Aydın ve Söke Ovalarının Kirleticilerini Şöyle Sıralanabilir.(*)


—  Büyük Menderes ırmağının ağır metal kirliliği Aydın ve Söke ovalarının tarım arazilerini kirletmektedir. Adı geçen ağır metaller şunlardır: Cr (Krom), Mn (Mangan), Fe (Demir), Cu (Bakır), Zn (Çinko), Cd (Kadminyum), ve Pb (Kurşun)’dur.  Birçok üründe adı geçen ağır metal kalıntılar görülmektedir.

—  Büyük Menderes ırmağı belediyelerin evsel atıkları ile Fabrikaların sıvı ve katı atıkları ile Menderes suyu aşırı kirlenmiştir.

—  Büyük Menderes suyu ile tarım sulaması yapılmayacak düzeyde kirlenmiştir.

—  Ağaçlardaki haşere ve yabani otlara karşı kullanılan sıvı ilaçlarla toprak ve sular kimyasal atıklarla kirlenmektedir.

Tarım arazilerinin aşırı gübre kullanılarak Nitrat ve Fosfor toprak kimyasının bozulmasını sağlamıştır.

  • Taşocaklarının işletilmesindeki patlatmalar ve kesimde kullanılan sıvıların çevresine ve havada yarattığı kirlilik.
  • Kömür ocaklarının işletilmesinde açığa çıkan tozlar ve yıkanmadan dolayı kullanılan suyun açık derelere bırakılarak kirliliğe neden olması.
  • Kuvars madeninin çıkarılmasında havaya karışan Kuvars tozları çevreye zarar vermekte. Feldspat Ocaklarına 8700 hektar alan işletmeye açılma ruhsatı verilmiştir. Feldspat bir mineral gruptur. İçinde Sodyum, Potasyum, Kalsiyum, Lityum, Baryum ve Sezyum içeren Alüminyum Silikatlardır. Bunların toz şeklinde havaya karışmasının yaratacağı sakıncalar ve tehlikeler çok açıktır.
  • Çimento fabrikasının baca dumanlarının ve tozlarının yarattığı havayı, suyu ve çevrede yarattığı kirlilikler. Taş ve kil ocaklarının çalıştırılmasıyla ayrıca yaratılan kirlilik.
  • Seramik fabrikası, Zeytinyağı Fabrikaları, Tekstil fabrikaları ile Çırçır Fabrikalarının toz ile havayı, atık suları ile toprağı ve suyu kirletmesinin yanında havaya bırakılan buhar ve gazlarla, havada SERA etkisi yaratmaktadır.
  • Araçların seyri ile egzozlarının açığa çıkardığı duman ile havaya Karbon monoksit (CO), Azot oksit (NO), Hidro karbon (HC), Kurşun tetra peroksit ve diğer oksitler salarak havanın kirlenmesi, sanayi sitelerindeki yağların yarattığı kirlilik çevreyi, suyu, toprağı kirletmektedir.
  • Jeotermal enerji elde etmek için, yeraltında çıkarılan 200 derecenin üzerindeki suyun enerji üretimi için kullanıldıktan sonra, bu suların doğaya herhangi bir tedbir almadan bırakılması ile oluşan kirlilik.
  • Bu sularda ağır metallerin bulunması yanında bu sıcak suların aktığı alanlardaki bitki ve mikroorganizmaların ölümüne neden olmaktadır.
  • Jeotermal sularda doğaya Borik asit, Arsenik, Karbondioksit (CO2), Hidrojen Sülfür (H2S), Amonyak (NH3), Azot (N2), Hidrojen (H2), Civa (Hg), Bor buharı (b), Radon (Rn) ve Metan (CH4) gibi Hidrokarbonlardan oluşun ağır metaller doğaya ve çevreye yayılmaktadır.
  • Ayrıca soğutmada kullanılan ve ısınan suların hemen doğaya bırakılması, doğadaki mikroorganizmaların ve diğer canlıların kıyımına neden olmaktadır.
  • 1. Derece tarım arazilerinde bina yapımının yasak olmasına rağmen, ovada fabrikalara ve bazı işletmelerin imarına izin verilmesi sonucu tarım arazileri elden çıkmaktadır.
  • Ovada bazı işletmeler Valilikler tarafında ÇED dışı bırakılarak imara açılmaktadır. Buda tarım arazilerinin elden çıkmasına neden olmaktadır.
  • 1. Derece Tarım Arazi olan ovada Didim-Pamukkale Turizm yolu 40 metre genişliğinde yapılarak ovada yeni bir tahribat ve tarım arazisi elden çıkarılmak üzeredir.
  • Bu otoyoldan dolayı binlerce ağaç kıyımı yaşanacak.
  • Kisir Köyü kırsalında önceden yapılan Uranyum araştırmalardan dolayı açık bırakılan kuyulardan açığa çıkan Radyasyon yörede yaşayan İnsanlarda ve diğer canlılarda Kanser vakalarını artırmıştır.
  • Radyasyon ölçümlerinde normal değerlerin onlarca kat fazlalıkta değerler görülmektedir.
  • Normal değer olan 0.25 mSv (mikro sievert) yerine 20- 25 mSv değerler tespit edilmiştir.
  • Tarlalara bırakılan Büyük Menderes suyuyla topraktaki gübre ve ilaç atıklarının süzdürme yoluyla yüzeyin temizlenme işi, hem Büyük Menderesin taşıdığı ağır metallerin tarlalara gelmesini, hem de yüzey atıkların yer altı sularına karışmasına neden olmaktadır. Tüm bu sıraladığımız nedenler Aydın ve Söke ovalarını aşırı şekilde kirletip, çevreyi zehirlemektedir. Yaşam alanımız olan bu yakın çevremize sahip çıkmak birincil görev olarak önümüze çıkmaktadır.

(*)-Bu yazı 2016 15 Nisanında yayınlanmıştır. O zaman biz bu Didim Pamukkale Turizm Otoyoluna işaret etmiştik. İşte şimdi yapılmaya başlanacak. Ama bu güzelim ovanın yapısını büyük oranda tahrip edecektir.

Ayrıca o zaman hala gündemde olmayan yeni yıkım projeleri de devreye girmiştir.

Öncelikle Söke’deki Biyokütle Enerji Santrali, Çimento fabrikasındaki Atık Lastikle çalışan Termik Santral, Yeni devreye giren Kağıt Fabrikası ve ona enerji sağlayacak olan atıkla çalışacak Termik Santrali ile Doğalgaz Çevirim Termik santrali ile ovalarımızın çevre sorunları ve kirlilik yükü daha da artmıştır. Peş peşe ormanlık alanlara sıralanmış RES’ler ile ormanlık alanlarda aşırı tahribatlar yaşanmaktadır. Yaban hayvanlarının barınma alanları ellerinden alınmaktadır. Çevre sorunları katlanarak ve katmerlenerek artmaktadır.