Kemal Kılıçdaroğlu, ‘kaçışın anatomisi’ diyerek açıklamalarda bulundu

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ‘kaçışın anatomisi’ diyerek işaret ettiği açıklamasını Twitter hesabından paylaştı.

CHP lideri, para akışları ve belgelerinin ellerinde olduğunu söyledi, 1 milyar doların Ensar ve TÜRGEV tarafından ABD’ye transfer edildiğini ifade etti.

Kılıçdaroğlu özetle şunları kaydetti: “Sarı bürokratlar; sizler devleti kanun dışı talimatları uygulayarak adeta bitkisel hayata soktunuz. Bu süreçte kendinizi de bitirdiniz. Öncelikle birazdan açıklayacağım şey
skandalla yolsuzluklara dikkat çekmek değildir. Bunların ne olduğunu sağır sultan da biliyor. Amacım komaya sokulan bu devleti uyandırmaktır. Komaya sokulan bu devi uyandırmak ve çalışır hale getirmektir. Ama size de bir iyilik yapıyorum sarılar. Bu suç gemisinden inin kurtarın kendinizi. Ufak cezalarla kurtulun. Bugün içlerinden vahim birini açıklıyorum.

‘Belgeler elimizde’

Belgeler elimizde. Para akışlarının hepsi elimizde. Anlatayım. Bir vakıf kurduruyorlar Amerika’da. Neden Amerika? Ülkeyi Kataristan’a dönüştürenler Katar’a gider diye beklersiniz ya, biliyorlar ki o ülkelerde hukuk yok. İlk uçakla geriye gönderirler bunları.

Amerika kanunlarının arkasına ise gizlenebilirler. Orası hukuk devleti. Yani hukuksuzlukla yok ettikleri ülkede hukuka sığınmak için ABD’ye kaçmak istiyorlar. Kendileri için yeni bir Pensilvanya yaratmanın peşindeler.

‘Vakıf yönetimi Erdoğan ailesine ait’
Peki ne yapıyorlar? Paravan bir vakıf kuruyorlar. Başına bir Amerikan vatandaşını koyuyorlar. Ama vakfın asıl yönetimi Erdoğan ailesi üyelerine ait. Şimdi isim vermeyeyim. Belki kendileri söyler.

Aile içi işlerine karışmayın. Şimdi; bu paravan yapının izin çıkarma hakkı kazanması için paraya ihtiyacı var. Türkiye’den iki vakıf seçiliyor. Öğrenciler için kurulmuş süsü verdikleri vakıflar… Bu vakıfların asıl var olma sebeplerini de bugün öğreneceksiniz. TÜRGEV ve Ensar.

Bu vakıflar başlıyor paraları bir Amerikan vatandaşına göndermeye. 20 milyon dolar. Bir 10 milyon dolar. Bir 20 milyon dolar. Bir 10 milyon dolar. Bir TÜRGEV, bir Ensar, bir TÜRGEV, bir Ensar… Durmuyorlar. Para gönderimi listesinin sonu yok.

‘Dökümleri elimizde’

Hepsinin dökümleri elimizden. Sevgili halkım, 1 milyar lirayı şıp diye transfer ediyorlar Amerika’ya. Ensarcığım, TÜRGEV’ciğim… Bu paraları size kim verdi? Siz bu paraları nereden buldunuz? Siz bu paraları neden Amerika’ya sürekli transfer ediyorsunuz? Bu dövizleri neden Amerikalara taşıyorsunuz? Paralel hayatlar kurma görevini size kim verdi?

Gelelim Amerika’ya kaçmaya hazırlananlara… Yeni iktidarın sizi orada rahat bırakacağını mı düşünüyorsunuz? Vallahi çok fena yanılıyorsunuz.

Erdoğan, çık söyle. Bu para gönderttiğin paravanın başında senin ailenden kim var? Çık söyle. Aileden kim gönderiyor bu paraları? Ve yine ailenden kim alıyor bu paraları karşı tarafta, yani Amerika’da? Çık anlat. Çekinme.

Belediyelerine seslendi

Son olarak halkın belediyelerine sesleniyorum. Bu paravan derneklerden kurtulmak isteyen evlatlarımıza sahip çıkmak boynumuzun borcudur. Bu derneklerden kurtulmak isteyen evlatlarımıza sahip çıkın. Yurtlarınıza alın. Onlar masum, onlar suçsuz. İşte sevgili halkım, emekliye bu yüzden para yok. Bu yüzden bir litre süt 20 lira.

Bu yüzden dört milyon abonenin elektriği kesiliyor. Bu ülkede çocuklar bu yüzden yatağa aç ve karanlıkta giriyor. Bu yüzden ekmek bulamıyor. İnsanlarımız bu yüzden mağdur.

Uyan ey halkım, artık uyan. Onlar kaçacakları yerin yolunu yaparken senin gidecek bir yerin yok. Bizim başka memleketimiz yok. Artık uyan, kaldır kafanı ve bize katıl.”

Kılıçdaroğlu ne demişti?

Meclis’teki grup toplantısında konuşan CHP lideri, “Kaçmanın hazırlıklarını hızlandırdılar” demiş, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ‘vakıf süsü verdiği kurumlarla yurt dışına devasa paralar aktardığını’ öne sürmüştü.

Kılıçdaroğlu, “Bu yurt dışındaki vakıfların başında da Erdoğan’ın aile bireyleri var. O yabancı ülkelerde oturma ve çalışma izni çıkarmak istiyorlar” ifadesini kullanmış, saat 22:00’deki açıklamasına işaret etmişti.

CHP lideri, bahsettiği ‘kaçış’ın birkaç yüz kişiyle sınırlı olduğunu kaydetmişti.