İspanya’nın kuzeyinde bulunan olağanüstü küçük fosiller üzerinde yürütülen uzun soluklu uluslararası araştırma, yaklaşık 125 milyon yıl önce yaşamış ve beklenmedik derecede karmaşık kafatası yapısına sahip yeni bir ornithopod türünü ortaya çıkararak, küçük boyutlu dinozorların evrimsel rolüne dair yerleşik kabulleri yeniden tartışmaya açtı.
Keşfin Ölçeği Ve Bilimsel Önemi
İspanya’nın kuzeyindeki kazı alanlarında bulunan alışılmadık derecede küçük kemik parçaları üzerine 2013’ten bu yana sürdürülen detaylı incelemeler, bu kalıntıların tavuk büyüklüğünde bir dinozora ait olduğunu ortaya koydu. Uluslararası araştırma ekibi, yeni türe Foskeia pelendonum adını verdi. Yaklaşık 125 milyon yıl önce yaşadığı değerlendirilen bu canlı, soyu tükenmiş otçul dinozorlar grubu olan ornithopodlar içinde sınıflandırılıyor.
Araştırmanın başyazarı Arjantin’deki Río Negro Ulusal Üniversitesi’nden paleontolog Paul-Emile Dieudonné, bulguların yalnızca yeni bir tür tanımlamakla kalmadığını, aynı zamanda küçük boyutlu dinozorların sanılandan çok daha yaygın ve çeşitli olabileceğine işaret ettiğini vurguladı. Araştırmaya göre bulunan fosiller en az beş farklı bireye ait ve bu durum, bölgede henüz ortaya çıkarılmamış geniş bir fosil materyalinin varlığına işaret ediyor.
Beklenmedik Karmaşıklık: Küçük Beden, Gelişmiş Kafatası
İspanya’daki La Laguna Üniversitesi’nden paleontolog Penélope Cruzado-Caballero, türün anatomisinin “evrim ağacını yeniden düşünmeyi gerektirecek kadar sıra dışı” özellikler taşıdığını belirtti. Özellikle kafatası ve diş dizilimi, hayvanın boyutuyla ters orantılı bir morfolojik karmaşıklık sergiliyor.
Araştırmacılar, ön dişlerin ortada üç uçlu bir yapı gibi öne doğru uzandığını ve kafatası morfolojisinin beslenme biçimi ile denge mekanizmaları hakkında önemli ipuçları sunduğunu kaydediyor. Dieudonné’ye göre kafatası, canlıların yaşam biçimine dair en fazla veriyi sağlayan anatomik bölge ve bu küçük kemik parçaları bile hayvanın nasıl beslendiği, nasıl hareket ettiği ve çevresine nasıl uyum sağladığı hakkında kritik bilgiler sunuyor.
Belçika’daki Vrije Universiteit Brussel’den paleontolog Koen Stein ise yaklaşık 25–30 santimetrelik boy tahminiyle bu türün Avrupa’daki en küçük dinozorlardan biri, hatta potansiyel olarak en küçüğü olabileceğini ifade etti.
Minyatürleşme Tartışması Ve Evrimsel Stratejiler
Fosillerin küçük boyutu başlangıçta bunların yavru bireylere ait olabileceği ihtimalini gündeme getirdi. Ancak kemik dokusu ve gelişim izleri, en az bir bireyin yetişkin olduğunu gösterdi. Araştırmacılara göre bu canlılar gençken dört ayak üzerinde hareket ederken, yetişkinlikte iki ayaklı yürüyüşe daha yatkın hale gelmiş olabilir.
Foskeia’nın, ornithopodlar içinde rhabdodonlar olarak bilinen grubun en eski örneklerinden biri olması, bu soyun başlangıçtan itibaren küçük boyutlu olabileceği ihtimalini güçlendiriyor. Dieudonné, küçük bedenin uzun mesafe koşusundan çok hızlı saklanma ve avcılardan kaçınma stratejisine hizmet etmiş olabileceğini belirtiyor.
Arjantin’deki Universidad Nacional de Córdoba’dan paleontolog Marcos Becerra ise bulgunun, “minyatürleşmenin evrimsel basitlik anlamına gelmediğini” açık biçimde gösterdiğini vurgulayarak, küçük türlerin de karmaşık adaptasyonlar geliştirebildiğine dikkat çekti.
Zor Bulunan Fosiller Ve Bilginin Geciken Tanımı
Araştırmacılar, küçük dinozorlara ait kalıntıların kırılgan yapıları nedeniyle fosil kayıtlarında sistematik olarak eksik temsil edildiğini belirtiyor. Dieudonné’ye göre küçük kemiklerin daha kolay ufalanması ve kaybolması, bu türlerin bilimsel kayıtlarda geç fark edilmesine yol açıyor.
Fosillerin önemli bir bölümü 1998’de keşfedildi ve bölgeden sonraki yıllarda ek parçalar çıkarıldı. Alanı ilk keşfeden ve kalıntıların büyük kısmını toplayan isim, Salas de los Infantes Dinozor Müzesi’nden Fidel Torcida Fernández-Baldor oldu. Araştırmacılar, kemiklerin olağanüstü küçük boyutunun başından beri dikkat çektiğini ancak resmi tanımlama için yeterli anatomik veri elde etmenin yıllar aldığını belirtiyor.
Kafatası Bulguları Ve Türün Resmi Tanımlanması
2016’da yapılan önceki çalışmalar fosilleri geçici olarak “Vegagete ornithopod” olarak sınıflandırmıştı. Son araştırmada ise yeni kafatası parçalarının tanımlanması, türün resmen adlandırılmasını mümkün kıldı ve Foskeia pelendonum adı bilimsel literatüre girdi.
Uzmanlara göre kafatası şekli, hayvanın çevresel baskılara hızlı uyum sağlayabilen bir morfolojiye sahip olduğunu gösteriyor. Bu durum, erken dönem ornithopod evriminde farklı beslenme ve kaçınma stratejilerinin aynı anda denenmiş olabileceğine işaret ediyor.
Araştırmacılar, bu türün belgelenmesinin yalnızca tek bir küçük dinozoru tanımlamakla sınırlı olmadığını; geçmişteki ekosistemlerde küçük omurgalıların oynadığı rolü yeniden değerlendirmeye zorlayan bir veri seti sunduğunu vurguluyor. Bu çerçevede keşif, dinozor evriminin yalnızca devasa türler üzerinden okunamayacağını bir kez daha ortaya koyuyor.
NHY / BBC News (bilim haberleri röportaj ve araştırma aktarımı),
Río Negro Ulusal Üniversitesi araştırma ekibi açıklamaları,
La Laguna Üniversitesi, Vrije Universiteit Brussel ve Universidad Nacional de Córdoba’dan paleontologların bilimsel değerlendirmeleri.

















