Kendi kendini sabotaj, Hz. Yunus Kompleksi…

Maslow’a göre pek çok insanda başarı korkusu var, kulağımıza çok garip gelsede başarısızlıktan değil bizzat başarının kendisinden korkuyoruz. Tamda bu nedenle kendi kendimizi içsel ve dışsal bir çok mazeretler üretip, daha düşük bir performans sergiliyoruz, hayallerimizi budayıp duruyoruz. Israrla kendi yetenek, başarı ve kaderimize karşı direnç gösteriyoruz.

İlk defa Abraham Maslow tarafından tanımlanan bu duruma Jonah Kompleks adı verilir.
Maslow göre; tüm insanların özünde ‘Büyük olabilme ve dünyaya özel bir şeyler katabilme potansiyeli vardır. Bu durum insanın kaderidir. Buradaki ana problem şudur ki; insanların çok azı bu potansiyelinin farkındadır. Potansiyelini gerçekleştiren ve hayallerindeki hedefe ulaşabilen çok az insan vardır.

Maslow insanoğlunun özünde bulunan büyüklük hayallerini ve yeteneklerini sabote eden bir psikolojik durumun varlığını açıklar. Bu durumu, kutsal kitaplarda geçen ve Tanrı’nın ona yazmış olduğu kaderi terk etmeye çalışan ”Hz. Yunus’dan esinlenerek Jonah Kompleksi” olarak ilan eder.Kıssaya göre Hz.Yunus kendi büyüklüğünü ortaya koymaya çekindi, potansiyelini kullanmayı ilk anda başaramadı. Görevden kaçtı.

Hz.Yunus Kıssasına göre Tanrı, Hz. Yunus’a, Ninova şehrine gidip oradaki insanlara, Tanrı’nın kendilerinden memnun olmadığını ve düzelmezlerse üzerlerine dehşetli bir azap göndereceğini bildirmesini söyledi. Hz. Yunus bu görevden kaçmak için bir gemiye bindi. Fakat Tanrı, muazzam bir fırtına gönderdi, gemideki adamlar onu sorguladıklarında Hz. Yunus’un bu görevden kaçması yüzünden tehlike içinde olduklarını anladılar. Bunun üzerine Hz.Yunus’u onu gemiden atıp fırtınanın dinmesini sağladılar. Hz.Yunus bir balık tarafından yutuldu ve onun midesinde üç gün geçirdi. Daha sonra Tanrı, ona verdiği görevi hatırlattı. Hz.Yunus bunun üzerine kendisine verilen görevi gerçekleştirmek üzere yola koyuldu. Ninova halkı tövbe etti, Tanrı onları bağışladı.
Hz. Yunus Kompleksi, Maslow’a göre şudur: “Kişinin gelişimden ve en iyi yeteneklerini icra etmesinden kaçmasıdır.”

Peki neden insanlar kendi büyüklüklerinden ve hedeflerinden kaçarlar?

İnsanlar, içlerindeki amaçlardan ve büyüklükten kaçarlar. Maslova göre bunun sebebi, başarı ve ilerleme ancak acı ve çatışma ile sağlanabilir. İnsan, aynı anda, hem yalnızca bir yaratık hem de tanrısal bir varlıktır. Güçlü-zayıf, sınırlı-sınırsız, yetişkin-çocuk hemde korkak-yüreklidir. İlerler, geriler, kusursuzluğu arar ama aynı zamanda korkar kusursuzluktan. Hem ödlektir hem kahramansı.Bu duygular, Hz.Yunus kompleksinin getirdiği en büyük zorluktur. Bu durum kişide yüksek seviyede “kaygı (anksiyete)” ve kaçınma davranışı yaratır.

Maslow’un bu konuda şöyle bir tavsiyesi vardır: Eğer bile bile gücünüz yettiğinden daha azını almayı planlıyorsanız, o zaman seni uyarıyorum, yaşamının geri kalanında mutsuz olacaksın.Çünkü kendi kapasitenden ve olasılıklarından kaçmış olursun.” Bu korkuların, sorumluluk almanızı engellemesine hiçbir zaman izin vermeyin…

Nil GÖNCE

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer kitapları