AKP hizmetleriyle sömürge madenciliği: 500 ton altın nereye gitti?

Türkiye’nin altın rezervleri, son yıllarda AKP iktidarının izlediği politikalar nedeniyle büyük bir tehlike altında. AKP, yabancı maden şirketlerine verdiği ayrıcalıklar ve teşvikler sayesinde, Türkiye’nin altın kaynaklarını adeta peşkeş çekiyor. Bu şirketler, çevreyi ve insan sağlığını hiçe sayarak, Türkiye’nin altınını düşük maliyetle çıkarıp yurt dışına götürüyorlar. Bu durum, hem Türkiye’nin milli servetinin kaybına hem de ekolojik felaketlere yol açıyor.

Bu yazıda, AKP’nin altın madenciliğinde izlediği sömürgeci politikaların sonuçlarını inceleyeceğiz. Özellikle, Türkiye’nin en büyük altın madeni olan Kaz Dağları’ndaki Bergama Ovacık Altın Madeni’ne odaklanacağız. Bu maden, Kanadalı bir şirket olan Eldorado Gold tarafından işletiliyor. Şirket, 2019 yılında yaptığı açıklamada, bu madenden 500 ton altın çıkardığını duyurdu. Peki bu 500 ton altın nereye gitti? Türkiye bu altından ne kadar pay aldı? Ve bu madencilik faaliyetleri, Kaz Dağları’nın doğal güzelliğine ve bölgedeki canlılara ne gibi zararlar verdi?

AKP’nin altın madenciliğinde izlediği politikalar, Türkiye’yi adeta bir sömürge haline getirdi. AKP, yabancı maden şirketlerine çok düşük vergiler, uzun süreli ruhsatlar, kolay kredi imkanları, gümrük muafiyetleri ve çevresel standartlardan muafiyet gibi birçok ayrıcalık tanıdı. Bu sayede, bu şirketler Türkiye’nin altın kaynaklarını çok ucuza elde ettiler. Örneğin, Bergama Ovacık Altın Madeni’nde Eldorado Gold’un ödediği vergi oranı sadece %2’dir. Bu oran, dünya ortalamasının çok altındadır. Ayrıca, şirket bu madenden çıkardığı altını yurt dışına götürmek için hiçbir gümrük vergisi ödememektedir.

Bu politikaların sonucunda, Türkiye’nin altın rezervleri hızla tükeniyor. Bergama Ovacık Altın Madeni’nde 500 ton altının çıkarılması, Türkiye’nin toplam altın rezervinin yaklaşık %10’una denk gelmektedir. Bu 500 ton altının piyasa değeri ise yaklaşık 30 milyar dolardır. Ancak Türkiye bu altından sadece 600 milyon dolarlık bir gelir elde etmiştir. Geri kalan 29.4 milyar dolar ise Eldorado Gold’un kasasına girmiştir.

Bu arada, bu madencilik faaliyetleri Kaz Dağları’nın doğal yapısını ve bölgedeki canlıları ciddi şekilde tehdit ediyor. Maden işletmesi için Kaz Dağları’ndan binlerce ağaç kesildi. Maden atıkları ise bölgedeki su kaynaklarını kirletti. Bu durum hem bölge halkının sağlığını hem de tarım ve hayvancılık faaliyetlerini olumsuz etkiledi. Ayrıca, Kaz Dağları’nda yaşayan endemik bitki ve hayvan türleri de yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.

AKP hizmetleriyle sömürge madenciliği yapan yabancı şirketler, Türkiye’nin altın kaynaklarını talan ediyor. Bu durum, Türkiye’nin milli çıkarlarına ve çevre haklarına aykırıdır. Türkiye, altın madenciliğinde kendi kaynaklarını koruyacak, kendi teknolojisini geliştirecek ve kendi halkının yararına olacak politikalar izlemelidir. AKP’nin altın madenciliğindeki sömürgeci anlayışına son vermek için, halkın bilinçlenmesi ve mücadele etmesi gerekmektedir.

  • NHY, Deniz Çınar/ Cumhuriyet, Bir Gün, Evrensel