Yeni kararname eğitimde cemaatlere alan mı açıyor?

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Din Öğretimi Genel Müdürlüğünün yetkilerini genişleten kararname tartışma konusu oldu. Eğitimciler, tarikat ve cemaatlere eğitimde yer açılmasının hedeflendiğini iddia ediyor.

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Din Öğretimi Genel Müdürlüğünün görev ve yetkilerini yeniden düzenleyen Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenlemeyle, Genel Müdürlüğe imam hatip okullarında hafızlık eğitiminden, üniversiteler ve yurt dışında çeşitli topluluklarla iş birliği yapmaya kadar yeni görev ve yetkiler tanınıyor.

Buna göre, Din Öğretimi Genel Müdürlüğü imam hatip ortaokulları ve imam hatip liselerinin yönetimine, öğrencilerinin eğitim ve öğretimi ile program çeşitliliğine yönelik çalışmalar yapabilecek ve belirlenen politikaları uygulayabilecek. Müdürlük aynı zamanda imam hatip ortaokullarında ve imam hatip liselerinde hafızlık eğitimine yönelik çalışmalar yürütebilecek. Müdürlüğe yeni tanınan görev ve yetkiler arasında “din ve ahlak eğitim ve öğretimini güçlendirecek politika ve stratejilerin geliştirilmesi için gerekli çalışmaları yapmak” da bulunuyor. Müdürlük ayrıca görev alanına giren konularda üniversiteler, ilgili kurum ve kuruluşlar ile iş birliği yapabilecek, yurt dışındaki topluluklarla da din eğitim ve öğretimi alanında iş birliğine yönelik çalışmalar yürütebilecek.

“Faaliyet kolları tüm alanlara yaygınlaştırıldı”

Yeni kararnameyi değerlendiren uzmanlar, bir süredir bakanlıktan bağımsız kararlar alan Din Öğretim Genel Müdürlüğünün güç ve yetkilerinin daha da artırıldığını savunarak hafızlık eğitimi ve işbirliği yetkisine ilişkin maddelere tepki gösterdi.

Eğitimci Özgür Bozdoğan, daha önceden kuruluş amacı itibarıyla sadece imam hatip ortaokulları ve liselerinden sorumlu olması gereken Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’nün faaliyet kollarının tüm alanlara yaygınlaştırılmış olduğunu dile getirdi.

Genel Müdürlüğe üniversitelerin yanında “kurum ve kuruluşlarla işbirliği” yetkisinin verilmesini de eleştiren Bozdoğan, “Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’nün herhangi bir sınırlama olmadan istediği kurumlarla işbirliği yapabilecek olması özellikle kamuoyunun tarikatlar ve cemaatlerin eğitim alanındaki etkisinden kaynaklı ciddi kuşkulara sahip olmasına neden olacak” şeklinde konuştu.

“Din Öğretimi Genel Müdürlüğü uygulama dışında”

Genel Müdürlüğün yurt dışındaki farklı kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmasının önünün açıldığına da işaret eden Bozdoğan, bu düzenlemeyi “Nasıl Diyanet İşleri Başkanlığı’nın etki alanı genişliyorsa, MEB’in içinde de biz Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’nün etki alanının genişlediği bir döneme tanıklık ediyoruz” sözleriyle eleştirdi.

Özdoğan, “MEB’in burada genel esasları belirlemesi ve tüm genel müdürlüklerin bu esaslara uyması gerekirken Din Öğretimi Genel Müdürlüğünün bu uygulamanın dışında tutulması planlı bir tercih olarak karşımızda duruyor” diye konuştu.

Eğitim-İş Başkanı Özbay: Sinsice yerleştirilmiş
Eğitim İş Başkanı Kadem Özbay da Genel Müdürlüğe verilen işbirliği yetkilerine “Neredeyse her konuda söz söyleme hakkı verilmiş durumda” sözleriyle tepki gösterdi.

“İlgili kurum ve kuruluşlarda işbirliği” ifadesinin kararnameye “sinsice” yerleştirildiğini öne süren Özbay, “Bu durum, dernek, vakıf maskesi takmış tarikatların Milli Eğitim Bakanlığının okullarına daha kolay ve rutin bir şekilde yasal bir kılıfla girip çıkabileceğini gösteriyor” dedi.

Hafızlık eğitimi maddesi tartışılıyor

Yeni düzenlemede tepki çeken bir diğer madde de hafızlık eğitimine ilişkin oldu. Hafızlık eğitimi, bugüne kadar yalnızca “Örgün Eğitimle Birlikte Hafızlık Projesi” kapsamındaki imam hatip okullarında veriliyordu. Ancak yeni düzenlemede yer alan “İmam hatip ortaokullarında ve imam hatip liselerinde hafızlık eğitimine yönelik çalışmalar yürütme” maddesi, hafızlık eğitiminin tüm okullara yayılacağı yorumlarına neden oldu.

Bakanlık yetkilileri ise DW Türkçe’nin “Hafızlık eğitimi, tüm imam hatip okullarında mı verilecek?” sorusunu “Düzenleme, projenin uygulanmadığı imam hatip okullarını kapsamamaktadır” ifadesiyle yanıtladı.

Ancak eğitimci Özgür Bozdoğan, hafızlık eğitiminin yaygın eğitime dönüşmesinin önünün açılacağını savundu. Bozdoğan, genel müdürlüğe tanınan yetkilerle birlikte düşünüldüğünde önümüzdeki dönemde yaygın bir hafızlık eğitiminin görüleceğini ifade etti.

Eğitim İş Başkanı Kadem Özbay da bu maddeyle ilgili “Şu anda Diyanet kurslarında ve yurtlarında verilen hafızlık eğitiminin tarikat yurtlarına kaydırılması da kolaylaştırılıyor” dedi. Müdürlüğün artık bütün imam hatiplerde hafızlık çalışmaları yürütebileceğini ifade eden Özbay, “Eğitim İş olarak laikliğe ve çağdaş eğitim doktrinlerine tümüyle aykırı olan bu kararname ve paydaşları ile ilgili her alanda mücadeleyi sürdürmeye kararlılıkla devam edeceğiz” ifadesini kullandı.

Bütçesi katlanarak artıyor

Din Öğretimi Genel Müdürlüğü, aldığı kararlar ve kullandığı bütçelerle uzun süredir tartışma konusuydu. 2014 yılından beri Din Öğretimi Genel Müdürü olan ve Ocak ayında bakan yardımcılığına atanan Nazif Yılmaz’ın görevi süresince müdürlüğün bütçesi her yıl çok büyük miktarlarda artırıldı.

MEB’in mali verilerine göre 2014 yılında yaklaşık 2.7 milyar TL harcayan müdürlüğün 2021 yılı bütçesi 12 milyar TL’ye ulaştı. Genel müdürlük, 2021 yılının Nisan ayında da, merkezi sınavlarda başarılı olamayan imam hatip liseli öğrencilerin akademik başarısının artırılması amacıyla UNICEF’ten 350 bin dolarlık hibe aldı. (DW)