‘Çocuğum, Haklıyım’: Çocuklar haklarını oyuncakla öğreniyor

Ankara’nın da taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin kabulünün 30. yıl dönümü dünya çapında olduğu gibi Türkiye çapında da “çocuğa dokunan” farklı projelerle kutlanıyor.

“Çocuğum, Haklıyım” oyuncağı, ceza ve ceza yargılaması hukuku anabilim dalı öğretim üyesi Dr. Aslıhan Öztezel tarafından tasarlanıp geliştirildi ve Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde güvence altına alınmış hakları interaktif bir oyuncak üzerinden 7’den 70’e her kesime öğretmeye ve sözleşmenin kağıt üzerinde kalmamasını sağlamaya yönelik bir hak eğitimi projesinin sonucunda ortaya çıktı.

Oyuncak üzerinde kullanılan “Zorbs” adlı karakterler, Birleşmiş Milletler’in etik değerleri çocuklara öğreten çizgi filmlerinin karakterleriyle örtüşüyor ve Birleşmiş Milletler, oyuncakların alımı ve taşınması aşamalarını fonluyor.

Tamamen ekolojik olup ahşaptan üretilmiş olan Çocuğum Haklıyım! oyuncağı şimdiden Türkiye’nin çeşitli kentlerinde yerini aldı.

Oyuncağın Ankara’da Zafer Park’a kurulumu ise 15 Eylül günü gerçekleşti. BM projesi kapsamında bir sonraki duraklar olarak Gaziantep, Batman ve İstanbul’a oyuncağın kurulumu gerçekleştirilecek. Oyuncağın kurulumunun yapılacağı yerler, çocukların ve ebeveynlerin ziyaret sirkülasyonunun yoğun olduğu noktalar olarak belirlendi.

Gaziantep’te önümüzdeki haftalarda büyükşehir belediye başkanı Fatma Şahin’in katılımıyla yapılacak kurulum, günde 30.000 kişinin ziyaret ettiği bir kent parkı. Batman’da ise, her gün 650 çocuğun uğrak yeri olan bir parka oyuncak kurulacak.

Çocukların ahşap küpleri manüel olarak çevirerek oynadıkları üçlü eşleştirme oyununda her kutu bir hakkı temsil ediyor ve kutuların üzerinde hakkı temsil eden bir grafik çizimi, hakkın açıklanması, evrensel insan hakları logosu ve eşleştirilmesi gereken hakkın adı yer alıyor.

Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi’nde (UNODC) kıdemli program yetkilisi Marco Teixeira, bu oyuncağın çocukların haklarına dair farkındalık üzerinde pozitif bir değişim aracı olduğunu vurguluyor.

Teixera, euronews Türkçe’ye yaptığı açıklamada, bu projenin UNODC’nin dünya çapında çocuklara yönelik hak eğitiminin bir parçası olduğunu kaydediyor.

“Bu, aynı zamanda çocukların haklarına dair bilgilerin geniş kitlelere yayılması ve suçun önlenmesinde kilit önem taşıyor. Böylesi inovatif bir oyuncağın desteklenmesini önemsiyoruz çünkü çocuklar haklarını bu şekilde daha az belge temelli ve daha çok deneyim odaklı olarak öğreniyorlar. Deneyim kazanıyorlar, oyuncağa dokunuyorlar, ilkeler konusunda birbirleriyle etkileşime geçiyorlar,” diyor Texiera ve ekliyor:

“Suçların önlenmesi için çocukların hak ve değerlerinin bilincinde olmaları kritik önemde.”

Oyun hakkı, beslenme hakkı, kötü muamele yasağı, uyuşturucu kullanımından korunma, toplum sorumluluğu bilinci gibi hak ve sorumluluklar bu şekilde geniş kitlelere ulaştırılarak toplumda farkındalığın artması ve sözleşmenin hedef kitlesi tarafından benimsenmesi isteniyor.

Boyutları yaklaşık 195 cm civarındaki oyuncağın hedef kitlesi, 6-12 yaş aralığındaki çocuklar. Daha küçük yaştakiler ise, renk ve ikon eşleştirme yoluyla oyunu oynayabilecekler. Oyuncağın çatısı ise özellikle çok yüksek kurgulanmış; zira çocuk parka ailesinden biriyle geleceği için, yetişkin kişinin boyu oyuncağın çatısına denk geliyor ve oyuncağın o kısmındaki bilgiler de -örneğin çalıştırılma yasağı- ebeveynlere ve aile büyüklerine yönelik anımsatmalar içeriyor.

