında yaşamıyor. İktidar sahiplerine, üç milyon lira ruhsat bedeli ve karından belli bir yüzde vererek milyonlarca insanı ölüme terketme bahasına servet biriktirme özgürlüğüne sahipler.

18 Kasım 2021 Giresun Şebinhisar’da, 1992’den beri faal, 2006’dan beri Yıldızlar Holding işletmelerinden Nesko Maden AŞ tarafından işletilen, usulden olduğu üzere, valiliğin ÇED Gerekli Değildir Kararı ile kurulan, kurşun-çinko-bakır maden işletmesinin (100 bin m3 kapasiteli) atık havuzu patladı. Atığın tamamı, kuş uçusu mesafedeki Kılıçkaya Barajı ve Kelkit ovasına/suyuna/havzasına yayıldı. 693 bin 400 hektarlık Giresun’da 256 bin 106 hektar alana, her biri 3 milyon TL karşılığı, 196 maden ruhsatı satılmış. Yani, Giresun’un beşte biri maden sahası! ÇŞİD Bakanlığı’nın izniyle madenlerin tamamı çalışmaya başlasın, Giresun, Sivas, Tokat yakın gelecekte birer ölü şehir. Belki de, Kuzeyden Güneye, Doğudan Batıya işgal altındaki Anadolu’yu yurt edinen milyonlar, 13.8 milyon yıldır yerkürenin göbeğinden atmosferine, binlerce santigrat derece sıcaklıktaki mağmadan, kutuplardaki buzullara kadar her koşulda yaşama yeteneğine sahip bakteriler gibi mutasyona uğrar, Avatarlara dönüşürüz. Ama, daha var!

Valilik açıklaması’na göre, (henüz) can ve mal kaybı yok! Yine de, 2872 Sayılı Çevre Kanunu 15.maddesi gereğince süresiz olarak çalışma durdurulmuş! Kapatma yok. Kapatamazlar. CHP Milletvekili Necati Tığlı, çok şikayetçi; madenin inşa ve faaliyetinin önünü açan, Valiliğin “ÇED Gerekli Değildir” Kararı için onlarca soru önergesi vermişler. Çok cahiller çoook! Meclis’e onlarca soru önergesi vereceğinize, adil ve etkili bir yargılama hakkını kullansaydınız, İdare mahkemesinde iptal davası açsaydınız! İstanbul Kanalı için de soru önergesi mi vereceksiniz, ihle ve inşası bitene kadar! Neden iptal davası açmıyorsunuz? Hadi öncülük etmiyorsunuz, Odalar’ın , vatandaşların açtığı davalara neden katılmıyorsunuz? Neden korkuyorsunuz? Üretici, emekçi sınıfların yanında olunca, patronları küstürmekten mi? Emperyalst efendileri kızdırmaktan mı? Benim suçum yok, CHP’li vekilin yakınmasını okuyunca, aklıma düşeni yazmak zorundayım. Bakın, Doğu Akdeniz Çevre Drnekleri gönüllü avukatı İsmail Hakkı Atal, Giresun, Tokat ve Sivas’daki yurttaşlar, muhtarlıklar, çevre dernekleri ve odalar bütün akarsularda özellikle acilen Kelkit Çayı, Kılıçkaya, Suat Uğurlu ve Çamlıca barajlarında her gün siyanür ve ağır metal ölçümü yapılsın, diyor. Ya siz!

13.12.2021; “Giresun Şebinkarahiser’da Nesko Maden’in bakır, kurşun, çinko madenindeki atık havuzu çöküp, binlerce ton zehirli çamur Kılışkaya Barajı ve Kelkit ırmağına karışmasının ardından, başka bir madende ada atık depolama alanı çöktü. Bu bir ay içinde ikinci maden faciası olarak kayıtlara geçti.” (www.diken.com.tr ) Bu defa, Ege’de, Balıkesir Ayvalık ilçesinde Bilfer Madencilik AŞ.tarafından işletilen, sürekli kapasite artıran demir cevheri zenginleştirme tesisine ait depolama alanında atık dağı çöktü. 2021 Yılı başında, aynı madende atık depolama alanı çökmüş, zehirli atıklar yine Madra barajını besleyen dereye karışmıştı. Bir defadan bir şey olmaz demeyin. Olur. Üstelik, bu ikinci kez tekrarlanan bir cinayet. Tüm itirazlara rağmen Ayvalık Bilfer Maden Atıkları Düzenli Depolama Tesisi için valiliğin ÇED Olumlu Kararı, Ayvalık Tabiat Platformu ve Belediyesi tarafından yargıya taşınmış; ancak reddedilen dava patlama sırasında Danıştay’dadır. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Valilikler, Kolluk, Mahkemeler denetiminde katliam devam ediyor.

