Cumhuriyetin ilanı ya da tek parti ve tek şef diktatörlüğüne geçiş*

Lozan Barış görüşmelerinin ikinci aşaması devam ederken M. Kemal peş peşe iki önemli karar aldı. Birincisi, 1 Nisan 1923'de BMM seçimlerinin yenilenmesi kararıydı. Anayasaya göre Meclis isterse yasama süresini bir yıl uzatabilirdi, fakat Birinci Meclis'ten bir an önce kurtulmak isteyen M. Kemal erken seçime gitti. İkincisi, 8 Nisan'da Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Cemiyeti'nin “Halk Fırkası” adıyla siyasal bir partiye dönüştürülmesiydi. 9 Eylül'de İçişleri Bakanlığına Genel Başkan M. Kemal ve Genel Sekreter Recep Peker…

Türk solunda sosyal şovenizm ve milliyetçilik

Devrim, demokrasi ve sosyalizm mücadeleleri tarihi bize göstermiştir ki, burjuva şoven şartlanmalardan kendisini kurtaramamış bir işçi sınıfının ve onun politik örgütlenmeleri ulusal sorun konusunda kendisine düşen görevleri yapamamıştır. Yeterince bilinç ve örgütlülük gösteremeyen egemen ulus işçileri, ulusların kendi kaderlerini tayin hakkı ilkesine sahip çıkmadıkları gibi, buna tepki göstermiş, kendi burjuvazinin “vatan savunması ve ulusal birlik” sloganlarından etkilenerek ulusların eşitlik ve özgürlük mücadelelerine…

Burjuvazinin kutsalına dokunmak

Kapitalizm, üretim araçlarının özel mülkiyetine ve bunların kâr amacıyla işletilmesine dayanan ekonomik sistemdir. Serbest piyasa ekonomisi olarak 16. yüzyılda ortaya çıkan kapitalizm, özel mülkiyet, sermaye birikimi, ücretli emek, artı değer sömürüsü ve rekabetçi pazar ilişkisine dayanır. Kapitalizm kendisinden önceki üretim biçimlerinden farklı olarak kendine özgü özel meta üretiminin geçerli olduğu, her şeyin alınıp satıldığı ve her şeyin fiyatının olduğu bir sistemdir. Kapitalizmi tanımı bakımından iki temel…

Çekoslovakya işgalini destekleme ayıbımız

20 Ağustos 1968’de Sovyetler Birliği ile Varşova Paktı ülkeleri, Doğu Almanya, Polonya, Bulgaristan ve Macaristan orduları tarafından Çekoslovakya işgal edildi. Yaklaşık 300 bin askerle gerçekleştirilen işgal, Alexander Dubček’in “Prag Baharı” adı verilen siyasi liberalleşme reformlarını durdurmak için yapıldı. Sovyet tankları, Prag sokaklarında gençliğin ve halkın direnişiyle karşılaştı. 108 Çek ve Slovak'ın öldüğü işgalde 500 kişi de yaralandı. Bazı kentlerde Sovyet askerleri ile Çekoslovaklar, özellikle de gençler…

Birlikten kuvvet doğar

Şer-i, hukuki ve idari alanlarda uygulama alanı bulan kayyumluk sistemi İslami düzende, “koruyucu, gözetici ve üzerinde tasarruf yetkisi” olan Halife, Sultan, Emir gibi kişilerin yönetim yetkilerini ifade ediyor. Merkezi iktidara biat etmeyen veya alternatif politikalar üretmeye çalışan güç odaklarının servet yoluyla güçlenmelerine karşı müsadere sistemi vardı. Osmanlı vezirleri ile devlet adamlarının ve tanınmış zengin kişilerin ecelleriyle öldüklerinde ya da herhangi bir sebeple idam edildiklerinde veya görevden…

Taşrada devrimci olmak

Türkiye’de kapitalist değişim/dönüşüm o kadar hızlı ve çarpık gerçekleşiyor ki, dönemsel olarak her şey değişebiliyor. Yıllar önce doğup büyüdüğünüz veya bir şekilde bildiğiniz bir kenti yeniden gördüğünüzde tanımakta güçlük çekiyorsunuz. Kapitalizmin ve buna bağlı olarak rant ekonomisinin geliştiği her yerde, önce hızlı ve çarpık bir yapılaşma dikkat çekiyor. Beton yığınları halinde yapılmış yeni binalar, geniş asfalt yollar, yüksek minareli ve çarşılı camiler, çok sayıda ve hareket halinde değişik marka otomobiller vb.…

