Romantik, çok romantik bir öykü…

Külyutmaz güvenlikçileri aşıp siteye giren cılız sokak köpeği, siteyi baştan başa dolaşmaya kararlıydı. “Dikkat Köpek Var” yazılı bahçe çitlerine özellikle yakın geçiyor, evlerin bahçelerinden ona doğru çılgınca havlayıp duran besili köpeklere hiç aldırış etmeden, aheste aheste yürüyordu . “Bilirim ben sizi! Sokağa çıksanız herbiriniz bir arabanın altında telef olursunuz. Sokakta yürümesini bile bilmezsiniz siz” dedi içinden, “ama hakkınızı da yememeliyim, güçlü hoperlörlerden yükselen akşam ezanında müezzinin güzel sesine eşlik etmekte üstünüze yok” diye de tamamladı.

Cılız sokak köpeği, sokağın başında aniden kollarını açıp başını arkaya doğru atan yaşı geçkin adamı görünce, kuyruğunu kısıp yolunu değiştirdi ve gözden kayboldu. İyice gerinip derin bir nefes aldı yaşı geçkin adam. Yüzüne yayılmış gülümsemeyle, “Sevgilim!” dedi, “sevgilim, bütün kainat sen kokuyor” sadece kendisinin duyabildiği bir sesle. Kurumaya yüz tutmuş yakındaki gölette kanatlarını yıkayan güvercinleri duyumsadı, sonra sokakta önüne çıkan cocacola kutusuna bir tekme savurdu keyifle.

Kutunun çıkardığı gürültüyle yuvasına doğru kaçışan tarla faresi yoluna çıkan bok böceğine tosladı. Bokböceği, tarla faresine okkalı bir küfür savurduktan sonra bir lahavle çekti ve sonra tekrar yükünü önüne katıp önüne münasebetsizce çıkan kuru çalı dalından aşırmak için bir hamle daha yaptı.

Pek bir şey görebildiği söylenemezse de baktığı ve gördüğü her şey, yaşı geçkin adamın hiç tanışmadığı mutluluğuna mutluluk katıyordu adeta. Güzel sonbahar gününde gökte süzülen turna sürüsüne benzer bir şeye takıldı gözü. Geç mi kalmış bunlar diye düşündü. Öyle mutluydu ki, geçenin turna sürüsü değil, nizami sırayla uçan savaş helikopterleri olduğunu anlamadı. Sonra, akıllı telefonundan gelen tınıyla ekrana baktı. Yaşıtlarıyla üyesi olduğu mail gurubunun her zaman duygu dolu paylaşımlarından biriydi. Günbatımı renklerinin arkasında bir silüet oluşturan pembe gülün üzerine yazılmış bilmem hangi ünlü kişiye ait duygu dolu sevgi cümlelerini okudu bir solukta ve daha güzel, daha yoğun humanizma ve aşk kokan cümleleri bulup paylaşmak için google’ın sorgu ekranını tıkladı. Hayat güzeldi…

(Yahu şaka şaka! Post-humanity cinnet devrine girildiği, bombalanıp katledilen gençlere çocuklara bir mezarın bile çok görüldüğü, toplumların toplama kamplarına dönüştüğü, müesses dinin ceberrüt devletin canhıraş müdafaasına giriştiği, iktidarın doğrularının dinin doğrularına dönüştüğü, muhalifliğin güzel günler nostaljisi cıvıklığına bulandığı, şairlerin, yazarların üstünüze afiyet hazımsızlıktan müzdarip ishalden vıcık vıcık olduğu, hastaların beyaz bayrak sallayarak yardım istediği, mezarlıkların bile talan edildiği barbarlık günlerinde ne romantizmi! Yaşı geçkinlerin google’ın copy-paste medeniyetine denk gelen zırvalamalarına bakmayın siz. Sokak köpeğinin afilli yürüyüşünden öte bir romantizm yoktur bu coğrafyada. Hem Turna mı kaldı ki sürüsü gecikmiş olsun)

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer kitapları