Şili’de Allende’nin Seçilmesinden Bu Yana 50 yıl Geçti

4 Eylül, Salvador Allende’nin Popüler Birlik hükümeti Şili’de iktidara gelmesinin üzerinden 50 yıl geçti. Bu yıl kutlamalar demokrasiye dönüşten bu yana büyük isyanlar ile sarsılan bir ülkede gerçekleşiyor. Geçen yıl Ekim ayında başlayan büyük protestoları Pinochet rejiminin tüm mirasını ortadan kaldırılmayı talep ediyor.

Radikal reformlar

Allende’nin seçilmesi tarihi bir dönüm noktasıydı. İlk defa, sosyalist bir başkan oy sandığıyla iktidara geldi. Allende, Komünist ve Sosyalist partilerin de yer aldığı Bir Halk Birliği koalisyonunun başında seçildi. Halk Birliği hükümetinin manifestosunda ezilen kitlelerin lehine bir dizi radikal reform sözü vermişti.

Programda: “devletin işçilerin iktidarı kullanabilmesi için dönüşümü”; karma bir ekonomik modelin merkezinde ulusal planlama; yabancı sermaye ve büyük tekellerin elinde olan bakır madenleri ve diğer önemli doğal kaynakların kamulaştırılması; finansal sistemin, tekellerin ve stratejik endüstrilerin ve dış ticarette tekele son verilmesi ve devletleştirilmesi vardı.

En önemlisi, manifesto, kamulaştırılan toprakların iş birliği içinde üretim yapılmasını ve bunun önceliyordu. Ayrıca, sosyal güvenlik ve sağlık ve eğitimi bedava halkın erişimine açıyordu.

Allende Hükümeti Küba Devrimi ile dayanışma içinde olmayı ve Latin Amerika kıtasında sosyalizmin inşasını öneriyordu.

Emperyalizm ve kapitalizm

Bu reformların bazıları ilk üç yılında gerçekleştirildi. Özellikle mayınlar kamulaştırıldı; dış ticarete devlet kontrolü uygulandı. Tarım reformu geniş çapta uygulandı ve çalışanların yaşam koşullarında gözle görülür düzelmeler sağlandı.

Bu program, reformist olmasına rağmen, ABD emperyalizmi ve yerel kapitalistlerin çıkarlarıyla uyumlu olamayacak kadar geniş kapsamlıydı. Lenin’in de söylediği gibi, eski egemen sınıf hiçbir zaman mücadele etmeden iktidardan vazgeçemezdi.

Ancak Vietnam Savaşı’nın kızıştığı ve ABD’deki savaş karşıtı hava ABD’nin doğrudan bir askeri müdahalesini zorlaştırıyordu. Bu nedenle, Nixon yönetimi, ulusal oligarşi ile ittifak içinde, bir darbe için hazırlık içine girdi. İlk adım olarak da ülke içinde istikrarı bozmak için ellerinden geleni yaptı.

Sistematik sabotaj

Göreceli bir meclis çoğunluğundan yararlanan sağ partiler, yasamada abluka uyguladılar. Halk Birliği hükümeti yanlışlıkla Hıristiyan Demokratlarla uzlaşmaya çalıştı. Bu iş birliği hükümetin işçilere vermek istediği hakları engelleyen düzeye geldi. Bu fırsatı kaçırmayan CIA işçiler arasında provokasyonlara başladı.

Ekonomik alanda, ABD’li madencilik şirketleri Şili’nin yurtdışındaki varlıklarına el koyarak ambargo uygulanmasını sağladılar. Ulusal sermaye ülkeden kaçmaya ve uluslararası sermaye guruplarıyla iş tutmaya başladılar. Kısa sürede ülkede tüketim maddelerinin bulunmasında zorluklar yaşanmaya başladı.

Yine de bu aşağılık komplolar sistematik olarak kitleler tarafından yenilgiye uğratıldı. Bazı bölgelerde, çoğunlukla işçilerin inisiyatifiyle boşa çıkarıldı. Ev kadınları komiteleri, köylü komiteleri ve endüstriyel üretimi savunma komiteleri ile birlikte arz ve fiyat kontrol konseyleri kuruldu. Bunlar bölgesel ekonominin canlanmasını sağladılar.

Bu komiteler ve örgütlenmeler umutsuzca devlet desteği için çağrıda bulundu: yasal tanıma istedi; devrimi savunmak için silahlanma talebinde bulunarak, parlamentonun dağıtılmasını, sabotajcıların mallarına el konmasını, kamulaştırılmasını istediler. Ancak ne yazık ki, hükümetten sadece tutulmayan sözler aldılar.

Devlet ve devrim

Halkı hükümete karşı çevirme ye yönelik tüm girişimlere rağmen, Mart 1973’te yapılan parlamento seçimlerinde Halk Birliği seçimlerinde beklenmedik bir başarı sağladı.

Hükümet emekçin kitlelerin muazzam gücüne güvenmede çekingen davrandı. Eğer hükümet halka ve işçilere güvenseydi Şili kapitalizmini ezebilir ve eski devleti dağıtabilirdi. Silahlandırılmış işçilerin gücüne dayanarak yeni bir işçi devleti kurabilirdi.

Allende, Şili egemen sınıfının meclisteki temsilcileri ile sonuna müzakere yapmayı yeğledi. Hıristiyan Demokratlarla mecliste görüşmeler sürerken, CIA ve ulusal kapitalist güçler darbe hazırlığı yapıyorlardı.

Emperyalistler ve yerli burjuva güçler devrimi ekonomik yöntemlerle teslim alamayınca yönlerini darbeci generallere çevirdiler.

Darbe

11 Eylül 1973 sabahı darbe başlatıldı. İngiliz yapımı jetler, Allende’nin canını alarak ve Latin Amerika tarihinin en karanlık dönemlerinden birinin açılışını yapmak için başkanlık sarayını bombaladı.

Silahsız devrimci güçler, işçiler darbeye karşı koyamadılar. Darbe başarılı oldu ve sonraki 17 yıl boyunca, Pinochet başkanlığındaki askeri cunta devrimci güçlere ve işçilere karşı saldırısını sürdürdü. Binlerce insan işkenceden geçirildi, sokak ortasına kurşunlandı. Aşırı neoliberal ekonomik politikalar uygulandı.

 

Yazarın sayfamızdaki diğer yazıları