“Ekmek yerine mermi” dönemi

Militarizm, devlet ve toplum hayatında askeriyenin egemen olması, ulusal ve sınıfsal mücadelelerin ezilmesi için ordunun gücünün ve etkisinin artırılması, devletin bir tür askerileştirilmesi şeklinde tanımlanabilir. Devlet ve onun silahlı gücü olarak ordu, toplumun sınıflara ayrılması ve ekonomik bakımdan güçlü olan sınıfın egemenliğinin bir biçimi olarak ortaya çıkmıştır. Ordu bir sınıfın egemenlik biçimi olan devletin koruyucu ve kollayıcı gücü olarak şekillenmiş ve her toplumun kendine özgü bir nitelik kazanmıştır.…

Darbelerle yüzleşmek

27 Mayıs’la başlayan ordunun siyasete müdahaleleri amaçları, hedefleri ve sonuçları bakımından şöyle siyasal ve toplumsal olgulardan söz edebiliriz. Askeri otoritenin sivil iradeye tabi olmadı, ordunun devleti ve toplumu denetleyici bir fonksiyon üstlenerek halkın oylarıyla iktidar olan partilerle devlet yönetimini paylaştı, bu uzun dönemde siyasetin toplumsallaşması ve toplumun siyasallaşmasının engellendi ve militarizm ülkenin demokratik geleceği ve yeniden yapılanmasının önündeki en büyük engeli oluşturdu. Her seçim…

Ergenekon tarihinden anekdotlar

12 Temmuz 2007'de başlayan ve sonra genişletilerek devam eden İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinde yeniden görülen 12 yıllık Ergenekon davasında, 1 Temmuz 2019’da karar açıklandı. Daha önceden verilen beraat, görevsizlik ve düşme kararları sonrasında davadaki yargılananlar “silahlı örgüt kurmak, yönetmek, üyelik, yardım ve yataklık” suçlarından beraat etti. Böylelikle bir derin devlet davası daha beratla sonuçlanarak yıllardan beri varlığı ve yokluğu tartışılan Ergenekon örgütlenmesi aklanmış oldu. 12 Eylül’ün önderi olan…

Yeni bir anayasal sistem gerekli

Yaklaşık 140 yıllık ağır aksak yürüyen parlamenter sistem deneyimi tartışılmadan ve gerekli dersler çıkarılmadan 16 Nisan 2017’de yapılan anayasa değişiklikleri ile terk edildi.  24 Haziran 2018’de yapılan cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleriyle Türk tipi denilen Üniter başkanlık sistemine geçildi. Ancak daha üzerinden bir yıl geçmeden başkanlık sisteminin zaafları ve siyaseten yarattığı tıkanıklıklar tartışılmaya başlandı. Anayasa uzmanları ile siyaset bilimcileri daha önceki uyarılarını yeniden dillendirirken,…

15-16 Haziran Direnişi üzerine notlar

İşçi sınıfının dünya görüşü olan sosyalizmi benimsemiş olmalarına ve bu doğrultuda mücadele etmelerine karşın Türkiyeli sosyalistler, işçi sınıfının bilinç, örgütlenme ve mücadele tarihine pek kafa yormazlar. Dahası, ideolojik ve siyasal öncülüğü olmaksızın bir devrim ve sosyalizm mücadelesinin mümkün olmadığını sıkça tekrarlamalarına karşın bunun önemini yeterince kavrayamazlar. Son olarak, içinde bulundukları olumlu ya da olumsuz koşullara karşı kendi konumlarını sadece dar siyasal ve örgütsel platformların içinden bakarak…

Yer ismini değiştirmek neyi değiştirir?

Devlet ve hükümet politikası olarak yerleşim yerlerinin (il, ilçe, bucak, köy, dağ, ırmak, semt, cadde, sokak vs.) isimlerinin değiştirilmesi, 1913’de başladı ve günümüze kadar devam etti. Kemalist iktidarlar döneminde yer isimlerini değiştirmek için özel devlet komisyonları kuruldu. 12.211 köy ve kasaba ismi ile 4 bin dağ, ırmak ve diğer coğrafi yerler olmak üzere 28 bin civarında yer ismi resmi kayıtlardan silinerek yerine genellikle uydurulmuş Türkçe isimler konuldu. Değiştirilen isimler Arapça, Bulgarca, Ermenice,…

Kürt Dil Bayramı’nı hatırlamak

Kürt dil mücadelesinin sembolü olarak kabul edilen Kürtçe edebiyat dergisi Hawar (Çığlık)’ın 15 Mayıs 1932’de Suriye’nin başkenti Şam’da Celadet Bedirxan tarafından yayıma başladığı gün, 2006 yılından beri 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı olarak kutlanıyor. Hawar toplamda 57 sayı ile 1943 yılına kadar yayınını sürdüren Kürtçe edebiyat dergisidir. Derginin ilk 23 sayısı hem Latin, hem de Arap alfabesiyle basılmış ancak 24’üncü sayıdan itibaren yalnızca Latin alfabesiyle yayın hayatını sürdürmüştür. Hawar, aynı zamanda Kürtçede Latin…

