AİHM’in ‘Derhal Tahliye’ Kararının Ardından Demirtaş’a Yeni Dava

AİHM’in kesinleşen ihlal kararına rağmen Selahattin Demirtaş’ın tahliyesi beklenirken, savcılık bu kez “cumhurbaşkanına hakaret” iddiasıyla 7 yıla kadar hapis talep etti. Yeni dosya, Türkiye’nin uluslararası yükümlülükleriyle iç yargı pratiği arasındaki gerilimi yeniden görünür kılıyor.

AKP Dönemi Yargı Pratiğinde Tekrarlayan Döngü

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM), Demirtaş’ın tutukluluğunu hak ihlali sayan ve “derhal serbest bırakılmalı” ifadeleriyle kesinleşen kararının ardından Ankara’dan beklenen adım gelmedi. Tam tersine, savcılık Demirtaş’ın Mersin ve Diyarbakır’daki konuşmalarında “cumhurbaşkanına hakaret” suçunu işlediği iddiasıyla yeni bir dava açtı.

Mahkeme, aynı suçlamaya ilişkin iki dosyayı birleştirirken, Ankara ve Mardin’e ilişkin dosyaların birleşmesine onay vermedi. Savcılık mütalaasında zincirleme suçtan 1 yıl 3 aydan 7 yıla kadar hapis talep etti. Duruşmaya SEGBİS ile katılan müşteki avukatı ise her bir eylem için ayrı ceza istedi.

AİHM Kararının Ardından Gelen Yeni Suçlamalar

Demirtaş’ın avukatı, mütalaaya karşı savunma için süre isterken mahkeme, Demirtaş’ın mevcut tutukluluk hâlinin devamına hükmetti ve bir sonraki celsede bulunmaması hâlinde “susma hakkı kullanıldığı” kabul edilerek dosyanın ilerletileceğini bildirdi. Duruşma 6 Ocak’a ertelendi.

Bu yeni dava, AİHM kararlarının uygulanma biçimine ve Demirtaş dosyasında yıllardır süren “yeni dosya açma – tutukluluğu sürdürme” döngüsüne ilişkin eleştirileri yeniden gündeme taşıdı. Hukukçulara göre, “hakaret” başlığı altındaki bu yeni adım, uluslararası yükümlülüklerin pratikte nasıl dolanıldığını göstermesi açısından dikkat çekici.

Arka Plan: ) Yılı Aşan Tutukluluk ve Kesinleşen  AİHM Kararı

Selahattin Demirtaş, 4 Kasım 2016’dan bu yana cezaevinde. AİHM, 2020 ve 2025’te verdiği kararlarla tutukluluğun siyasi saikle uzatıldığına hükmetti. Son olarak 8 Temmuz 2025 tarihli kararda “derhal salıverilmesi” gerektiği vurgulandı; Türkiye’nin itirazı ise 3 Kasım 2025’te reddedilerek karar kesinleşti.

Bu karar, Türkiye’nin Avrupa Konseyi üyeliğinden doğan yükümlülüklerinin sınandığı kritik eşiklerden biri olarak değerlendiriliyor. Yeni açılan davanın bu bağlamda ne tür sonuçlar doğuracağı ise hem hukuk çevrelerinde hem siyaset sahnesinde yakından izleniyor.


  • NHY / Artı Gerçek, AİHM 2020 ve 2025 Demirtaş kararları; duruşma bilgileri ve savcılık mütalaası.