Hristiyan Kürtler

Sık sık karşılaştığım bir sorudur: “Hristiyan Kürtler var mıdır?”

Elbette günümüzün modern dünyasında özellikle diasporada, Avrupa veya ABD’de birey ya da aile olarak Hristiyanlığı kabul etmiş Kürtler olabilir. Belki memlekette de bir-iki aile ya da birkaç kişi bulunabilir. Ama burada kastedilen şey kişiler bazında değil TOPLUM olarak, CEMAAT olarak, tarihsel kökleri de olan yerleşik Hristiyan Kürt toplulukları olup olmadığıdır.

Benim bildiğim böylesi Hristiyan Kürt toplulukları yoktur. Varsa da ben görmedim, şimdiye kadar hiçbir yerde rastlamadım, okumadım da.

Hristiyan Kürt toplulukları olduğunu öne sürenler var ama bu iddiaları araştırdığımızda öne sürülen toplulukların esasında SÜRYANİ, KELDANİ, NASTURİ gibi Asuri-Arami toplumları olduğu ortaya çıkar. Bu cemaatlerin genellikle Kürt aşiretleri arasında kalarak KÜRTÇE’yi de çok rahat biçimde konuşuyor olmalarına bakarak, kültürel davranış biçimlerini çok dikkat edilmeden bu toplulukların HRİSTİYAN KÜRTLER olduğunu söyleyenler çıkmakta. Halbuki onlar kendi dillerini (Arami-Süryani) de konuşuyor, o dille ibadet ediyorlar.

Kimilerinin çok daha ileri gidip zaten ASURİ-SÜRYANİ’lerin Hristiyanlaşmış Kürtler olduğunu söyleyenlere de rastlamak mümkün.

İslamlığın yayılması ve egemen din haline gelmesiyle Asuri-Süryani halkı ZIMMİ ‘olarak Kürt beyliklerine bağımlı hale gelmişlerdi. ZIMMİ’liği ayrıca inceleyip, değerlendirmek yerinde olur.

HRISTİYAN KÜRTLER VARSA BİR KÜRT KİLİSESİ DE OLMALI

Hristiyan Kürtlerden bahsetmek için öncelikle bir KÜRT KİLİSESİ olup olmadığına bakmak gerekir. Çünkü Hristiyanlık KİLİSE ve Hristiyan Ruhban sınıfı etrafında örgütlenen bir dindir.

Her milletin kendi dilinde yazılmış KUTSAL metinler olmalı ve KİLİSE EDEBİYATI bulunmalıdır. Mimari olarak Kürt kiliselerinin bulunması, hem de kilise cemaatine önderlik edecek bir KÜRT KİLİSE RUHBANI olması gerekir. Ruhbanın yetiştiği tıpkı MEDRESE’ler gibi MANASTIRLAR veya RUHBAN OKULLAR’ının olması gerekir. Oysa bunların hiçbiri Kürtlerde yoktur.

Ne eskilerden günümüze gelen bir Kürt kilise ruhbanı bulup göstermek mümkündür, ne yazılmış bir eser, ne bir ibadet yeri, ne de mezarlık…

Kürtçe yazılmış Hristiyan teoloji kitapları, Kürtçe söylenen Hristiyan ilahileri bulunmaz.

1910 yılında İstanbul’da Ermeni harfleriyle yayınlanmış Kürtçe bir İncil bulunmaktadır. Fakat bu 1860’lı yıllardan sonra Ermeni Kilisesinin bir faaliyeti olarak ortaya çıkmış bir çeviridir. Ermeni okullarında Kürtçe eğitim verilme girişimleri olmuşsa da Sultan Abdülhamid’e yağan “misyonerlik yapılıyor, din elden gidiyor!” şikayetler üzerine Patrikhaneye baskı yapılarak bundan tez elden vazgeçildiği biliniyor.

HRİSTİYAN KÜRT AŞİRETLERİ VAR MI?

Sosyolojik olarak da Hristiyan Kürt topluluklarından bahsetmek için Hristiyan olan bir Kürt aşireti var mıdır, ona da dikkat etmek gerekir.

Hristiyanlık kronolojik olarak Müslümanlıktan önce gelişen bin dindir. Hristiyanlığın yayılma döneminde bu dini kabul etmiş Kürt topluluklarına rastlamayız. Gelişkin bir şehir yaşamı bulunmadığı, kırsal alanda ve göçebe yarı-göçebe aşiretlerin bulunduğu bir sosyoloji de ailelerin ya da bireylerin değil öncelikle aşiretin (aşiret liderlerinin) Hristiyanlığı benimsemesi gerekir. Ancak aşiret olursa, diğer dinlerin siyasi dayatmalarına karşı kendini koruyabilirdi.

İslamiyet döneminde ise kendilerinden sonra Hristiyanlığa (ya da başka bir dine geçmek) ölümcül suç sayıldığından ancak Hristiyan Kürt aşiretleri olsaydı kendini savunabilirdi. Bireylerin veya ailelerin din değiştirmekten dolayı uğrayacakları dışlanma ve baskıya göğüs gerebilecek koşulları yoktur.

Bu iki temel özellik nedeniyle tarihsel olarak ve yerleşik Hristiyan Kürt toplulukları bulunmadığını rahatlıkla söyleyebilirim.

Sanıyorum ki erken veya geç dönemde bir Kürt kilisesi olsa idi Kürtçenin yazılı kaynakları daha erken oluşacak, Hristiyanlık temelli bir edebiyat ve teolojik metinlere sahip olacaktı.

Yazarın sayfamızdaki diğer yazıları