Kabusa dönüşen ev ödevleri

Bitmek bilmeyen ev ödevleri çocuklar için yararlı mı değil mi?

Birçok araştırma; ”ev ödevi ile okuldaki akademik başarı arasında bir bağlantı olmadığını” savunuyor.

Sadece ”Ödev” sözcüğünün bile ebeveyn, çocuk ya da gençlerin yüz ve bedenlerinde yapmış olduğu tüm duygu durum değişikliklerini net olarak görebilirsiniz. Okullarda eğitim amacı öğrencilere verilen ödevler özellikle çok kapsamlı ve zaman alıcı olduğunda önemli bir stres nedenidir. Ödev stresi aile içi ilişkilerde zarar veriyor. Dünyada ve ülkemizde milyonlarca evde akşamları ödevler yüzünden gerginlik ve çatışma yaşanıyor. Çocuklarımızı masa başına oturtmak uğruna yoğun bir çabaya girişiriz. Ev ödevleri ve eğitimin önemi ile ilgili uzun uzun nasihatler ve örnek modeller gösteririz. Ona iyilik yaptığımız düşünerek gelecekte olabilecek her türlü ”kötü senaryoları” uzun uzun konuşuruz. Olmadı mı? Gelsin ödül-ceza! Sevdiği ne varsa aktivite, bilgisayar, tablet, televizyon ve benzeri yasaklar!

Ne yazık ki bu çabalarımızın çoğu boşa gider. Belki kısa süreli olarak bir şeyler değişiyormuş gibi olabilir. Ancak bir süre sonra neredeyse hiçbir şeyin değişmediğini moral bozukluğu ve öfkeyle fark ederiz.

Bu konuda yazılmış The Case Aganist Homework (Ev Ödevine Karşı Dava) adlı kitabın yazarı Sara Bennett, ”ev ödeviyle ilkokuldaki akademik başarı arasında bir bağlantı olmadığını savunuyor”. The Homework Myth (Ev Ödevi Efsanesi) adlı kitabın yazarı Alfie Kohn ise çok fazla ev ödevinin olumsuz psikolojik etkilerinin de olabileceğini söylüyor. Kohn da ev ödevinin akademik başarının bir unsuru olmadığına dikkat çekiyor ve hatta bazı durumlarda verilen fazla ödevin ters etki yapabileceğini vurguluyor.

Çocuklar ödeve esir hale mi geliyor?

Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ziya Selçuk da Türkiye’de ilköğretim çağındaki çocuklara daha ağır ödevler verildiğini, bir üst sınıfa geçtikçe ödevden uzaklaşıldığını belirtiyor. Prof. Dr. Selçuk, ev ödevlerinin çocuklara ne amaçla verildiğinin eğitimciler ve ebeveynler tarafından tam olarak kavranmadığını öne sürüyor. ”Ev ödevleri çocukları bıktırmamalı” görüşünü savunan Selçuk, ödevlerin çocuklara bilgileri hatırlatmaya yarayan araç olarak kullanılması gerektiğini söylüyor.

Prof. Dr. Ziya Selçuk hocamızın bu görüşüne hak vermemek mümkün değil. Kalıcı hafızanın belli aralıklarla tekrara ihtiyacı vardır. Bunu ev ödevleri ile yapmak da mümkün. Ancak verilen ödevler çocukları esir hale getirmemeli. Eğitim sisteminde başarılı olmuş ülkelere baktığımızda güzel örnekler görebiliriz. Mesela, Finlandiya eğitim modelinde öğrencilere ev ödevi verilmiyor. Diğer ülkelerde de çocukların üç, beş dakikada bitirebilecekleri tek sayfalık ödevler veriliyor. Ülkemizde ise maalesef ev ödevleri çocuklar ve aileler için züllüme dönüşüyor.

Konu ile ilgili genel kabul gören uzman görüşleri şöyle:
Ödev süresi çocuğun yaşına ve dikkat süresine göre belirlenmeli.

1.- 2. Sınıflar 20 dakika
3.- 4. Sınıflar 30-40 dakika
5.- 6.Sınıflar 45-60 dakika
7.- 9. Sınıflar 60-90 dakika
10.- 11.Sınıflar 90-120 dakika

 

Uzm.Klinik Psikolog, Hipnoterapist,aile terapisti
mnilsoysal@gmail.com

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer kitapları