2021 YKS’nin Sosyolojik Analizi


Yüksek Öğretim Kurumlar Sınavı (YKS) geçen yıl olduğu gibi bu yılda Pandeminin gölgesinde geçti. Birçok öğrenci bu yılki koşullardan dolayı YKS’ye istenildiği gibi hazırlanamadı. Öğrencinin sınava hazırlanması açısından birçok olumsuzluk olduğu halde YKS sınavında her yıldan çok daha zor sorular soruldu. Böylece YKS birçok öğrenci için hayal kırıklığı oldu.

2021 YKS’ye 2.592.390 öğrenci başvurdu. Bu öğrencilerden 2.416.974’ü sınava girdi. 2.416.748 öğrencinin sınavı geçerli sayıldı. 226 öğrencinin sınavı çeşitli nedenlerle geçersiz sayıldı.

Sınavın ilk aşaması olan TYT’de 150 barajını aşan öğrenci oranı % 68,dir. Sınavın ikinci aşaması olan AYT’de 180 barajını aşma oranı Sayısalda % 42.85,Sözelde %60.09,Eşitağırlıkta %48.04,Yabancı dilde %80.68’dir. TYT’de 23 bin 695 bin aday sıfır çekti.

TYT sınavında derslerin net ortalamaları; Türkçe 40 soruda 18.73,Sosyal Bilimler 20 soruda 8.5,Temel Matematik 40 soruda 5.5,Fen bilimleri 20 soruda 3.7’dir.

AYT sınavında net ortalamaları ise; Türk Dili ve Edebiyatı 24 soruda 5.9,Tarih1 10 soruda 1.7,Coğrafya1 6 soruda 2.1,Tarih2 11 soruda 1,Coğrafya2 11 soruda 2.7,Felsefe Grubu 12 soruda 1.7,Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi veya ek Felsefe Grubu testinde 6 soruda 1.5,Matematik 40 soruda 5.2,Fizik 14 soruda 1.5,Kimya 13 soruda 1.9,Biyoloji 13 soruda 2.5’tir.

Derslerin net ortalamaları ve TYT,AYT’de barajı geçen öğrenci oranlarına bakıldığında vahim bir tablo karşımıza çıkmaktadır.

2021 YKS sınavı öğrenciden çok eğitim sistemi açısından başarısız bir sınav olmuştur. Eğitim sisteminin sorumluları bu sonuçtan sonra öz eleştiri vermesi gerekirken tam tersine bir olumsuzluk yokmuş gibi davranmaktadırlar. Demek oluyor ki 2022 YKS’de de pek bir şey fark etmeyecektir. Çünkü önceki yıllarda ÖSYS(daha önce sınavın ismi böyleydi. Zaten sorun sınavın isminde olduğu için dönem dönem sınavın ismi değişmekte)’de de sonuçlar böyleydi ve pek değişen bir şey olmamaktadır.

Sorunun birçok yönü vardır. Özellikle Sosyolojik olarak değerlendirilmesi gereken Sınavlar sorununun, Ailesel,  Okulsal, Öğrencide, Öğretmenden,  Çevresel,  Müfredat ve yönetmeliklerden kaynaklı,  Psikolojik Danışma Ve Rehberlik  açısından,  Ders kitapları, Ders araçları ve yardımcı araç-gereçlerden, Yönetim ve eğitim planlamasından, Sosyo – Ekonomik problemlerden kaynaklanan nedenleri vardır.

Bu nedenler herkesçe bilinen nedenlerdir. Her nedense 21. Yüzyılda bilimin bu kadar geliştiği bir yüzyılda sorun bir türlü çözülememektedir. Bilimsel olarak nedenler biliniyorsa çözümlerde vardır. Çözüm gerçek bilim adamlarının(Sosyologların, Eğitim Bilimcilerin, Ekonomistlerin, Siyasal Bilimcilerin vd.) yapacağı çalışmalarla gerçekleşebilir. Bu nitelikte bilim adamı Türkiye’de var mıdır? Evet vardır. Önemli olan sorunun varlığının kabul edilmesi ve çözümü için çaba sarf edilmesidir. Kendisini sorumlu gören herkes bu konuda elini taşın altına koymalıdır. Aksi halde bu eğitim sistemi ve bağlantılı sınav sistemi çocuklarımızı helak etmekte, etmeye devam edecektir. 

Arslan ÖZDEMİR