Tarama Kategorisi

Öykü

 Marika’m

 (Babamın tabiriyle o, ‘gâvur’ların sonuncusuydu)  Bir kış günüydü. Okulun merdivenlerini yavaş yavaş çıkıyordum. Herkes telaşlıydı, ben sakin; herkes hızlıydı, ben yavaş. Dalmışım… Beth’in ortadan kayboluşunun ilk günleriydi. Dalgınlığım…

Biz aşkı masum yaşadık…

Ve ben hala aşkı masum yaşıyorum…  Dora’mı sizlerle paylaştığımda babama inat bir Ermeni, bir de Rum sevgilim olduğundan, sizlere onları da anlatacağımdan söz etmiştim. Benim ona seslenişimle “Beth” yani Elizabeth…  Dora ile beraber…

Babama inat, babama rağmen

Hiç unutamıyorum; 1972’nin ilkbaharı. O ders yılının ilk yarısı aramıza katılan Dora V. İsrail’den ailesiyle gelmiş ve Şişli Terakki Lisesi’ne kaydını yaptırmışlar. Babası çok önceleri Türkiye de yaşıyormuş. Çocukluk yıllarında ailesi ile…

Tebelleş

Bebeto...Bebek yüzlü anlamına gelen Bebeto. Adı buydu işte. Babasının hayran olduğu Brezilyalı bir futbolcunun adıydı bu. Babanın bu adı koyması kolay olmamıştı. Başta karısı olmak üzre tüm bir sülaleyi karşısına almıştı. Yine de doğumdan…

Kasaba-1

İlk defa gittiğim sahil kasabasına sabahın dördünde otobüsün bıraktığı yerde inip, benzincide beklemeye başladım. Belki bir araba gelirde beni kasabaya götürür diye ama gelmedi. Sorduğumda bir saat yürüyüş ile sahile varabileceğimi söyleyen…

Çanakkale Eceabat ta iken

Bayramın seyranın diğer günlerle birbirine karıştıgı günlerin birindeydi. İçinde başımı eğerek dolaştıgım tek gözlü çatı katı dairesinde, fare tıkırtılarıyla değil de, uzaktan gelen hoş seslerle uyandım bu sabah. Onca yıl nice emeklerle…

Arkadaşım Ali Paşa

 Anlatan: Dr. Hüsamettin Kesekağıdı Rahmetli muhkim bir askerdi. Kendini şanslı ve uğurlu bir yaşamın neferi olarak görüyordu. İki tarihi şahsiyete samimiyetle tutkundu. Bunlardan birisi Mustafa Kemal Paşa, diğeri de İstiklal Mahkemesi…

Suç Aleti

Çalıştığım binadan çıkıp caddenin akşam kalabalığına karıştım. Paltomun yakasını kaldırdım, bütün düğmeleri boğazıma kadar ilikleyip saate baktım; altıyı beş geçiyordu. Sulu sepken yağış,  yerleri ıslatmış, karşıda Adalet Bakanlığı'nın…

OF !

Sözdür an gelir  Abıhayat, diyerek öptüğünüz dudaktan dökülür. Dudak bükerek , dudak ısırtan o tek hecede  cân tenden sökülür. siyaha yırtılınca kalbi gecelerin, kanayan dudağınızı uçuklar deniz kabarır gökkubbe ile  bağlarınız çözülür …

Dersim’in Kayıp Çocukları

Genç oğlanlar, kızlardık. “Dersim 38” dedikçe; büyüklerimiz telaşa düşerlerdi. Sesleri alçalır, neredeyse fısıltıya dönerdi. Kırık bir sesti o, incinmişti. Ne zaman biz gençler tarifi olmayan, nedenini bilmediğimiz öfkemize yenilip…

Kerbela’da Zalimin Zulmu Varsa

Hasan günlerdir uyumuyordu. Yorgundu. Gözlerinin önünden gitmiyordu babasının sessiz bir dağ gibi düşen bedeni. Kan olmuştu her yan, ne zaman gözlerini yumsa kızıl bir bayrak gibi dalgalanıyordu babası Ali. Kırkbirinci günün sabahında haber…

Ben ve içimdeki boşluk…

Gözlerini tavana dikmiş, boş boş bakıyordu. Bedeni uyuyor, düşünceleri uzay boşluğundaymış gibi havada uçuşuyordu. Bir yanı güne başla diyor, diğer yanı ‘her şeyin canı cehenneme’ der gibi yastığı sarıyordu. Oysa kendini mutlu hissetmesi…

Gümüş kapısında asma kilit DERSİM

Bir haftadır köydeyim, girmediğim, çıkmadığım ev, çayını içmediğim kimse kalmadı. Ama ne yaparsam yapayım, bir fırsatını buluyor, Cemal dedenin peşine düşüyorum. Koluna girmemi istemiyor, ilerlemiş yaşına aldırmadan, baston dahi kullanmadan…

Annemi bulabilecek misiniz?

Başını eğmeden önce, babanı bana anlatır mısın demesi, parmağını kaldırması, gözlerinden iki fenerin fitilini yakarak gözlerimin bebeğine değdirip bırakması bir oldu çocuğun. Yerde bir şey arar gibi yapınca ben de başımı onun gibi öne eğdim…