Bizim Deniz

12 Mart döneminde Ankara Mamak Askeri Cezaevi’nde tutuklu bulunduğum ve idamdan yargılandığım koşullarda gerçekleşen iki olayın acısını ve hüznünü hala yaşarım. Biri, 30 Mart Kızıldere katliamı, ikincisi de Kızıldere’den 37 gün sonra 6 Mayıs’ta Denizlerin idamıdır. İdam kararlarının onanmasının ardından avukatların idamın ertelenmesi için yaptıkları itirazların sonucunu bekliyor ve cezaevinde geceleri uyumuyoruz… Derken 6 Mayıs saat 0.15 sıralarında kısım kapılarının ve ardından da arka hücre kapılarının kilit ve sürgü…

Solda sınıfsal refleks halleri

Sol ve sosyalist kadroların sınıfsal nitelikleri, ideolojik ve siyasal duruşları konusunda Marksist yöntemle bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Ne yazık ki bu konulara Marksistler ilgi göstermiyor veya görmezden geliyor. Hangi sınıftan gelirse gelsin siyasal arenada rol alan bir devrimci ve sosyalist için belirleyici olan, benimsediği sınıfın ideolojisi ve bu doğrultuda kendisini tanımlama biçimidir. Kişinin yaşadığı sosyal pratik sürecinde egemen olan eğitim ve kültür birikiminin ve siyasal grupların dayandığı…

23 Nisan 1920 BMM’nin açılışı

31 Mart yerel seçimleri nedeniyle 2 Mart’ta tatile giren TBMM Genel Kurulu bugün 23 Nisan özel oturumu ile açılacak. Genel Kurulda, parti genel başkanları konuşma yapacak. Ne söyleyeceklerini, daha doğrusu hepsinin merkıbe türü nutuklar atacaklarını biliyoruz. Bugün aynı zamanda 23 Nisan 1920’de Büyük Millet Meclisi(BMM)’nin kuruluşunun 99.yılı. Bu vesile ile BMM’nin açılış gününden söz etmek istiyorum. Ankara’da oluşan yeni meclisin açılış töreni ve milletvekillerinin niteliği üzerinde durmak istiyorum. Bu nedenle konuynin…

Militarist devlet ve iktidar

Militarizm konusunda çok sayıda inceleme, araştırma ve tanımlama yapılıyor, ama militarizmin Marksist tanımı üzerinde pek durulmuyor. Genellikle sorunun sınıfsal yanı göz ardı edilerek burjuva ve küçük burjuva yorumlar temel alınıyor. Aynı şekilde sosyalist hareket içinde “devlet ve ordu”, “devlet ve demokrasi”, “devrimde sınıfın ve kitlelerin rolü”, “devrimci şiddet”, “askeri ve politik liderlik” vb. tartışmalardan uzak duruluyor. Bu konularda devrim, demokrasi ve sosyalizm mücadelesinde yaşanmış o kadar çok dramatik…

Hak, hukuk, adalet ve toplumsal meşruiyet

15 Şubat 2019’ya Yeni Yaşam Gazetesi’nde yazmıştım. 31 Mart yerel seçimleri öncesi Saray kaynaklı kulis haberlerinde AKP’nin, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin nasıl çıkarılabileceğini düzenleyen Anayasanın 104. Maddesindeki sınırlayıcı hükümleri aşma planından söz ediliyordu. Başkanlık rejiminin sorunsuz devamı için AKP, 31 Mart yerel seçimlerinden sonra Anayasada açıkça yasayla düzenleneceği öngörülen alanlar dışındaki tüm yasaları kaldırmayı planlıyordu. Çünkü Anayasanın 104. Maddesine göre, “Cumhurbaşkanı, yürütme…

Kılıçdaroğlu’nun statükoculuk atağı

Birçok yerde partisine oy vereceğini açıklayan HDP’nin adını bile ağzına almayan ve sistemin tüm değerlerini dilinden düşürmeyen Kılıçdaroğlu bir muhalefet liderine yakışmayacak tarzda seçimlere bir hafta kala iki temel konuda müesses nizam savunuculuğu yaptı. Seçime 4 gün kala “bu konuya yazmanın ne gereği vardı” diyenler olabilir. Ayrıca CHP yöneticilerinin de hoşuna gitmeyebilir. Ancak Kılıçdaroğlu’nun bu statükoculuk atağının, seçim sonrasının yeni gündemlerinde unutup gitmesine gönlüm razı olmadı. Bu nedenle yazımı hala…