Tutuklu İBB Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, Anayasa Mahkemesi’nin Anadolu Ajansı’nın 31 Mart 2019 İstanbul seçimlerinde veri akışını kesmesini basın ve ifade özgürlüğü ihlali olarak değerlendirmesinin, seçim gecesi yaşananların “teknik aksaklık” değil, siyasi bir müdahale olduğunu tescillediğini söyledi.
AYM Kararı Ve Seçim Gecesi Tartışmaları
Anayasa Mahkemesi (AYM), 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde Anadolu Ajansı’nın İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçim sonuçlarına ilişkin veri akışını yaklaşık 13 saat boyunca kesmesinin, yayıncılık faaliyetini doğrudan etkilediği ve basın ile ifade özgürlüğünün ihlali anlamına geldiği yönünde karar verdi.
Karara ilişkin değerlendirmede bulunan Ekrem İmamoğlu, söz konusu gecenin iktidar açısından “ilk demokrasi sınavı” olduğunu belirterek, İstanbul’da seçimlerin kaybedileceğinin anlaşılması üzerine Anadolu Ajansı’na sonuçların durdurulması talimatı verildiğini savundu.
“Teknik Aksaklık” Savunmasına Eleştiri
İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, veri akışının kesilmesinin kamuoyuna “küçük bir teknik aksaklık” olarak sunulduğunu, ancak bunun gerçeği yansıtmadığının hem siyasi aktörler hem de kamuoyu tarafından bilindiğini ifade etti.
AYM kararının, bu savunmanın geçersizliğini ortaya koyduğunu vurgulayan İmamoğlu, mahkemenin kararının basın ve ifade özgürlüğü ihlalini açık biçimde tescillediğini söyledi.
Devlet Kurumları, Demokrasi Ve Meşruiyet Tartışması
İmamoğlu, kararın yalnızca bir yayın ihlaline değil, seçim sürecinde devlet kurumlarının siyasal amaçlarla kullanılmasına da işaret ettiğini belirtti. Açıklamasında, “kazanmak için her yolu mübah gören” bir anlayışın, millet iradesi karşısında çaresiz kaldığını savundu.
Demokrasinin içselleştirilmediğini ve devlet gücünün koltuk uğruna pervasızca kullanıldığını dile getiren İmamoğlu, halkın iradesiyle çatışan bu yaklaşımın uzun vadede meşruiyet üretemeyeceğini ifade etti.
Basın Özgürlüğü Ve Seçim Güvenliği Bağlamı
AYM’nin kararı, seçim süreçlerinde kamu yayıncılığı ve veri akışının tarafsızlığına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşırken, basın özgürlüğünün yalnızca içerik değil, bilgiye erişim ve zamanında aktarım boyutuyla da korunması gerektiğine işaret etti.
İmamoğlu, açıklamasını “Halkın sesi susturulamaz, millet iradesiyle inatlaşılmaz” sözleriyle tamamladı.
















