Anadolu’nun Kayıp Dili Kalaşmaca’nın Keşfi

Boğazköy-Hattuşa’da yapılan kazılarda, Anadolu’nun kayıp dili olarak bilinen ‘Kalaşmaca’ya ait 174 tabletin deşifre edilmesi, arkeoloji dünyasında büyük bir heyecan yarattı. Bu keşif, Hattuşa’nın zengin tarihini ve Anadolu’nun dil çeşitliliğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Hattuşa, yaklaşık 1600 ila 1200 yılları arasında Hitit İmparatorluğu’nun başkenti olarak biliniyor ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor. Yüz yıldan fazla süren kazılar sırasında, 30.000’e yakın çivi yazılı kil tablet bulundu. Bu tabletler, Hititlerin tarihi, toplumu, ekonomisi ve dini gelenekleri hakkında zengin bilgiler sunuyor.

Bu yılki kazılarda, daha önce bilinmeyen bir dilde yazılmış bir ritüel metni keşfedildi. Metin, Hitit dilinde yazılmış bir ritüelin yanı sıra, Kalaşmaca olarak adlandırılan ve modern Bolu veya Gerede bölgesinde konuşulduğu düşünülen bir dilde pasajlar içeriyor. Alman Arkeoloji Enstitüsü İstanbul Departmanı’ndan Prof. Andreas Schachner’in yönetimindeki kazılar, bu yeni dilin keşfini mümkün kıldı.

Kalaşmaca’nın keşfi, Anadolu’nun Geç Tunç Çağı’ndaki dil manzarasına yeni bir ışık tutuyor. Hititler, yabancı dillerde ritüeller kaydetme konusunda benzersiz bir ilgi gösteriyorlardı. Bu ritüeller, sadece Hititçe’nin değil, aynı zamanda Luwice ve Palaice gibi diğer Anadolu- Hint-Avrupa dillerinin yanı sıra, Hint-Avrupa dilleri dışında olan Hattice’nin de konuşulduğu Anadolu’nun az bilinen dil manzaralarına değerli bakış açıları sağlıyor.

Kalaşmaca’nın keşfi, Anadolu’nun dil tarihine dair bilgimizi genişletiyor ve bölgenin kültürel ve dilsel zenginliğini vurguluyor. Bu yeni dilin tam olarak anlaşılması ve çözülmesi, gelecekteki araştırmalar için heyecan verici bir alan sunuyor ve Anadolu’nun geçmişine dair daha derin bir anlayış kazandırıyor.