Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Aralık 2025 enflasyon verileri yıllık %30,89 olarak açıklandı, ancak bağımsız ölçümlere göre enflasyonun %56’yı aştığı ve İstanbul’da %37,7 seviyesinde olduğu alternatif veriler, resmi tablo ile halkın gerçek harcamaları arasındaki farkı yeniden gündeme taşıyor.
TÜİK Verisi: Resmî Rakamlar ve Aylık Seyir
Türkiye İstatistik Kurumu’nun yayımladığı Aralık 2025 Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verilerine göre, TÜİK enflasyon yıllık %30,89 ve aylık %0,89 artışla gerçekleşti. Bu sonuç, yıllık 30 puanın üzerinde bir fiyat artış hızını gösterirken yılın 12 aylık ortalamasında da fiyat artışlarının önemli düzeyde kaldığını ortaya koyuyor.
TÜİK verilerine göre gıda ve alkolsüz içecekler ile ulaştırma gibi temel harcamalarda yüksek fiyat artışları görülürken, konut fiyatlarının yıllık artışı yaklaşık %49,5 ile yükseldi. TÜİK’in resmi sepetine göre bu artışlar, tüketicilerin günlük harcamalarında ciddi baskıya işaret ediyor.
Alternatif Ölçümler: ENAG ve İTO Verilerinin Gösterdiği Fark
Resmî TÜİK verilerinin yanı sıra bağımsız araştırma kuruluşu ENAG ve İstanbul Ticaret Odası (İTO) tarafından yayımlanan veriler, enflasyonun çok daha yüksek olduğunu gösteriyor. Bu ölçümlere göre:
- ENAG’a göre Aralık 2025 enflasyonu yıllık %56,14, aylık bazda ise %2,11 olarak hesaplandı; bu rakam, resmi verilerin neredeyse iki katına yakın.
- İTO’nun İstanbul’a ilişkin verileri ise perakende fiyat artışını yıllık %37,68, aylık %1,23 olarak gösteriyor.
Bu alternatif göstergeler, resmi hesaplamaların dışında daha geniş fiyat verisi ve dinamik sepetlerle farklı tablo ortaya koyuyor; bu durum, enflasyonun toplumun geniş kesimleri tarafından hissedilen etkisi ile TÜİK’in resmi rakamı arasında belirgin bir uçurum olduğunu gözler önüne seriyor.
Fiyat Baskısı ve Halkın Ekonomisi
TÜİK’in açıkladığı resmi verilere göre bile yıllık TÜFE %30’un üzerinde kalırken, alternatif ölçümlerde bu oran %50’yi aşması, özellikle gıda, konut ve hizmet fiyatlarının reel alım gücü üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu gösteriyor. Bu tablo, asgari ücret artışı ve sabit gelirli hane halkları için alım gücünü zayıflatırken, tüketici güveni üzerinde de olumsuz etki yaratıyor.
İstanbul’daki fiyat artışlarının resmi verilerden yüksek çıkması ise büyük kentlerde maliyetlerin daha hızlı yükseldiğini ve yerel piyasaların ulusal ortalamanın üzerinde bir enflasyon baskısıyla karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor.
















