Ekonomik Krizin Başlıca Nedeni Tek Adam Rejimi

Bugün açıklanan resmi verilere göre Türkiye’nin 2018 yılı ekonomik büyüme hızı % 2.6. Bu hız çok yetersiz, özellikle istihdam açısından. Çünkü işsizliğin aşağı çekilebilmesi için Türkiye ekonomisinin yaklaşık % 6 büyümesi gerekiyor. % 2.6 ile işsizliğin artması kaçınılmaz.

Daha önemlisi 2018 yılı içindeki her çeyrek yıllık dönemde büyüme hızı giderek aşağıya düştü. Her ne kadar yıllık hız % 2.6 ise de, sadece son çeyreğe bakarsak, bir önceki yılın aynı dönemine göre üretim % 3 azalmış durumda. Buna negatif büyüme, daha basitçesi küçülme diyoruz. 2018’in son çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre hanehalkı tüketimi % 8.9 daha düşük. En önemlisi yatırım harcamalarındaki düşüş % 12.9.

Her ne kadar Maliye Bakanı “en kötü geride kaldı” diyorsa da, 2019 için büyüme tahmini sadece % 2.3. Demek ki, bu yıl da istihdamı artırıcı bir büyüme beklenmiyor. Ayrıca enflasyonun %20’ye yakın bir seviyeden 2019 içinde tek haneye inmesi en iyi ihtimalle bile olanaksız. Bu da faizlerin yeterince düşmeyeceği ve yatırımların kolay kolay artmayacağı anlamını taşıyor.
Maliye Bakanı herhalde yüzüncü defadır aynı iddiayı tekrarlıyor: Krizin nedeni “tarihin en ciddi spekülatif saldırısı” imiş. Hiç de öyle değil. Temeldeki neden Türkiye’nin ithalata bağlı büyüme modeli, bunun yarattığı sorun kronik ve yapısal, ancak son döneme özgü ilave bir neden var , o da tek adam rejimi.

Bu rejim farklı düşünce istemiyor, muhalif ses istemiyor, liyakatten önce itaat istiyor. Ondan dolayı Ali Babacan’ı, Mehmet Şimşek’i tasfiye etti, Merkez Bankası yönetimin aylaraca azarladı. sonuçta ne oldu? Merkez Bankası’nın adım adım ve daha küçük ölçüde yapılmasın önerdiği faiz ayarlaması şok biçiminde ve aşırı sert büçimde uygulamaya kondu.

Aslında bu, ülke tarihinin en büyük ekonomi politikası fiyaskolarından birisidir. Patates , soğan konuları da ayrıca önemlidir, onlarda da yıllardır süren yanlışların birikimi söz konusudur.

Şimdi tüm toplum kesimlerine öncelikle bu ekonomik krizin nedenlerini ve sorumlularını anlatmak ve açıklamak gerekmektedir.

Muhalefeti terör içinde gösterme çabaları, Gezi’nin intikamını alma çabaları, son derece yüksek katılımlı feminist yürüyüşünü engelleme ve karalama çabaları hep dikkatleri dağıtma, tepkileri önleme amacına dönüktür. Toplumun önemli bir kesimi için de bardak taşmıştır.