Günün aklının gerisinde bir iktidar

Bir iktidar düşünün, bir parti, bir çevre günün aklından uzak duruyor, günün bilgisini kullanmıyor. Onların ülkenin bugünü ve yarını için bir umut olmaları beklenebilir mi?

Zor…

Örnek veriyim?

AKP’nin bütün uygulamalarına bakın, iktidarda kalmak için attığı adımlara bakın. Hepsi dün uygulanmış artık günümüzde geçerliği olmayan ve/veya sınırlı geçerliği olan adımlar.

Yargıyı ele geçirme, polis marifetiyle toplanma baskı yapmak, sokakta eylem yapma özgürlüğünü gasp etmek, medyayı ele geçirme, tek ses, tek kanal yayına girerek her türlü yalanla seçimlere gitme.

Bu uygulamaların hepsi dün diktatörlüklerin uzun yıllar yaşaması için yeterli olabiliyordu. Onları örnek alan AKP ve Erdoğan son bir hamle ile Doğan Medyayı da ele geçirdi. Bu hamle ile kendini bir kez daha güvende duyumsadı. Çünkü artık çatlak ses çıkacak bir yer yoktu.

Bahçeli’nin erken seçim demesine, hemen atladı, seçimleri daha da erkene alarak, baskın seçime dönüştürdü.

Nasılsa bütün medya elinin altındaydı. Tek kanal yayınla seçimi kazanması artık çok kolaydı. Üstelik ekonominin kötü gidişi daha çok yıpratıcı olmayacaktı.

Peki, gerçekten öyle mi?

Dün olsa, evet…

Yani, bundan yirmi, otuz yıl önce bu hamlelerin hepsi onu iktidarda tutmak için fazlası ile yetebilirdi.

Dün her şeyi radyo, televizyon ve yazılı basından izliyorduk. Kim ne diyor, neler vaat ediyor ancak bu mecralardan öğreniyorduk. Meydanlara giden mitingleri izleyenler yandaşlardı. Onların toplum içindeki sınırlı etkileri dışında her şeyi radyo, televizyon ve gazetelerden öğreniyorduk.

Ancak bu medya araçlarının günümüzde bu gücü giderek sınırlı olmaya başladı.

Şimdi, büyük çoğunluk falan diyenler olacak…

Yok öyle büyük bir çoğunluk.

Büyük çoğunluğun elinde cep telefonu var ve her şeyi sosyal medyadan izliyor. Sosyal medya ne kadar farklı mahallelere bölünmüş olursa olsun. Herkesin eline karşı mahallenin bilgisi, haberleri de düşüyor.

Muhalefetin özelikle de HDP’nin yazılı ve görsel basında görünürlüğü hiç denecek düzeyde olduğu halde toplumda HDP ve Demirtaş’ın hala gündem belirleme gücü var.

Bu nasıl mı oluyor?

Yeni medyanın, sosyal medyanın gücüyle.

AKP’de bu alanı kullanıyor diyerek ekleyeceksiniz, yüzlerce, binlerce aylıklı çalışanı, yani trolü var.

Doğru.

Ancak AKP’nin sosyal ağlardaki gücünün başka bir öyküsü var. Başlangıçta bu alandaki gücü AKP’nin iktidar olmasında büyük rol üstlendi. Oldukça etkili oldu. Hiçbir parti interneti doğru dürüst kullanmazken AKP bu gelişen teknolojileri en doğru ve en verimli kullan partiydi.

İnternetin ve sosyal ağların etkili gücünü gören AKP devlet olanaklarını da kullanarak bu alanda daha organize işler peşine düştü. Destekleyenlerini memur statüsüne aldı, troller ordusunu kurdu.

Bu aylıklı memurların, gönüllülerle baş etmesi, aynı yaratıcılıkla interneti ve sosyal ağları kullanması mümkün değildi.

Öyle de oldu…

Bunu en iyi tamam, devam kapışmasında gördük…

AKP, günün aklından uzaklaştıkça kaybeden olmaya, günün ihtiyaçlarına cevap veremeyen olmaya başladı. Günün aklının gerisine düşmek, akılsızlık denizinde yüzmek demektir…

 

Hasan KAYA

1959 doğdu, uzun yıllar yurt dışında ağır sanayide işçilik, sendikacılık ve gazetecilik yaptı…

Yazarın sayfamızdaki diğer yazıları