Barack Obama ‘A Promised Land’ adlı kitabında Erdoğan için ne dedi?

“Demokrasi ve hukukun üstünlüğüne bağlılığı, sadece kendi iktidarını koruduğu sürece var olacak gibi güçlü bir izlenime sahiptim”…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ilgili bu sözler Amerika Birleşik Devletleri’nin eski Başkanı Barack Obama’ya ait.

Obama’nın, kendi gözünden dünya liderlerini anlattığı kitabı ‘A Promised Land’ (Vadedilmiş Toprak) bugün raflarda yerini aldı.

Eski Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’den Rus lider Vladimir Putin’e, Çin eski Devlet Başkanı Hu Jintao’dan Almanya Şansölyesi Angela Merkel’e kadar dünyayı bir dönem ve hala yöneten siyasileri hem fiziksel hem de karakter yönüyle şiirsel bir dille anlatan Obama, Erdoğan’ı ‘candan’ biri olarak gördüğünü aktardı.

ABD’nin eski Başkanı Obama, kitabında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve diğer dünya liderleri için şu ifadeleri kullandı:

“Şahsen, Erdoğan’ı cana yakın ve ricalarıma yanıt veren biri olarak buluyorum. Ancak ne zaman onu dinlesem, uzun boylu cüssesi biraz kamburlaşır, keskin sesi alınmalara ya da yakınmalara karşı yükselirdi. Demokrasi ve hukukun üstünlüğüne bağlılığı, sadece kendi iktidarını koruduğu sürece var olacak gibi güçlü bir izlenime sahiptim”.

Rusya Devlet Başkanı (dönemin Başbakanı) Vladimir Putin

“Fiziksel olarak dikkat çekici. Kısa ve tıknaz, tıpkı bir güreşçi gibi. İnce kum sarısı saçlar, belirgin bir burun, beyaz tenli ve dikkatle bakan gözler. Hareketleri çok rahattı ve sesinde bir umursamazlık vardı. Bu durum, etrafında her daim maiyetinde çalışanlar ve yalvaranlarla çevrildiğine alışık olduğunu gösteriyor.”

Dönemin Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy

“Kısa boylu, esmer, etkileyici ve belirsiz Akdeniz insanına özgü yapısıyla (yarı Macar ve çeyrek Yunan Yahudisiydi) Toulouse-Lautrec tablolarındaki karakterlere benziyordu. Boyu 1.63 civarındaydı ancak kendisini uzun göstermek için ayakkabısında topuk yükseltici kalıplar kullanıyordu.”

“Sarkozy ile sohbetler önce eğlenceli başlar sonra da çileden çıkarıcı bir hale dönüşürdü. Ellerini çok kullanırdı. Konuşurken göğsü tıpkı bir horoz gibi kabarır ve içeri girerdi. Yanında her zaman bir tercüman vardı. Bu tercüman çeviri yaparken Sarkozy’nin tüm ses tonlaması ve hareketlerini taklit ederdi. Sürekli, sanki konuşmadan kendine bir pay çıkarmak ister gibi bir hali vardı.”

Almanya Şansölyesi Angela Merkel

“Merkel’in gözleri büyük, parlak ve maviydi. Bakışları hayal kırıklığından, neşeye ve hüzne dönerdi. Aksi takdirde onun huysuz görünüşü anlamsız, analitik açıdan duyarlı gibi gösteriyordu.”

Dönemin Çin Devlet Başkanı Hu Jintao

“Konu ne olursa olsun önceden hazırlanmış uzun metinler okumayı severdi. İngilizce çeviri için uzun süre beklemesi, bu sözlerin önceden hazırlandığını gösteriyordu. Birçok kez, ‘elimizdeki kağıtları değiş tokuş edip boş zamanlarımızda okuyarak birbirimize zaman kazandırabiliriz’ demek istedim.”

Yazarın sayfamızdaki diğer yazıları