Acıtan gerçeğimiz

Acıtan bir deneyim yaşarız
Canımız bir yanar, yürek bir acır
Kafamız ise iyice bir karışır
Hop oturup hop kalkar içimiz,
garip kıpırtılar döner durur göğüs kafesimizde
Gözlerimiz belki yaşlarla şişer

Sonra zaman içinde acı azalır gider
bir sakinleşiriz
TIR geçmiş gibi olsa da üstümüzden
garip bir boşluk hissederiz

Olayın içinden çıkabildiğimiz
kendimize dışarıdan bakabilmeyi başardığımız andır o an yine
hiçlik ani
hiç bir şey olmamış gibi
hiç bir şey hissetmeme anı…

İşte o zaman, o acının bize kattıklarına ve bizden götürdüklerine söyle bir uzaktan bakar
kattıklarını yüreğimizdeki heybeye atar
götürdüklerine eyvallah der
dersimizi alır yolumuza devam ederiz.

Yola devam ederken
açılan yaraların hala izi kalmışsa
yolculuk bir zorlaşır yine
sırtımızda taşıdığımız yük olur her bir yara

Genellemelerimiz ve inançlarımiz oluşur kendimizi koruma adına

Kabuk kabuk olur sertleşiriz
o kabuklardan kurtulamadığımız da
yük heybemizi ağırlaştırdıgımız kadar yoruluruz yaşamdan ve yaşamaktan

Tek çözüm yine kendimizdir işte o an
kendi yarattığımız gerçekliği
kaderimizi ellerimize aldığımız an
bir kabuk daha söküp atmak gerektiğini anladığımız an

Ve tekrar değişime, dönüşüme açarız kendimizi
yeni beni yaratır
hayatı yeniden keyifle yaşamaya yelken açarız
belki de yeni doğan güneşe bakar, tekrar tekrar çiçek açarız yaşam denen döngüde

 

Yazarın sayfamızdaki diğer yazıları