back to top
Ana Sayfa Haber Ekonomi KKM Sona Erdi, Ekonomide Açtığı Yaralar Kaldı

KKM Sona Erdi, Ekonomide Açtığı Yaralar Kaldı

Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulaması resmen sona erdi ancak ekonomistler, sistemin yarattığı gelir adaletsizliği, kalıcı enflasyon baskısı, yüksek faiz ve sanayide rekabet kaybının Türkiye ekonomisini uzun süre etkilemeye devam edeceği uyarısında bulunuyor.

Bir Deneyin Sonu, Bir Mirasın Başlangıcı

İktisatçı akademisyen, Bilkent Üniversitesi öğretim üyesi ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) eski başekonomisti Hakan Kara, KKM’nin sona ermesini mevcut ekonomi yönetiminin “en doğru adımlarından biri” olarak nitelendirdi. Ancak Kara’ya göre asıl mesele, uygulamanın bitmesinden çok geride bıraktığı yapısal hasar.

Aralık 2021’de döviz talebini frenlemek amacıyla devreye alınan KKM, kısa vadede kur artışını baskılasa da, uzun vadede kamu maliyesi ve para politikası üzerinde ağır bir yük yarattı. Sistemin maliyeti doğrudan ve dolaylı biçimde bütçeye, Merkez Bankası’na ve nihayetinde topluma yayıldı.

Gelir Ve Servet Dağılımında Derinleşen Bozulma

Ekonomistlere göre KKM’nin en kalıcı etkilerinden biri gelir ve servet dağılımındaki bozulma oldu. Sistemin sunduğu kur garantisi, ağırlıklı olarak yüksek mevduata sahip kesimleri korurken, düşük gelir grupları hızla yükselen enflasyon karşısında korunmasız kaldı.

Bu durum, sermaye sahipleri ile ücretliler arasındaki makası daha da açtı. KKM kaynaklı transfer, klasik bir vergi mekanizmasıyla değil, enflasyon ve kamu kaynakları üzerinden dolaylı bir yeniden dağıtım yarattı.

Enflasyon, Faiz Ve Para Politikasında Tahribat

KKM, enflasyonu düşürmek yerine ertelenmiş bir baskı yarattı. Kur artışı geçici olarak sınırlansa da, bunun bedeli genişleyici likidite politikaları ve kamu garantileriyle ödendi. Sonuçta enflasyon yapışkan hale geldi.

Bu miras, yeni ekonomi yönetimini yüksek faiz politikasına zorlayan temel faktörlerden biri oldu. Para politikasının kredibilitesi zedelenirken, Merkez Bankası uzun süre fiyat istikrarı dışında hedefler taşımak zorunda kaldı.

Değerli TL, Zayıflayan Sanayi Ve İhracat

KKM’nin dolaylı sonuçlarından biri de değerli Türk lirası politikası oldu. Kurun yapay biçimde baskılanması, ithalatı ucuzlatırken sanayi üretimini ve ihracatçı sektörleri baskı altına aldı.

Özellikle emek yoğun ve düşük kâr marjıyla çalışan sektörlerde rekabet gücü zayıfladı. İhracat artışı yavaşlarken, sanayi üretimi büyüme motoru olma niteliğini kaybetti. Ekonomistler, bu etkinin orta vadede cari denge ve istihdam üzerinde kalıcı izler bırakabileceğini vurguluyor.

“Doğru Adım”, Ama Geç Gelen Bir Çıkış

Hakan Kara’nın da işaret ettiği gibi, KKM’den çıkış kaçınılmaz ve doğru bir adımdı. Ancak uygulamanın süresi uzadıkça maliyet büyüdü, politika alanı daraldı.

Bugün gelinen noktada, KKM sona ermiş olsa da; yüksek enflasyon, yüksek faiz, bozulmuş gelir dağılımı ve kırılgan bir üretim yapısı, Türkiye ekonomisinin önündeki temel sınamalar olarak varlığını sürdürüyor.


  • NHY / Hakan Kara – X (eski adıyla Twitter) paylaşımı, TCMB ve ekonomi çevrelerinin değerlendirmeleri

Nokta Haber Yorum sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.