back to top
Ana Sayfa Haber Epstein Belgeleri Türkiye’ye Uzandı, “Arkadaşım Rica Etti” Savunması Tartışmayı Derinleştirdi

Epstein Belgeleri Türkiye’ye Uzandı, “Arkadaşım Rica Etti” Savunması Tartışmayı Derinleştirdi

ABD’deki Jeffrey Epstein dosyalarında adının geçmesiyle gündeme gelen Rixos Otelleri sahibi Fettah Tamince’nin “arkadaşım rica etti, uyguladık” sözleri, küresel istismar ağlarıyla yerel güç ilişkileri arasındaki çizginin ne kadar geçirgen olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Epstein Dosyalarında Türkiye Bağlantısı

ABD’de çocuk istismarı ve fuhuş ağıyla suçlanan Jeffrey Epstein’a ilişkin belgelerde, 2017 yılında Antalya’daki Rixos Premium Belek Oteli’ne genç kadınların “masöz stajyeri” olarak yönlendirilmesine dair e-posta yazışmaları yer aldı. Belgelerde Rixos Otelleri’nin sahibi Fettah Tamince’nin isminin geçmesi, dosyanın uluslararası yankısını Türkiye’ye taşıdı. Söz konusu yazışmaların içeriği, ağın yalnızca bireysel suçlardan değil, kurumsal ve sınır aşan ilişkilerden beslendiği yönündeki kuşkuları güçlendirdi.

“Arkadaşım Rica Etti” Savunması

Tamince, gazeteci Kenan Taş’a yaptığı açıklamada Epstein’la doğrudan bir teması olmadığını savundu. Belgelerde adı geçen Sultan bin Süleyman’la olan ilişkisini ise “O benim arkadaşım, bir şey rica etti, biz de bunu uyguladık” sözleriyle özetledi. Bu ifade, kamuoyunda sıkça anımsatılan “Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim” deyişini yeniden gündeme taşıdı. Savunma, hukuki sorumluluk tartışmalarını bertaraf etmese de güç ve yakınlık ilişkilerinin nasıl bir normalleşme zemini yarattığını gösterdi.

Geçmiş Dosyalar Ve Yanıtlanmayan Sorular

Rixos Otelleri, daha önce de tartışmalı dosyalarla anılmıştı. 2011 yılında 16 yaşındaki stajyer Burak Oğraş’ın Rixos’ta ölü bulunması ve olayın “şüpheli ölüm” olarak kayıtlara geçmesi, yıllar sonra alınan ifadelerle hâlâ aydınlatılamadı. Ulusal Kriminal Büro’nun “cinayet” değerlendirmesine karşın dosyanın akıbeti belirsizliğini koruyor.
Öte yandan Savarona yatına yönelik 2010 tarihli fuhuş soruşturmasında Tamince’nin şüpheli sıfatıyla ifadesinin alınmış olması, Epstein belgeleriyle birlikte okunduğunda, tesadüflerin ötesinde bir süreklilik tartışmasını doğuruyor.

Güç, Ağlar Ve Hesap Verilebilirlik

Tamince’nin açıklamaları, bireysel inkârların ötesinde, küresel sermaye ağlarıyla siyaset, turizm ve emek piyasaları arasındaki görünmez bağlara işaret ediyor. Epstein dosyaları, yalnızca tekil suçları değil, bu suçların nasıl korunup dolaşıma sokulduğunu da gözler önüne seriyor. “Arkadaşlık” ve “rica” diliyle kurulan ilişkiler, hukukun sınırlarında gezinen bir meşruiyet alanı yaratırken, hesap verilebilirlik talebini daha da yakıcı hale getiriyor.


  • NHY / ABD Federal Mahkemesi Epstein Belgeleri, ANKA Haber Ajansı, Kenan Taş’ın aktardığı görüşme notları