Katolik Dünyası, Kilise Din Adamları, Laik Fransız Cumhuriyeti


“Siz hepiniz bu sucun bedelini ödeyeceksiniz”
Francıos Devaux

Katolik Rahip tarafından tecavüze uğrayan bir   Katolik Kilisesi kurbanı

Rahipler tarafından tecavüze uğrayan bir Kilise Kurbanı.

5 Ekim’de Katolik Kilise Rahiplerinin işledi tecavüz olaylarını araştıran 485 sayfalık bir rapor yayınladı.

Raporda 1950 yılından buya Fransa da Katolik kiliselerinde Rahip ve din adamlarının 330 000 çocuk ve genç erkeklere tecavüz ettiği belgelendi.

Fransız Burjuvazisi 150 yıl (3 Nisan 1871) önce Paris Komününün tüm mal varlıkları ve yönetim yetkilerin elinden alıp tarihin araştırma dosyalarına koyduğu Kilise ve Dini otoriteyi bir kez kurtarmıştı.

1905 kadar burjuva iktidarı işçi ve yoksullara karşı koruyan güçlendiren Kilise ve Din adamlarına bu yardımının bedelini ödemiş, bu tarihte Kilise Devletten ayrılmıştır diyerek yönetim mekanizmasının dışına atmıştı. Güçler ayrılığına dayalı Laik Parlamenter Sistemlerine Din -Kilise destekleyici- Koruyucu halkı da avutarak kapitalist sistemin erdemlerine inandırıcı bir vaaz kurumu olarak hep yedeğinde/içinde tuttu.

3 Ekim’de yayınlanan raporda Katolik Rahip Din adamlarının   1950 den bu güne 330 000 erkek çocuk-gence tecavüz ettiği açıklanıyor.

Bu yeni bir şey değil elbette. Ne Katolik dünyasına ne de sadece Fransa’ya ait bir şey. Tüm Dinlerde ve onun kurumlarında Kilise Cami Havra vs… ortaçağdan beri olan ve bilinen bir olay.

Bugünkü raporla da ortaya çıkan şey kilise ve  din adamları, dini kurum ve kişilerin yargılamaz/dokunulamaz  olduklarının kanıtlanmasıdır..

Karikatür 3 Nisan 1871 için çizilmiş

Fransa 1871 de 2 ay gibi kısa bir süre (Paris’te) gerçek Laik  bir idare gördü ve 1905 yasası ile   “resmi olarak” laik bir ülkeye dönüştü….

Böyle bir ülkede bu tarihten itibaren   Katolik Kilisesi ve din adamları yasaların üzerinde ve dışında yaşamını ve tecavüzlerini sürdürdü..

Laik Fransız Cumhuriyeti 1950 tarihinden itibaren 10 cumhurbaşkanı gördü.

Son 15 yıl içerisinde 10 cumhurbaşkanından ikisi Laik Cumhuriyet Yasalarınca yargılandı ve mahkûm edildi.

Jaque Chirac 2011 yılında (Paris Belediye Başkanı iken) sahte evraklarla işçi çalıştırmaktan (emploıs fıctıfs) 2 yıl hapis cezası aldı. Ceza tecil edildi. Kesinleşen hapis cezasına karşı hirac bir üst mahkemeye itiraz etmedi. Cezası tecil ile uygulandı.

Nicolas Sarkozy Bir çok davadan halen yargılanmakta. Sarkozy 2007 Başkanlık seçimleri sırasında seçim kampanyası için yasal harcama sınırı olan 20 Milyon avroluk harcamanın üzerine çıktı.  Kampanya süresince 40 Milyon avro harcayan ve harcama sınırı üzerindeki miktarı da sahte evraklarla gizlemeye çalışan Sarkozy geçtiğimiz haftaki duruşmada 1 yıl hapis cezası aldı. Cezaevine gönderilmese de evinde 1 yıl elektronik kelepçe takarak cezasını çekecek. Sarkozy bir üst mahkemeye başvuracak, ancak devam eden davaları da göz önüne alındığında pek şansı olmadığı yorumları yapılıyor.

Burjuvazi hizmetinde olanları hizmet sırasında değil hizmet bitiminden sonra (ki bu burjuvazinin altın kuraldır) cezalandırabiliyor. 1950’den bu yana 10 Cumhurbaşkanından ikisinde gördük bunu.

Ancak aynı dönem içerisinde Katolik Kilisesi ve suça bulaşmış binlerce din adamlarından her hangi biri mahkeme karşısına çıktığı haberine rastlanmış değil. 330 000 masum çocuk ve gence tecavüz eden Rahip, Kardinal bırakın hapis cezası almasını mahkeme önüne çıkıp ifade veren olmadı.

Burjuva yönetimleri dini otoriteler karşısında kendi sadık yöneticilerine karşı olduğu kadar bile doğru yerde durmayı başaramıyorlar…