HDP Türkiye partisi olsun ama çok da olmasın!

HDP etnik siyaset yapmamalı. Başka çaresi yok ki, sonuçta Kürt partisi. HDP’ye Kürtler oy vermiyor yalnızca, her kesimden oy alabiliyor. İyi de daha çok Kürtler oy veriyor, yani Türkiye partisi olması mümkün değil. Etnik siyaset Türkiye’yi böler, bu yüzden terk edilmeli. Terk edemezler ama. Terörle arasına mesafe koymalı. E HDP’nin bağı var mı ki terörle? Yoktur herhalde, olsa kapatılıp yasadışı ilan edilirdi. Ama var diyorlar, olmasa derler miydi? HDP yasal bir parti, terörle ilişkisi olsa serbest faaliyette bulunabilir miydi? Hayır, ancak zaten tam olarak serbest değil. Olmamalı da. Tümüyle serbest bırakılırsa diğer partilerden bir farkı yokmuş gibi algılanır. İyi bir şey değil mi peki bu, diğer partiler gibi muamele görmesi? Hayır değil tabii ki, o zaman Türkiye bölünebilir. Bu nedenle aynı muameleyi görmemeli. Bu anayasaya aykırı bir durum diyorlar ama. Olsun, anayasaya önemli bir şey olsa da her şey demek değil. Kürtler siyaset yapmalı. Kürtler siyasi alanda bulunsa da Kürt gibi bulunmamalı. Kürtlerin siyasi alanda Kürt gibi davranmaları ülkeyi bölebilir. Buna mukabil Türkler Türk gibi davranmalı. Boşnaklar da Boşnak gibi davranmalı. O zaman ülke bölünmez. HDP’lilerin Kürt gibi davranmaması çok kritik. Bak Turgut Özal da Kürt’tü ama lafını etmiyordu. Demek ki Kürtler siyaset yapmalı ama kararında yapmalı. Eğer siyasette ölçüyü kaçırırlarsa, partileri kapatılmalı. Partiler kapatılmamalı aslında, demokratik bir yöntem değil bu. Karşı olunmalı. Ancak Kürt partisi gibi davranıyorsa kapatılmalı. Türk partisi gibi davranıyorsa kapatılmamalı. Eğer Kürt gibi davranmayan bir partiyse, o da kapatılmamalı. Bu durumda HDP kapatılmasa da, tam anlamıyla açıkmış hissi yaşamamalı. Bazen de öylece bırakılmalı parti, kendi başına, hadi bakalım ne yapacaklar! Ama Kürtlerin oyu değerli kuşkusuz. Onların oyuna talip olunsa da önemli değilmiş gibi tavır takınmaya özen göstermeli. Oy istemeli fakat istemiyormuş gibi yapmalı; böyle, yarım ağız. HDP ile ittifak yapılmalı mutlaka ancak tam manasıyla yapılmamalı. Seçim zamanı cezaevi ziyareti iyi olur. Hazır yollar cezaevine düşmüşken, birden çok ziyaret yapılıp sanki HDP için gitmemiş gibi davranmalı. Kürtlerden değil de, Kürt kökenli vatandaştan oy istenmeli. Kürtler’den oy istenmeli ama çok üstelememeli. Şöyle, sanki o anda akla gelmiş de istemiş gibi yapmalı. Hakikaten ya, siz neden bize oy vermiyorsunuz, gibi. Sanki onlar HDP’liymiş gibi oy istenirse ülke bölünebilir. Seçimden bir ay önce değil, hemen bir iki gün önce mutlaka bir jest yapmalı. İki değil, en çok bir jest. Fakat o jesti de göze sokmamalı ve Kürtlerle ilgisi yokmuş gibi sunulmalı. Herhangi bir konuda da aynı tavır sürdürülmeli. Diyelim dokunulmazlıklar kaldırıldı ve bir Kürt vekil cezaevine girdi. Olmaz ya, hayal edelim. O halde kınamalı ama biraz kınamalı. Çok kınayarak dikkat çekmemeli. Kınarken sanki HDP’ye destek veriyor görüntüsünden kaçmalı, genel bir çerçeve çizilmeli. Genel kınamalı, özel değil. Ya da diyelim bir Kürt siyasetçi ve ailesi hakarete uğradı. Eğer sıradan bir hakaretse duymazdan gelmeli. Buna mukabil çok fenaysa tepki göstermeli ama çok göstermemeli. Az göstermeli. Biraz bekleyip günün sonuna doğru tweet atılmalı. Ola ki ani ve çok tepki gösterilirse ülke bölünebilir. Temel haklar söz konusu