Sidney Üniversitesi’nde geliştirilen ve 10 bin voltluk elektrikle üretilen yapay “kozmik toz”, bilim insanlarına Antarktika buzulları ya da uzay görevlerine ihtiyaç duymadan evrenin ve yaşamın başlangıcını inceleme olanağı sundu.
Kozmik Toz Arayışında Paradigma Değişimi
Yaşamın temel yapı taşlarının Dünya oluşmadan önce nasıl şekillendiği sorusu, uzun süredir astrofizik ve kimyanın kesişiminde yer alıyor. Bugüne dek bilim insanları bu sorunun peşine, stratosfere çıkan özel uçuşlar ya da Cassini gibi uzay görevlerinin sınırlı numuneleriyle düşüyordu. Ancak Sidney Üniversitesi’nden genç bir araştırmacının laboratuvar ortamında gerçeğine çok yakın kozmik toz üretmesi, bu zahmetli süreci kökten değiştirebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
NASA verilerine göre kozmik tozlar, yıldız oluşumundan gezegenlerin ham maddesine, hatta yaşamı başlatan organik bileşiklerin taşınmasına kadar kritik bir rol oynuyor. Yeni çalışma, bu sürecin artık kontrollü ve tekrarlanabilir biçimde incelenebilmesini mümkün kılıyor.
Uzay Koşulları Laboratuvar Masasında
Malzeme ve plazma fiziği alanında doktora yapan Linda Losurdo, deneyinde azot, karbondioksit ve asetilenden oluşan bir gaz karışımını, süpernova kalıntıları ve genç yıldız çevrelerindeki koşulları taklit edecek şekilde hazırladı. Bu karışıma 10 bin voltluk elektrik akımı uygulanarak plazma oluşturuldu ve yaklaşık bir saat sonunda karbon açısından zengin, mikroskobik tanecikler elde edildi.
Analizler, bu taneciklerin kızılötesi spektrumlarının, kuyruklu yıldızlar ve asteroitlerde bulunan gerçek kozmik tozlarla neredeyse birebir örtüştüğünü ortaya koydu. Özellikle karbon, hidrojen, oksijen ve azotun (CHON) karmaşık biçimde bir araya gelmesi, çalışmayı yaşamın kökeni açısından kritik kılıyor.
Asteroitleri Beklemeden Evreni Okumak
Projenin ortak yazarlarından Prof. David McKenzie, yöntemin uzaydaki toz bulutlarında gerçekleşen sıcaklık ve iyon etkileşimlerini anlamak için “benzersiz bir pencere” açtığını belirtiyor. Araştırmacılara göre bu yaklaşım, bir göktaşının ya da kuyruklu yıldızın Dünya’ya düşmesini beklemeden, bu cisimlerin geçmişinin tersine mühendislik yoluyla çözümlenmesini sağlayabilir.
Ekip, farklı koşullarda üretilen yapay kozmik tozların spektrumlarından oluşan kapsamlı bir veri tabanı kurmayı hedefliyor. Bu arşivin, gelecekte uzay teleskopları ve görevlerinden gelen verilerle karşılaştırılarak evrenin oluşumu ve yaşamın başlangıcına dair belirsizlikleri azaltması bekleniyor.
- NHY / Sidney Üniversitesi araştırma duyuruları, NASA kozmik toz ve yıldız oluşumu verileri
- Tahliyelerle Değil Tutukluluklarla Görünen Adalet Krizi - 6 Şubat 2026
- CHP’den 6 Şubat Mesajı: Felaket Kader Değil, Siyasi Tercihlerin Sonucu - 6 Şubat 2026
- Kanada’da Gıda Krizi Protestosu Robin Hood Kılığına Büründü - 6 Şubat 2026

















