Tarama Kategorisi

Deneme

Mavi İşli Havlular

- “Şiştttt, tatlı kız bakar mısın?” Dedi birisi. Arkamı döndüm. Mücella teyzemiz. Yine “tatlandırıcı şeker“ istiyordu. Oysa, sabah bir günlük hakları dağıtılmıştı. O mavi plastik bir bardağa sekiz tane tatlandırıcı atıyormuş. Servis…

Merhaba…

Kürsünün Cilası Kurumasın Hoca Efendi Yazıyor” Made İn Devrim “Türkçe Dünya çapçak Okyanuslar da yüzebilmek maharet ister Balıklar da esir Bir öğlen vakti; Vatan Sakarya Kuvayı Milliye Parkı’nda oturmuşum Savaş Tepesi’nde pir yaralı…

12 Kutsal Dağ’a Güz Geldi

Güz’ün Zemheri’yİ anımsamaya başladığı takvimdi. Bu zaman, yeşilin-maviye, sarının-turuncu ve kızıla dönüştüğü andı. Verimin-çoraklığa evrildiği gecelerdi. Bu öyle bir zamandı ki, yalan doğruya, doğru yalana dönüşüyordu. Kadim ardıç…

Gecenin sessizliğine değiyor sesi…

“Nasılsınız?” diye sorduğunda farkına vardım, içimde açılmış doldurulması zor boşluğu. Gecenin sessizliğine değen sesiyle, günlerdir konuştuğumu sanarak, sustuğumun farkına vardım. Kısa bir sessizliğin ardından, bir sürü şey anlatmak geçti…

Solgun Benizli Kadınların Mevsimi

Solgun benizli, düşlerini nereye savuracağını bilmeyen kadınlara benziyor Eylül Çıngıraklı gülüşlerini ağaçların dallarına asmışlar Birazdan toprakla öpüşecek yapraklar Sanki bütün mevsimlerin sancısı, acısıydı Eylül İda’nın tertemiz…

Gül dalında küpe kızıl yıldız

Uzun zamandır yaptığım şeyler hep aynı. Değişmemesi içinde inatla direniyorum. Birlikte yaptığımız ne varsa şimdi tek başıma yapıyorum. Hep aynı miskin alışkanlıkla kalkıp kahvaltımı hazırlıyorum. Sofrada zeytin, beyaz peynir, biraz…

Biz iki kişiyiz

Son zamanlarda beni en çok heyecanlandıran şey çoğalmak. Fazla değil iki olma düşüncesi bile şahane. Şu iki kişi olmak ne dahiyane bir buluş. Kim bulduysa ne iyi etmiş de bizi bir iken iki kişi etmiş. Nasıl da çoğaltıyor insanı, sevgiyi.…

Çöl nerede başlar nerede biter, bilinmez

Şat- Ül- Cerid bir zamanlar tüm Afrika'nın en büyük göllerinden biriydi. Şimdi ise, uçsuz bucaksız çorak bir toprak halini aldı. Günün birinde Romalılar geldiler. Kartaca'yı yakıp yıkıp, yerle bir ettiler. Sonra çöle diktiler doymak bilmez…

Genesis

Bir göl kenarındayım şimdi. Ortalıkta çıt çıkmıyor. Sağ yanımda o duruyor, sol yanıma Narcissus… Eğilmiş, sudaki aksine bakıyordu. Kendini seyrediyordu ve bundan çok memnundu. Seslenmek istedim, vazgeçtim. Biliyordum çünkü, seslensem de…

Kendi kaderini yazan romancı

Yazar Ahmet Altan yaşadıklarını Kılıç Yarası Gibi romanındaki kahramanın yaşadıklarına benzeterek bir deneme kaleme aldı. Altan'ın denemesinin daha kısa bir versiyonu "Portrait of a Turkish Novelist as Prisoner" başlığıyla the New York…

Aynaları Temizlemek Lazım

Bugün Sevgililer Günü Bence sevgi kavramı insanlık tarihinde hiç bu kadar ele ayağa düşmemişti. Hiç bu kadar küçülmemişti! Sevmek duyguları özgürleştirirdi, üretken kılardı. Şiir yazdırır, resim yaptırırdı, birbirlerini bulan…

Doğan Apartmanı, Mağribi, ağır bi’roman

Yıllar önce bir İstanbul seyahati... Sabahın köründe otobüs Harem'e iniyor… Oradan Eminönü'ne arabalı vapurla sabahın ilk ışıklarıyla geçiş… Ara sokaklardan yürüyerek Sultanahmet... Eski İstanbul ara sokakları... Eski binalar……

Aynalar ülkesi…

Zamanın birinde, hiç birimizin bilmediği bir ülkede, kendi gerçekliğini hiç tanımamış bir kız yaşarmış. ÇİRKİNCE kızmış adı… Çirkince, kendinin çok çirkin olduğunu bildiğinden, kendi kadar çirkin bir kadınla yaşamayı kabul eden eşine,…

Güzel Adam…

Senin adını ilk duyduğum vakit ufacık, tefeciktim. Okumaya senin adınla başladım, o yaşlarda her şeyi anlamasam da evde okulda hep sen anlatıldın. Geçtiğin zor yolla, birlikte yürüdüğün insanlar anlatıldı. Anlatılanlar yıllar sonra…

Ateş Kuşu…

Zamanın behrinde, Pervane ile Ateş'in oğulları Candar’ın ölümsüz olduğuna inanılırdı. Annesi Ateş, babası Pervane olan bu küçük çocuğa, ATEŞ KUŞU adını ninesi koymuştu. Pırıl pırıl alevden kanatları ve seri dönüşüyle rakip tanımaz,…