Aydın Jeotermal Enerji Üretim Kuşatmasında Yok Oluşa Sürükleniyor

Aydın Valiliğinin ihale duyurusu yaptığı Jeotermal alanlar, işletmeye açılmış işletmeler ile birleşince adım atılacak alan, temiz solunacak bir havası kalmayacaktır. Ve aydın tüm ilçeleriyle halk bu duruma karşı kaygı ve endişe içinde çözüm yolları aramaya çalışıyor.

Daha önce ihale edilmiş ve işletmeye açılmış alanlar ve yerler hariç, yeni ihaleye çıkarılmış alanlar Aydın ilinin neredeyse yarısına tekabül etmektedir. Resmi verilere göre Aydın ilinin yüz ölçüsü 8007 kilometre karedir. Yeni ihaleye çıkarılmış alanlar ise toplamda 3243.9 kilometre karedir. İşletemeye açılmış alanları saymasak bile bu alanla birlikte dağları ele alırsak Aydın ilinin yarısında fazla alan bu haliyle Enerji şirketlerinin yağmasına açılacak gibi görülüyor.

Bu ihalede ortaya çıkan tabloya göre 1573.3 kilometre kare alanda Doğal Mineralli sus araması yapılacak. 182.4 kilometre kare alanda Jeotermal Kaynak İşletme işi için ayrılmış. 1468.15 kilometre kare alan ise Jeotermal Kaynak Arama alanı olarak belirlenmiştir.

Kısaca Aydın geneli Jeotermal Kaynak arama işlemleri için Enerji şirketlerinin önüne açılmak isteniyor. Bu alanlar 2010 yılından itibaren ruhsatlandırması kısım kısım yapılarak, sonrasında da ihale edilerek Jeotermal Enerji şirketleri ihale yoluyla Aydın’a yerleşerek her tarafı Hidrojen Sülfür kaynaklı Çürük Yumurta kokusuna boğmuşlardır. Bunun dışında sıcak suları kullandıktan sonrada yer altına reenjekte etmeden yüzeyde yakın derelere yeterince soğutmadan bırakmaktadırlar. Bu sıcak ve ağır metalli sular sulardaki ve temas ettiği topraklardaki mikroorganizmaları yok etmektedir. Kısaca parçalayıcı veya çürütücü dediğimiz canlılar toprakta ve suda öldürülmektedir. Bu süreçte İncir, Zeytin ve Kestane ağaçları açığa çıkan bu gazlar yüzünden kurumaya başlamıştır. Köylüleri en çokta bu görüntüler korkutmaya başlamıştır. Aşırı gazın açığa çıkmasından dolayı artan bağıl nemden dolayı İncir meyvesi dalında bozunmaya başlamıştır.

Jeotermal sular yeryüzüne çıktıklarında, bunun yüzde 25’i zaten buharlaşmaktadır. Bu buharın içinde %98’i karbondioksit, Hidrojen Sülfür, Metan Gazı, Argon, Radon, Amonyum ve Azot gibi gazlar havaya karışmaktadır. Sıvı olarak yüzeye bırakılan akarların içinde ise Kadminyum, Arsenik, Borikasit ve cıva gibi ağır metaller hem toprağı kirletmekte, hem de Büyük Menderes Irmağını kirletmeye devam etmektedir. Bu yeni ihaleler yapılıp, yeni işletmeler açılacak olursa, işte o zaman Aydın ve tüm yerleşim yerleri yaşanmaz hale gelecektir. En önemli ürünleri olan İncir, Zeytin ve Kestaneye de rahmet okunacaktır.

Özellikle Çevre Örgüt ve Derneklerinin duyarlılığı ve sorunun üzerine eğilmeleri bize bir umut vermektedir. Her siyasi oluşumun, Sivil Toplum Örgütünün güçlerini birleştirme eğilimi de artık Aydın’da bu yağma mantığına dur deme potansiyeline geldiği inancındayız.

 

Yazarın sayfamızdaki diğer yazıları