CHP’nin Tarım ve Orman Politikaları, kooperatifleşme, aracı zincirinin kırılması ve çiftçinin gelir güvencesi ekseninde yeniden şekilleniyor; parti, tarım krizini piyasa aksaklığı değil yapısal bir sömürü sorunu olarak tanımlıyor.
Kooperatifleşme Merkezli Yeni Hat
CHP İzmir İl Başkanlığı’nın Ödemiş’te düzenlediği “Çiftçi Buluşması”, partinin tarım ve hayvancılığa dair yaklaşımının netleştiği bir zemin sundu. CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Tarım Orman Politika Kurul Başkanı Sencer Solakoğlu, üretimde değil pazarlamada yaşanan krize dikkat çekerek, “Birinci önceliğimiz çok büyük olmayan, üyelerine kazancını dağıtan kooperatifleşme olacak” dedi.
Solakoğlu, mevcut yapıda sanayici ve aracıların sistematik biçimde kazandığını, üreticinin ise fiyat baskısı altında tutulduğunu savundu. Süt toplayıcıları ve büyük ölçekli fabrikaların büyümesine karşın çiftçinin gelirinin eridiğini belirten Solakoğlu, kooperatiflerin yalnızca üretim değil, lojistik ve pazarlama süreçlerini de üstlenmesi gerektiğini vurguladı.
Aracılar, Fiyat Baskısı Ve Gelir Kaybı
Toplantıda dile getirilen temel eleştirilerden biri, Ulusal Süt Konseyi tarafından açıklanan referans fiyatların sahada uygulanmaması oldu. CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, yem, mazot ve elektrik maliyetleri artarken süt fiyatlarının baskılandığını, bunun üreticiyi borç sarmalına ittiğini söyledi.
Güç, düşük fiyat politikalarının kısa vadede tüketici lehine gibi görünse de uzun vadede hayvancılığı çökerttiğini ve ithalata bağımlılığı artırdığını savundu. CHP’nin yaklaşımı, fiyat istikrarını üreticinin gelir güvencesiyle birlikte ele alan bir model olarak öne çıktı.
Tarımda İtibar Ve Yönetim Tartışması
Solakoğlu, tarımı “siyaset üstü” bir alan olarak tanımlarken, gıda güvenliğinin toplumsal bir zorunluluk olduğuna işaret etti. Çiftçiliğin Türkiye’de itibarsızlaştırıldığını savunan Solakoğlu, gelişmiş ülkelerde çiftçilerin yüksek toplumsal statüye sahip olduğunu hatırlattı.
Tarım politikalarının çiftçilerin içinden gelen kadrolar tarafından belirlenmesi gerektiğini dile getiren Solakoğlu, mevcut yönetim anlayışının üretici gerçekliğinden kopuk olduğunu ileri sürdü. “Bizden birinin artık tarımı yönetmesi gerekiyor” ifadesi, CHP’nin teknokratik değil, üretici temelli bir yönetim iddiasını yansıttı.
Kadın Emeği Ve Sosyal Güvence Vurgusu
CHP’nin öne çıkan başlıklarından biri de tarımda kadın emeğinin sosyal güvence altına alınması oldu. Solakoğlu, hayvancılıkta fiili emeğin büyük bölümünü kadınların üstlendiğini, ancak emeklilik ve sosyal güvenlikten yoksun bırakıldıklarını belirterek, CHP iktidarında üreten kadınların sigorta kapsamına alınacağını açıkladı.
Bu yaklaşım, tarımı yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bir politika alanı olarak ele alan bir perspektif sundu.
Yerelden Küresele Katma Değer Stratejisi
Toplantıda, Türkiye’nin tarımsal gücünün ham üretimde değil, gıda ve gastronomi alanında değerlendirilmesi gerektiği görüşü öne çıktı. Solakoğlu, Ege mutfağı ve yerel ürünlerin markalaştırılmasıyla katma değerin artırılabileceğini, büyük sanayi tesisleri yerine kooperatif temelli yerel üretim ağlarının desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
- NHY / ANKA Haber Ajansı, CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi açıklamaları
















