Hatır

Bu kitabın konusu olan insanları tanımıyorsunuz. Kavala ve bir kaç isim hariç, hiçbiri ünlü değil, bunu istemezdiler zaten. Kavala da büyük ününe rağmen bir hücrede epeydir yapayalnız. Kitaptakilerin bir kısmı isyan sayfalarında, bir kısmı ise gizli katliam masallarında. Bazıları köyünden hiç çıkmamış; doğdukları yerde ölenler.

Seyit Hüseyin’i de, Rayvere Qop’u da aynı kitapta anlattım. İkisi de aynı sürecin ayrı uçlarında aynı şeyi yaşadılar; iyilik ve kötülük hanelerini doldurdular. Bir açlık grevinde sessiz sedasız giden Veli Güneş’i de, bu yüzyılda yalnızca adalet için aylarca açlık grevi yapan Nuriye ve Semih’i de yazdım. Sey Bakıl’ı da, kırka çıkan Ali Rıza’yı da bu kitapta anlattım.

Seyit Hüseyin ayrılırken, “qomo ez sonune, reyna niune”, demişti, arkada bıraktıklarına..
“Ben gidiyorum, artık geri gelmem..”
Hatır çok önemlidir; ikrar kadar..
Bir yerden ayrılırken, orada kalacaklara hep “xatır ve to..” derler..
“Allahaısmarladık..”
“Müsaadenizle..”
Seyit Rıza’nın ve diğer altı adsız Dersim büyüğünün çekip giderken, o an yanlarında kim varsa onlardan ayrı ayrı hatır istediği söylenir. Çağlayangil’in anılarında vardır; “Hızır yardımcınız olsun”, demiştir.

Ağır bir olayın ardından, bir uzlaşma kapısı arandığında, “Ma xatırê Haq sane”* derler. Ailenin önemi için, “xatırê moa u piyê ho bızonê”*, komşuluğun anlamı için ise, “xatırê non sola ciraniye esto”* denilir. Yiğitlik övüldüğünde, “xatırê cuamerdu esto”* derler. Hatır iyi bilinen bir değerdir; kimi zaman hak, kiminde ise büyük bir kıymetin adıdır. Hatır alınmadan hiçbir iş görülmez.
Bu kitapta, insanın, kuşun, yılanın, rüzgârın, yalnız dağın, sessizce akan kanlı ırmağın, bir halkın dinmeyen uğuldayışı var; insanın, hayvanın, toprağın hikâyeleri. Hiçbiri unutulmasın diye yazıldı. Onlar için, bizden sonra kalacaklar için, hepsinin ayrı ayrı hatırı için.

Onların hikâyelerinde insanlığın yüzyıllar boyunca hayalini kurduğu büyük temalar var: Cesaret, umut, iyimserlik, direniş. Onların bizzat kendisinde, tüm insanlığı üzen ve utandıran yalnızlık, ihanet, kuşatılma, yenilgi de var.

Ezelden tarihi böyle insanlar yapıyor, yazıyor. Onlar önce bilinsin, sonra unutulmasın diye yazdım. Birçoğuyla aynı dönemde yaşadım, konuştum, dinledim onları; dokundum yaralı omuzlarına, yorgun kollarına, hoyrat ellerine. Büyük hikâyelerin adsız kahramanlarıydılar.

Bu kitap, onlardan hiç tanınmayan ikisine; hiçbir zaman inancını ve umudunu yitirmeyen Sey Bakıl’a, kırk yıl onun omzunda yaşayan Ali Rıza’ya adanmıştır.
Babama ve ağabeyime..

*Bizi Allah’a bağışla.
*Annenin babanın değerini bil.
*Komşuluğun ekmeği ve tuzunun hatırı için.
*Yiğitlerin hatırı var.

(Hatır, Önsöz)

Yazar: Hüseyin Aygün

Yayınevi: Arketip Kitap
Sayfa: 268
Yayın: 2019

Yazarın sayfamızdaki diğer yazıları