Türkiye’de Eğitim Sorunlarına Sosyolojik Bakış

(Öğrenciden Kaynaklı Sorunlar) 

Öğrencilerin büyük bir çoğunluğunda amaç eksikliği vardır. Birçok öğrenci neden okuması gerektiğini anlamamış değil, okula niçin geldiğini bilmiyor. Amaçsız, hedefsiz bir şekilde okula gelen öğrencilerde ciddi derecede motivasyon eksikliği görülmekte, bu durum başarısızlığı beraberinde getirmektedir. Bu durumda olan öğrenciler, eğitimin bir işe yaramadığını düşünmektedir.

Öğrencilerin yeterli düzeyde beslenme alışkanlıklarının olmaması veya beslenme konusunda bilinçsiz olması sağlıklarını etkilemektedir. Öğrencilerin büyük bir çoğunluğu abur-cubur, feast food yemekler sevmektedir. Böylece son dönemlerde obez öğrenci sayısı gittikçe artmaktadır. Sağlık sorunlarıyla boğuşan öğrenci, okulu ikinci plana atmaktadır.

Öğrencilerin  okuma, araştırma, düşünme, uygulama konusunda  yeterince bilinçlendirilmemeleri, yönlendirilmemeleri veya bilinçlendirildiği ve yönlendirildiği halde bu konularda yetersiz kalması özellikle sınav başarılarını olumsuz etkilemektedir. Hiç kitap okumayan öğrenciler var. Öğrenciler zamanının büyük çoğunluğunu mobil oyunlara ayırdığı için kitap okumuyor, gerekli düşünme bilincine sahip olamıyor. Son dönemlerde mobil oyun bağımlılığı öğrencileri hepten okuldan uzaklaştırmıştır.

Taşımalı eğitim  uygulaması kapsamında taşınan öğrenciler, yatılı olarak pansiyonlara yerleştirilen öğrenciler ile Merkez Okul öğrencileri  arasındaki seviye farklılıkları ve ulaşım problemleri fırsat eşitsizliği doğuruyor. Bu durum her ne kadar öğrenciden kaynaklı bir durum olmasa da öğrencinin başarı durumunu olumsuz etkilemektedir.

Öğrencilerin ilgileri dışında, yetenekleri olmayan konularda sorumlu tutulmaları ve bu konuda eğitim görmeye zorlanmaları motivasyonunu düşürmektedir. Resim, müzik, spor vb. alanlarda yeteneği olmadığı halde eğitim görmeye zorlanması diğer derslere karşı da ilgisini azaltmaktadır.

Devamsızlık sorununun varlığı ve devam takip uygulamasının yetersizliği veya ne kadar devamsız olursa olsun Bakanlık tarafından alınan kararla öğrencinin bir üst sınıfa geçirilmesi ciddi bir sorundur. Öğrencilerin devamsızlıkları artıkça eğitimden uzaklaşmaktadır. Öğrenci devamsızlıktan kolay kolay sınıfta kalmayacağını bildiği için bütün çabalara rağmen bazı öğrencilerin okula devamı sağlanamamaktadır. Çünkü hemen hemen her yıl bu konuda bir karar alınmakta ve öğrenci bir üst sınıfa geçirtilmektedir.

Sınav kaygısı; öncesinde öğrenilen bilginin sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine yol açan yoğun kaygı olarak tanımlanır. Öğrencinin sınav kaygısının yüksek olması, öğrenci başarısını olumsuz etkilemektedir.

Öğrencinin derslerini derste yeterince öğrenmemesi, kaynak, araç ve gereçlerden yeterince yararlanamaması(yararlanmaması) başarısını olumsuz etkilemektedir. Bu durum ağırlıklı öğrenci kaynaklı olduğu gibi öğretmen kaynaklı da olabilmektedir.

Ders çalışma sürelerinin, ders dışı etkinlik sürelerinin ve sosyal ortam sürelerinin planlanamaması sonucu bu anlamda yetersizlikler doğurmaktadır. Öğrenci programlı çalışmamakta veya çalışamamakta böylece ders çalışmalarında verimli olamamaktadır.

Öğrencilerin başarılı sayılan okullara farklı yöntemlerle kaydedilmesi diğer okulların kenar okul sayılmasından bu okullarda okuyan öğrencilerde motivasyon eksikliği yaratmaktadır. Kenar mahalle okulunda okuyan öğrenci kendini tali planda görmekte, böylece eğitime ilgisi azalmaktadır.

Arslan ÖZDEMİR