Asgari Ücrette Döviz Masalı Çöktü, Türkiye Avrupa’nın Gerisine Düştü

Ekonomist Aziz Çelik’e göre 2026 asgari ücreti, iktidarın “döviz bazında artış” söylemine rağmen hem geçim düzeyinde hem de uluslararası karşılaştırmalarda Türkiye’yi alt sıralara iterek ücretlerin sistematik biçimde baskılandığını ortaya koyuyor.

2026 Asgari Ücreti: Kemer Sıkmanın Devamı

2026 yılı asgari ücreti yüzde 27 artışla 28 bin 75 TL olarak belirlenirken, rakamın resmi enflasyonun, açlık sınırının ve temel geçim koşullarının dahi altında kalması kamuoyunda geniş tepki yarattı. Ekonomist Aziz Çelik, BirGün Gazetesi’ndeki köşe yazısında bu artışın, AKP hükümetinin uzun süredir uyguladığı kemer sıkma ve gelirleri bastırma politikasının bir devamı olduğunu vurguladı.

Çelik’e göre asgari ücret, işçi tarafının Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nu boykot ettiği bir ortamda belirlenerek yalnızca yetersiz değil, aynı zamanda toplumsal meşruiyeti zayıf bir ücret düzeyine dönüştü.

Döviz Üzerinden Karşılaştırma Demagojisi

Asgari ücretin savunulamaz hale gelmesiyle birlikte iktidar çevrelerinin “asgari ücret kaç dolardı, şimdi kaç dolar?” söylemine sarıldığını belirten Çelik, bu yaklaşımı açık bir demagoji olarak nitelendiriyor. Sosyal bilimlerde karşılaştırmanın önemine dikkat çeken Çelik, ücretlerin döviz cinsinden ele alınmasının ancak belirli koşullarla anlamlı olabileceğini hatırlatıyor.

Türkiye’de işçilerin ücretlerini TL ile kazandığını ve harcadığını vurgulayan Çelik, alım gücü, enflasyon, gelir dağılımı ve asgari ücretin kapsamı dikkate alınmadan yapılan döviz karşılaştırmalarının gerçeği çarpıttığını ifade ediyor.

Doğu Avrupa Ve Çin Efsanesi Dağılıyor

Aziz Çelik’in Eurostat ve açık kaynaklara dayanan analizine göre, 2005 yılında Türkiye’den daha düşük asgari ücrete sahip olan Doğu Avrupa ülkeleri ve Çin, son 20 yılda Türkiye’yi geride bıraktı. 2005’te yaklaşık 302 avro olan Türkiye asgari ücreti, bu sürede avro cinsinden yalnızca yüzde 85 artarken; Polonya’da yüzde 424, Macaristan’da yüzde 215, Romanya’da yüzde 827, Bulgaristan’da yüzde 616 ve Çin’de yüzde 385 artış kaydedildi.

Kaynak: Eurostat ve açık kaynaklar. Asgari ücret tutarı yılın ikinci yarsına aittir.
Tablodaki ülkeler 2025 yılı asgari ücretlerine göre sıralanmıştır. Tablodaki miktarlar yaklaşıktır.

Bugün AB içinde Türkiye’den düşük asgari ücrete sahip tek ülke Bulgaristan olurken, onunla arasındaki fark da hızla kapanıyor. Çelik’e göre bu tablo, sermayenin neden artık Doğu Avrupa ve Çin’i örnek göstermediğini, bunun yerine Mısır gibi daha düşük ücretli ülkeleri gündeme getirdiğini açıklıyor.

Asgari Ücret Bir Rekabet Aracı Değil

Çelik, asgari ücretin ülkeler arası ya da şirketler arası rekabet unsuru olarak ele alınmasının, “dibe doğru yarış” anlamına geldiğini vurguluyor. ABD Başkanı Roosevelt’in 1933’te dile getirdiği “işçisine geçim ücreti ödeyemeyen şirketin var olmaya hakkı yoktur” sözünü hatırlatan Çelik, asgari ücretin bir pazarlık değil, kamu düzeni meselesi olduğunu belirtiyor.

AB ülkelerinde asgari ücretin toplam çalışanların yalnızca yüzde 3 ila 12’sini kapsadığına dikkat çeken Çelik, Türkiye’de bu oranın yaklaşık yüzde 50 olduğunu ve buna rağmen ücret düzeyinin Avrupa’nın diplerinde seyrettiğini vurguluyor.

Pastadaki Pay Eriyor

Asgari ücretin gerçek refah etkisinin yalnızca nominal artışla değil, geçim düzeyi ve milli gelirden aldığı payla ölçülebileceğini belirten Çelik, Türkiye’de bu payın dramatik biçimde düştüğünü ifade ediyor. 1970’lerde kişi başına GSYH’nin yüzde 75-80’ine denk gelen asgari ücretin payı, günümüzde yüzde 44’e kadar gerilemiş durumda.

Çelik’e göre bu tablo, “döviz bazında artış” anlatılarının aksine, Türkiye’de emeğin milli gelirden aldığı payın sistematik biçimde azaltıldığını ortaya koyuyor.


Kaynaklar:
BirGün Gazetesi – Aziz Çelik, Asgari Ücrette Döviz Gerçeği!; Eurostat verileri; açık kaynaklı uluslararası ücret istatistikleri.