Guguk Kuşu Filmi İzleme Rehberi ( : Psikoseramikler)

Kahraman aradığımız her yerde, bir de kurtaracağı masumlar ararız. McMurphy adına bahse girerim ki, ekseriyetimiz için bu masumlar, akıl hastası olarak etiketlenenler yani koğuşun saykoseramikleridir. Oysa onlar masum değil, iğdiş edilmiş tehlikeli korkaklardır. Her birisi kombinenin bütün kötülükleriyle donatılmış birer canavardır.

Onlar deli oldukları için değil, akıllı oldukları için oradadır. Mesela onların içinde Harding adında bir muhterem vardır ki, bizim coğrafyalarda onun kapasitesinde bir düşünür, bir filozof bulamazsınız ama o da karısının aşağılamalarından kaçarken Büyük Hemşirenin aşağılamalarına toslamıştır ve “Her zaman hemşire gibi güçlü bir kurda ihtiyacımız var. Bize yerimizi, ne olduğumuzu öğretecek bir kurda…” diye itirafta bulunur.

Bu akıllılar, bitkisel hayattakilerle birlikte aynı koğuşta tutulurlar, delilik yaparlarsa neye benzetileceklerini görsünler diye. “İyileşebilir” damgasıyla gelip iyileşemez kılınan Ellis, masadan kaldırdıkları biçimiyle, “kolları iki yana açık” çarmıha çivilenmiş, pantolon paçasından işeyip duruyor orda. “Ne zaman iyileşebilirlerden biri canını sıksa, Büyük Hemşire eliyle (Ellis gibi) iyileşemezleri gösterip iyi çocuk olmasını ve iyileşmesi için tasarlanmış davranış kurallarına uyum sağlamasını, ancak böyle yaparsa sağlığına kavuşabileceğini, yoksa onların arasına katılacağını söyler.”

Koğuştaki akıllılardan biri de annesinden ölesiye korkan ve kendi biyolojik erkekliğini yaşamaya yeltenmesi, intiharıyla neticelenen kekeme Billy Bibbit’tir. Büyük Hemşirenin sevgili dostu olan ve “saçları birkaç ay içinde sarıdan maviye, maviden siyaha, siyahtan tekrar sarıya dönen” Billy’nin annesi, “ben büyüdüm artık anne” diyen Billy’ye, “dudaklarını büzüp burnunu kırıştırarak, dilinin eşliğinde havaya sulu bir öpücük göndererek, tatlım ben orta yaşa gelmiş birinin annesine benziyor muyum?” der.

Belki de Billy’yi intihara sürükleyen sevgi ve şefkat gösterisinden bahsetmenin tam sırası; Büyük Hemşire ‘Ratched Ana’, Billy’yi kızla yakalar: “Ah, Billy, Billy… Böyle  bir  kadın… Adi… Kötü… Üstelik boyalı… Beni asıl tasalandıran şey nedir biliyor musun, Billy? Zavallı anacığın, olanları nasıl karşılayacak acaba?..”

Hemşire, bir anne şefkatiyle onun omzunu ve başını okşayarak büroya yollar, bir yandan da “Zavallı çocukcağız, zavallı çocukcağız” diye mırıldanmaya devam eder. Ve odadan zavallı çocukcağızın ölüsü çıkar.

Onların hepsi de isterlerse bu aşağılamalara maruz kalmadan çıkabilirler. Billy Bibit de çıkabilirdi. Ama onlar kurtarılamazlar, kullanılırlar.  McMurphy hariç, çünkü o mahkum olarak gelmiştir. Delilikleri de esaretleri de gönüllüdür ve hepsi de gönüllü olmayan McMurphy’nin, ‘Ratched Anamız’ dedikleri hemşireyi ‘becermesini’ dilerler. Toplumsal ahlakın mahkumları, bu ahlaktan kaytarmak istediğinde yine o ahlakın argümanlarına sığınırlar. Cinselliğin hakaret aracı yapılmasının bizatihi o ahlakın bir parçası olduğunu bilmek istemezler.

Onlar için akıllıca olan şey kurda savaş açmak değil, McMurphy gibi birini bulup kurdun üstüne salmaktır. Akıllıklarına korkunç bir sinsilik, iğrenç bir çıkarcılık eşlik eder ve McMurphy de bunun farkındadır; “Burada herkes yaşamını, bir başkasının yaşantısını mahvetmek için kullanıyor” diye söylenir.

Koğuştakilerin hepsi birbirini ispiyonlamak pesindedir. “Kara kaplıya, arkadaşlarından duyduklarını yazanın adının yanına bir yıldız kondurulur ve ertesi gün geç saate kadar uyumasına izin verilir.” Muhbirliği teşvikin amacı da demokratiktir; “Burayı demokratik, özgür mahallelerinize benzetmek istiyoruz.”

“Hemşire, herkesin yanındakinden daha kötü olduğunu kanıtlamaya”, birbirleri hakkında iğrenç ithamlarda bulunmaya teşvik eder. Ve hemşire birini “gagaladığında” hepsi hemşireden yana olur. Bu seansta da Harding’i gagalayıp kanatmaya karar vermiştir. McMurphy, Harding’e de dönüp; “Sana öyle saldırmaları, hemşireden yana olmaları, bana Kızıl Çinlilerin Tutsak Kampı’nı hatırlattı… hemşire sizin erkekliğinizi gagalıyor! ” diyerek, onlara gagalamanın ne demek olduğunu izah eder; “Tavuklar, aralarından birinin üzerinde kan gördüler mi başına üşüşüp gaga atmaya başlarlar. Sonunda tavuğu paramparça ederler gagalarıyla…” Ve kan fışkırtan ilk gagayı daima hemşire atıyor. Ama seans boyunca erkekliği aşağılanan Harding bunu reddeder. “Arkadaşlarımın söyledikleri benim iyiliğim içindi” diyerek, birbirlerine yaşattıkları utancı gizlemeye çalışır.

McMurphy’yi hemşirenin karşısına onların istediği rolü oynayan bir kahraman olarak süren bu güruhun saldırı anındaki pasif ve sinik tavrı, onların McMurphy’nin nasıl duygusuzca manipüle ettiklerini de ortaya serer. McMurphy’yi ortaya sürmenin sonunun lobotomi olacağını bildikleri halde hiçbiri bir şey yapmaz ve söylemez çünkü bunu bilmenin sorumluluğunu hiçbiri almak istemez.

Bizdeki iyi hemşirenin bu saykoseramiklerin “Ratched Ana” dedikleri büyük hemşireden farklı olamayacağı iddiası ile yola çıktık ve bir araba laf ettik. Çünkü, hemşireyi anlamak, onu hemşire yapan şartları bilmekle mümkündür. Hemşireyi konuşmamıza bir adım kaldı. Gardiyanlardan hemen sonra.