Ankara Barosu, Avukatlık Kanunu’nda yapılan değişikliğin ardından Türkiye Barolar Birliği’nin yayımladığı Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliği’nin iptali için Danıştay’da dava açtı. Baro, yönetmeliğin dayanağı olan ve ‘çoklu baro’ düzenlemesinin ‘baroların kamusallık niteliğine zarar verdiğini’ belirterek, “Yasal düzenlemenin açıkça Anayasa’ya aykırı olması nedeniyle iptali için dosya Anayasa Mahkemesi’ne gönderilmeli” dedi. Baro dava dilekçesinde filozoflar Georg Wilhelm Friedrich Hegel ve Karl Marx’a da atıfta bulundu.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş ile Ankara Barosu’nun arasında yaşanan tartışmanın ardından Meclis’te kabul edilerek yürürlüğe konulan ‘çoklu baro’ düzenlemesiyle ilgili Türkiye Barolar Birliği yönetmelik değişikliği yapmıştı. Birliği’in Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliği’ne karşı Ankara Barosu dava açtı.

Baro’nun Danıştay’a verdiği dava dilekçesinde yönetmeliğin dayanağı olan ve ‘çoklu baro’ düzenlemesinin ‘baroların kamusallık niteliğine zarar verdiğini’ belirterek, “Yasal düzenlemenin açıkça Anayasa’ya aykırı olması nedeniyle iptali için dosya Anayasa Mahkemesi’ne gönderilmeli” denildi.

MARX VE HEGEL’E ATIFTA BUNULDU

‘Çoklu baro’ yasasının Anayasa’ya aykırı olduğuna dikkat çekilen dilekçede, Karl Marx’ın Hegel’in Hukuk Felsefesinin Eleştirisi kitabından Georg Wilhelm Friedrich Hegel’e atıfta bulunularak, şu ifadelere yer verildi:

“İdareyi oluşturan parçaların kısmi özerklikleri ile birlikte, yeniden bütünü oluşturmaları ve sivil toplumun da, kendisini bu birlikte temsili yoluyla demokratik devleti oluşturacakları görüşünün fikir babasının Hegel olduğunu; Kara Avrupası Hukukunu etkilediğini söylemek yanlış olmayacaktır. Hegel, bu bağlamdaki yoğun çalışmalarını şöyle özetlemiştir: ‘Bu durum ancak devlet, organik bir birliğe sahip bulunduğu zaman, yani devlet görece bağımsız topluluklara ve sivil topluma belli bir yetki tanıdığı ve bu özel toplulukların donatılmış oldukları haklarla, kendi kendine keyfiliği etkisizleştirmiş bir duruma getirilen bir kamu görevlileri aygıtı yarattığı zaman gerçekleşebilir. Sonuç olarak toplumun, sadece siyasal yanını değil, tüm kamusal öğelerini içeren devlet ya da kamu gücü yapısı içinde yer alan ve görev yapan idare, bu bütünün en geniş ve etkili cihazı olarak ortaya çıkar.”

‘ANAYASA YASA’YA AYKIRI’

Dilekçede, 2 Eylül günü yayımlanan yönetmeliğin 28, 29, 30,31,32’nci maddelerinin ‘çoklu baroyu’ düzenlediğini belirtilerek, yönetmeliğin yürütmesinin durdurulmasını istedi. Dilekçede, ayrıca söz konusu maddelerin Anayasa’ya aykırı olduğunu kaydedilerek, iptal edilmesi için dosyanın Anayasa Mahkemesi’ne gönderilmesini istedi.