CHP’nin Boykotu Büyüyor: Yalçın Karatepe, “Erken Seçime Kadar Sürecek” Dedi

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) başlattığı boykot, ülke genelinde geniş yankı uyandırırken, parti yönetimi sürecin uzun vadeli olacağının sinyallerini verdi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın Karatepe, erken seçim yapılana kadar boykotların farklı biçimlerde devam edeceğini belirtti.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile 50’ye yakın çalışma arkadaşının tutuklanmasının ardından, CHP Genel Başkanı Özgür Özel Saraçhane’de düzenlenen mitingde belirli şirket ve markalara yönelik boykot çağrısı yapmıştı. CHP’nin başlattığı bu süreç, öğrenci hareketleriyle genişledi ve 2 Nisan’da ülke çapında büyük bir ekonomik boykota dönüştü.

Boykotun Amacı ve Yurttaşların Katılımı

CHP’nin Saraçhane’deki mitinginde başlattığı boykotun temel hedefinin, iktidarın uygulamalarına karşı halkın sesini duyurmak olduğunu söyleyen Karatepe, geniş kesimlerin bu sürece katıldığını vurguladı:

“Mevcut iktidardan rahatsızlık duyan milyonlarca yurttaş var. Bu rahatsızlık sadece sandığa gidip oy kullanmakla sınırlı değil. İktidarın ekonomi politikalarına, özgürlükleri kısıtlayan uygulamalarına ve her alana yaptığı müdahalelere karşı büyük bir tepki var. Ekrem İmamoğlu ve diğer isimlerin tutuklanması, bu öfkeyi daha da artırdı. Yurttaşlar kendilerini ifade edebilecek bir alan arıyordu ve bu boykot, onların sesini duyurma yöntemi oldu.”

Başlangıçta CHP’nin çağrısıyla medya organlarına yönelik başlatılan boykot, kısa sürede öğrenci hareketlerinin desteğiyle büyüdü. Karatepe, sürecin artık sadece bir siyasi parti eylemi olmaktan çıktığını, toplumsal bir harekete dönüştüğünü belirtti.

Boykot Ekonomiyi Nasıl Etkiliyor?

2 Nisan’da gerçekleştirilen ekonomik boykot kapsamında binlerce yurttaş, alışveriş yapmayarak iktidara mesaj verdi. Karatepe, bu durumun ekonomi üzerinde doğrudan bir etki yarattığını ve belirli sektörlerde hissedilir bir düşüş yaşandığını kaydetti:

“Bu boykotun en önemli yönlerinden biri, yurttaşların ekonomik güçlerini kullanarak tepkilerini göstermesi. Benzer boykotlar dünya genelinde de görüldü. İnsanlar artık korkutmalara boyun eğmiyor ve ekonomik gücünü iktidara mesaj vermek için kullanıyor. Ankara’daki gözlemlerimiz ve diğer şehirlerden gelen bilgiler, boykotun büyük bir katılım gördüğünü gösteriyor.”

İktidar cephesi ise boykotun ekonomiye zarar verdiği yönünde açıklamalar yaparak kamuoyunu caydırmaya çalışıyor. Ticaret Bakanı’nın “Milli Ekonomiye Sahip Çıkma Günü” ilan ederek alışverişe çıkması, boykotun yarattığı etkiden duyulan rahatsızlığın bir göstergesi olarak yorumlanıyor.

Ancak Karatepe, ekonominin bu kadar kırılgan hale gelmesinin sorumluluğunun iktidara ait olduğunu belirterek şu soruyu yöneltti:

“Eğer bir günlük alışveriş yapılmaması ekonomiyi sarsıyorsa, bunun sorumluluğu kimde? Türkiye ekonomisi, tek bir gün alışveriş yapılmadığında batacak kadar kırılgansa, bunu sorgulamak gerekir. Bu durum, iktidarın yıllardır sürdürdüğü yanlış ekonomi politikalarının sonucudur.”

Boykot Ne Kadar Sürecek?

CHP’nin başlattığı boykot sürecinin tek günlük bir protesto olmadığı, aksine uzun soluklu bir mücadele olacağı vurgulanıyor. Karatepe, erken seçim çağrısı yapılana kadar farklı biçimlerde boykotların süreceğini ifade etti:

“Bu süreç dinamik bir süreç. Önümüzdeki günlerde boykotların formatı değişebilir, yeni eylem biçimleri ortaya çıkabilir. Ancak şu açık ki, halk rahatsızlığını göstermeye devam edecek. Erken seçim sandığı yurttaşın önüne gelene kadar bu tür faaliyetler sürecek.”

CHP’nin önümüzdeki dönemde yeni boykot çağrıları yapıp yapmayacağı merak konusu olurken, Karatepe’nin ifadeleri, partinin süreci yakından takip ettiğini ve halkın tepkisini yönlendirmeye devam edeceğini gösteriyor.

Önümüzdeki günlerde boykotların nasıl şekilleneceği, hem siyasi dengeler hem de ekonomik göstergeler açısından önemli sonuçlar doğurabilir.