Çankaya belediye başkanı Alper Taşdelen de, söz konusu oyuncağın Birleşmiş Milletler Sözleşmesi ve kalkınma hedefleri çerçevesinde çocukların haklarının tanınması ve desteklenmesi konusunda belediyenin bu zamana kadar gerçekleştirdikleri çabaların bir devamı olduğunu kaydediyor.

Euronews Türkçe’ye yaptığı açıklamada, Taşdelen, belediye olarak açılan kreşler ve verilen eğitimlerle çocuklara yönelik en kapsamlı hizmeti sunduklarını ve çocuk haklarının da tüm bu çabaların merkezinde yer alması gerektiğini belirtti.

Taşdelen, “Çocuğum Haklıyım oyun panosu da Türkiye’de ilk kez Zafer Parkı’nda açılmış oldu. Çocukların bu oyuncak aracılığıyla haklarının neler olduğu ve kapsamını bilmeleri oldukça önemli,” diye ekledi. Yerel yönetimler arasında Türkiye’nin en büyük kreş hizmetini veren Çankaya Belediyesi dahilindeki 12 kreş ile yaklaşık 1500 çocuğa erişilebilir bakım hizmeti veriliyor. Çocuk Teknoloji Evi gibi etkinliklerle de belediyenin çocukları teknolojiye erişimini erken yaşta sağlamaya dönük çabaları söz konusu.

Oyuncağın kurulum açılışına büyük bir heyecanla katılan yedi yaşındaki Melis Sözer, “Çocuklar için her yaşta oyun oynamak en güzel hak, bu oyuncak da bana bunu anımsattı,” diyor.

Hak tanımları üzerinden tasarlanmış olan minik ikonları eşleştirerek de oyuna devam edilebiliyor. Oyun, iki veya daha fazla kişiyle de oynanabildiği için sosyalleşme ve etkileşimde bulunma imkânı da tanıyor.

Öztezel, “Bu oyuncak aracılığıyla çocukların gündelik hayatlarında duydukları veya daha önce duymadıkları 16 adet temel hak ve sorumluluğu görsel olarak kavrayıp zihinlerinde pekiştirmeyi amaçlıyoruz,” diyor.

“Çocukların haklarını bilmeleri, onları toplumun katılımcı bireyleri haline getirir,” diye ekliyor Öztezel. BM Sözleşmesi’ne dayandığı için daha şimdiden oyunun başka dillere çevrilmesi ve dünya çocuklarına ulaşması için de Öztezel’e talepler gelmeye başlamış.

12 yaşındaki Emir Samancı, “Çok önemsediğim şey benim çocuk olma hakkım. Benim yaşama hakkım olmasa diğer haklarıma da ihtiyaç olmaz. Bu oyuncağı çok sevdim çünkü bu oyuncakta çocukların hakları olduğuna dair kanıtlar var,” ifadelerini kullanıyor.

Annesi Mine Gedik’in Çocuk Hakları Derneği başkanı olması sebebiyle çocuk hakları konusunda erken yaşlarda farkındalık geliştirmiş olan 8 yaşındaki Togay Osman Gedik ise, oyun panosunun açılışından itibaren önünden ayrılmayan çocuklardan biri.

“İhtiyaçlarımı karşılayabilmek ve rahat oyun oynayabilmek için bu oyuncağı çok önemsiyorum. Ayrıca burada benim gibi arkadaşlarla da tanışıp beraber bu oyunu oynayabiliriz,” diyor Gedik.

Oyunun bir diğer özelliği, bitmemesi ve devamlı oynanması. Dolayısıyla, “çocuk oyuncağı” deyip geçmemek gerek. Oyuncağı dinamik ve sürekli kılan ise, çocukların yeterince oynayıp özümsemesinin ardından üst panelinin değiştirilerek örneğin “küresel ısınma” gibi başka bir konu başlığı altında yeniden tasarlanabilecek olması.

BM Genel Kurulu tarafından 20 Kasım 1989 tarihinde kabul edilen Çocuk Hakları Sözleşmesi, 2 Eylül 1990 tarihinde yürürlüğe girdi. Türkiye de dahil olmak üzere 197 ülkenin taraf olduğu sözleşme en fazla ülkenin onayladığı insan hakları belgesi olarak kabul ediliyor.

Yazarın sayfamızdaki diğer yazıları