7 Mayıs 2011’de, Giresun Şebinkarahisar’daki katliamın sorumlusu aynı Yıldızlar Holding tarafından işletilen Kütahya Eti Gümüş Tesislerinde atık havuzu çökmüş, hayvanlar telef olmuştu. 2020 YılıTemmuz ayında Gümüşhane’deki maden ocağında atık borusu patlamış, Şirket valiliğin kesitiği 400 bin TL para cezasını ödeyip çalışmaya devam etmişti. Oysa, öngörülebilir, engellenebilir bir toplu kıyım, yaşam ve geçim alanlarının yıkımı, türlerin ölümü. Doğrudan beslenme ve nefes yoluyla bulaştığı canlı organizma için ölümcül, binlerce yıl doğadan temizlenmeyen atıklar su yoluyla toprağa, buharlaşma yoluyla havaya karışıyor. Şüpheniz olmasın.

Dört işlemi bilmek yeterli! Şöyle ki, her ne kadar Kazdağları ve Madra dağlarında binlerce satıldığı dedikodusu varsa da, biz Giresun’da satılan maden ruhsatı sayısını ort.olarak alıp, kabaca bir hesap yapalım. Giresun’da 196 maden işletme ruhsatı satılmış, bunu il sayısı ile çarpalım. Kaç il vardı, 80 mi? 196X80=15.680, evet tahmin ettiğimiz gibi, 15 bin 680 şermaye şirketine maden işletme ruhsatı satılmış. Maden işletme ruhsatı 3 milyon TL olduğu söyleniyor. 15.680×3.000 000=4.7040.000.000 TL.Buna bir de, kazanç üzerinden valınan %lik payı ekleyin, demeyeceğim. Zenginin malı züğürdün çenesini yorar. Ama, bu servet, bu toprakları yurt edinen, milyonların yaşam ve geçim araçlarına el koyularak elde edilen, dolayısıyla bizim olan bir servet. Bu nedenle bizim olanı almak, işgalcileri kovmak bizi yormaz.

Sadece, Çanakkale’de şimdilik çalışan tek madenin, 300 metre derinlikte, 6 tane yeraltı kuyusu var. Eeee, Kazdağları’nda fısıltı gazetesine göre yüzlerce/binlerce maden ruhsatı satılmış, hem de ben bu yazıyı yazmadan yaklaşık on yıl önce. Ne bekliyorlar sanıyorsunuz? Cevheritoprak ve diğer metallerden ayırmak için sadece siyanür y da sülfirik asit değil, su da lazım. Yeraltı kuyusu açmak da maliyetli olsa gerek. Teşvik etmek için, içme suyu e sulama barajı adı altında sadece Kuzey Ege’de, dört ilde Çanakkale, Balıkesir, Manisa ve İzmir’de; biri Balıkesir Burhaniye’de, Valiliğin “ÇED Gerekli Değildir” kararı İPTAL edildiği halde; ilan edilmediği gibi inkar edilen “ÇED Gereklidir Kararı”, “ÇED Raporu”, “Olumlu Kararı” olmaksızın kaçak olarak devam eden Reşitköy barajı, (biri Havran, biri Madra barajı olmak üzere, altısı tamamlanmış) 97 baraj yapmayı planlıyorlar. Üşenmemişler, Üşenmiyorlar. Parayı basıyor, Anayasa’dan aldıkları yetkiyi devrederek, sermaye şirketlerine Proje siparişi veriyorlar.

97 Baraj için de, “Kuzey Ege Nehir Havzası Yönetim Planı” ve “Stratejik Çevresel Değerlendirme Raporu” sipariş etmişler; 97 Baraj için tek bir SÇD Raporu! Hepsi, kuş uçuşu mesafede birbirlerine ve madenlere! Yaşam da öyle! Başka nasıl olur da, bir kaç akarsu havzası tek bir nehir havzası ilan edilip, 97 baraj hayali kurulabilir? Neden? Hangi ülkede yüzlerce baraj var? Eski Sovyet ülkelerinde Çernobil patlar da biz de olmaz mı; üstelik onlar bir yapar, biz binlerce! Artık, Türkiye coğrafyasında yaşayan, üreten, ürettikçe yoksullaşan, toprağından koparılan, havası, suyu zehirlenen büyük insanlığın hayatı “bedava”! Yanılıyorlar. Pahalıya ödeteceğiz. Projelerini de alıp gidinceye kadar, yaşam ve geçim araçlarımız için, toprak ve su için mücadele edeceğiz. Bu daha başlangıç mücadeleye devam. Yarın çok geç. Bugün öfkesini kuşanıp, davaya katılmaya cesaret edemeyenler, seyirci sandalyesinden kalkmayanlar bu katliama, toplu yıkıma ortak olacak, çocuklarının yüzüne bakamayacaklar.