Türkiye’de sıcaklıklar 80 yılda yaklaşık 6,5 derece yükselebilir


Prof. Dr. İsmail Yücel, yaz aylarında görülecek ısınma miktarının orta ve kötümser senaryolara göre 80 yıl içinde 3,5-6,5 derece arasında değişeceğini söyledi.

BM bünyesindeki Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli (IPCC), açıkladığı yeni raporda iklim değişikliğinin ‘yaygınlaştığı, hızlandığı ve yoğunlaştığı’ uyarısında bulunmuştu.

Raporda küresel ısınmayla birlikte sıcak hava dalgalarının artacağı, sıcak mevsimlerin uzayacağı, soğuk mevsimlerin ise kısalacağı vurgulanıyor. Ayrıca sera gazı emisyonlarının bu şekilde devam etmesi halinde 10 yıldan biraz uzun bir süre içinde önemli bir sıcaklık sınırının kırılabileceği öngörülüyor.

‘Küresel ısınma sürecek’

Raporu değerlendiren ODTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Su Kaynakları Mühendisliği Labaratuvarı’ndan Yücel, “Küresel ısınma, önümüzdeki on yıllarda devam edecek ve 2100 yılı sonrasında da sürecek” dedi.

Raporda, atmosferdeki sıcaklık düşürülebilmiş olsa dahi kritik değişimlerin yaşanacağının belirtildiğini aktaran profesör, “Isınma, yıllar arasından on yıllığa kadar çeşitli değişkenlikler sergilemeyi sürdürecektir. Raporda özellikle dünyanın bazı bölgelerindeki sıcak hava dalgalarının sıklığında ve şiddetli yağış olaylarının sayısının arttığına dair güçlü vurgu yapılmıştır” diye konuştu.

İklim değişikliğinin Türkiye’ye etkileri

İklim değişikliğinin etkilerini Türkiye özelinde değerlendiren Yücel, küresel ısınmayla havanın su buharı tutma kapasitesinin yaklaşık yüzde 7 arttığını söyledi.

Profesör, daha sıcak bir iklimin farklı zamanlarda veya yerlerde hem kuraklık hem de sel riskini artırdığına dikkat çekti: “Hızla ısınan dünyamızda, ortalama yağışın yüksek mekansal değişkenliğe sahip olması beklenirken, birçok bölge, artan sıklıkta yoğun kısa süreli aşırı yağış olayları yaşayacaktır. Bu duruma, özgül nemdeki artış ve tropik bölgelerden daha yüksek miktarda nem taşınması neden olmaktadır.”

En yeni iklim simülasyonlarına göre, Türkiye’nin yaz kuraklığının yüzde 30’a varan büyüklükte bir yayılımla sonbahara doğru genişlediğine işaret eden Yücel, şöyle devam etti: “Karadeniz Bölgesi’nin tüm yıl ıslak olarak bilinen yağış rejimi, yaz ve sonbahardaki yağış azalması ile beraber güçlü mevsimsellik gösterecek. Karadeniz Bölgesi’nin doğusu ve Anadolu’nun kuzeydoğusu, kış ve ilkbahar mevsimlerinde gelecek dönemde artan yağış özelliği ile Türkiye’nin güneyinden pozitif yönde ayrılmaktadır. Yaz aylarında görülecek ısınma miktarı orta ve kötümser senaryolara göre Batı Akdeniz, iç Ege ve güney bölgelerde yüzyıl sonunda 3,5 – 6,5 derece arasında değişim göstererek rekor seviyelere ulaşacak. Bu durumda beraberinde kuraklık riskini artırarak, sıcak hava dalgalarının daha sık görülmesine sebep olacaktır. Aşırı sıcakların ardışık olarak en az üç gün sürmesini anlatan ‘sıcak hava dalgaları’, dünyada ve ülkemizde meydana gelen yangın riskini de artıracak.”

“Birkaç dakikalık aşırı hava olayları küresel ısınma ile artık birkaç saat sürebiliyor”

Türkiye’de kıyı rejimlerinin karasal kesimlerden çok daha fazla yağış aldığına işaret eden profesör, Akdeniz ve Karadeniz’de görülen anormal deniz seviyesi sıcaklık değişimlerinin, şiddetli yağış olaylarının etkisini kıyı kesimlerden iç kesimlere ve yukarı seviyelere taşıyarak o bölgelerde de taşkına sebep olduğunu anlattı.

Bu durumun özellikle Doğu Karadeniz bölgesinde heyelan riskini de beraberinde getirdiğini kaydeden Yücel, “Genellikle sadece birkaç dakika kadar süren aşırı hava olayları küresel ısınma ile artık birkaç saat sürebilmektedir” dedi.