olduğunda, özellikle HDP’lilerin şımarmasının önüne geçilmeli. İktidar yandaşı birine tanınan temel hak, bir HDP’liye de tanınarak ülkenin bekası tehlikeye atılmamalı. Yürüyüş mü yapılacak? İzin verilmemeli. Anayasada barışçıl gösteriler bir hak olarak tanınmış olabilir. Bu anayasanın sorunu. Biraz konuşabilirler belki ama yürüyemezler. Yürürlerse ülke bölünebilir, muhalefet yürüyüş yaptığı için bölünen kaç ülke var yeryüzünde. HDP yasal bir parti, doğru. O kadar değil yalnız, tam yasal kabul edilmemeli. Mecburen yasal görülmeli. Sorarlarsa “Yargı bağımsız kardeşim, ben mi kapatacağım partiyi” filan denmeli. Ama tam da denilmemeli, o zaman yargı etkilenebilir. Yargı çok güzel bir organ. Yasama da çok güzel bir organ. Yürütme ha keza. Güçler ayrılığı klasik demokrasinin temeli, kuşkusuz abartmamak kaydıyla. Güçleri birbirinden fazla ayırdığınızda ülke bölünebilir. Bu nedenle ölçülü ayrılmalı. Baktın olmuyor, hemen birleştirilmeli. Kul yapısı nihayetinde. HDP mecliste bulunabilir. Barajı geçmesin diye her şeyin yapılması, geçerse kabullenilmemesi ve kapatmaktan beter edilmesi kaydıyla. Seçim yaklaşınca HDP’nin iktidarla ittifak yapacağı dedikodusuna başlanmalı. Ama çok değil, az yapılmalı dedikodu, zira o oylara herkesin ihtiyacı var. Bazen bazı süreçler başlatılabilir tabii. Diyelim barış süreci. Çok başlatılmamalı bu süreçler, az başlatılmalı. Uzatılmamalı kesinlikle. Diyelim uzar gibi oldu, hemen sona erdirilmeli. Süreçte HDP’ye iyi davranılabilir ama çok değil, biraz iyi davranılmalı. Süreç sona erince kötü davranılmalı. İsteyenler, sona ermeden de kötü davranabilmeli, bu konuda herhangi bir sınırlamaya gerek yok, anti-demokratik olur. Kötü davranırken Kürt kökenli kardeşlerimizi kırmamaya özen gösterilmeli. Bu esnada sık aralıklarla “Ne istiyor bu Kürtler” sorusu yöneltilmeli. Ama çok da yöneltilmemeli ve yanıt beklenmemeli. Kürtler’in siyasette bulunması önemli. Tam değil, biraz önemli. Çeyrekle yarım arası gibi. Ne fazla ne hiç. Az işte. Kararında. Siyaset yapmalılar mutlaka. Hiç kimse olmasınlar demiyor. Olmalılar. Misal, Hikmet Çetin. Bu durumda HDP de mecliste olabilir belki ama siyaset yapmamak kaydıyla. Siyaset yaparsa huzur kaçar. Bir siyasal partinin siyaset yapması gerektiği şart olmadığı gibi, kesinlikle yasal bir zorunluluk da değil. SPK’de ‘partiler mutlaka siyaset yapmalıdır’ nevi bir düzenleme var mı, yok. HDP seçmeni maskesini takmak kaydıyla yürüyüş de yapabilir herkes gibi. Şimdi, HDP’ye oy vermiş biri çıkıp sahilde yürüdü diyelim, kim karışır buna. Ancak siyasi faaliyet olarak yürümek doğru değil. CHP’liler yürüyebilir. HDP’liler yürümemeli. Çünkü HDP’liler CHP’li değil. Şuncacık mantığı kuramayan, ne siyaset yapmalı ne yazı yazmalı. Siyaset elbette Kürt kökenli vatandaşlara da serbest. Ancak Kürt gibi davranan Kürt kökenlilere, eğer ikametleri Toledo’da değilse fazla serbest değil. Biraz serbest.

Demokrasi, özgür basın, güçler ayrılığı, serbest siyasi faaliyet, temel hak ve özgürlükler vs. çok önemli. Abartılmaması kaydıyla. Ölçülü olmalı. Azla çok arası, orta karar. Ortalamadan biraz daha az sanki. Fakat çok az da değil, ikisinin arası. Çeyreğin biraz üstü, yarımın az altı gibi. İşte tam o zaviyede demokrasi çok güzel bir şey olur. HDP’li arkadaşlarım da var. Çok değil ama… 
Kaynak: Diken     
Yazarın sayfamızdaki diğer yazıları