Z Kuşağının Sosyolojik Analizi 

Kuşağın farklı alanlarda farklı anlamları vardır. Kuşak genelde  bele sarılan uzun ve enli kumaş olarak bilinir.

Sosyolojik olarak kuşak; yaklaşık olarak aynı yıllarda doğmuş, aynı çağın şartlarını, dolayısıyla birbirine benzer sıkıntıları, kaderleri paylaşmış, benzer ödevlerle yükümlü olmuş kişilerin olduğu topluluktur. Sosyoloji terimleri sözlüğünde kuşak, yaklaşık olarak 25-30 yıllık yaş kümelerini oluşturan bireyler öbeği olarak tanımlanmakta olup, nesil ve jenerasyon kelimeleri ile de ifade edilmektedir.

Aynı kuşaktan gelen bireyler, benzer yıllarda doğdukları için, kuşak üyelerinin tutum ve davranışları benzer olaylara verdikleri benzer tepkiler ile şekillenmektedir. Ayrıca aynı doğum yıllarını paylaşan bireyler birbirlerini aynı grubun üyesi olarak tanımlarken, diğerlerini farklı kuşağın mensubu olarak görmektedirler. Bu nedenle aynı kuşağa mensup bireyler diğer kuşaklara mensup bireylerden ayırt edilebilir. Aynı kuşaktan gelen bireyler için sadece paylaşılan yıllar değil, paylaşılan sosyal ve tarihsel olaylar da, kuşakların özelliklerini kalıcı olarak etkilemektedir.

Kuşaklar farklı isimlerle bilinir. Gelenekçiler, Baby Boomers (Bebek Patlaması), X kuşağı, Y kuşağı, Z kuşağı gibi. Gelenekçiler 1945 ve öncesinin kuşağıdır. İkinci Dünya savaşının kuşağı olarak ta bilinir. Daha çok yüz yüze iletişimi esas alan kalıplaşmış cinsiyet rolleri, bir ev sahibi olmak arzusu olan kuşaktır.

Baby Boomers(Bebek Patlaması) 1945-1960 yılları kuşağıdır. Soğuk savaş sonrası ortaya çıkan bir kuşaktır. Bu dönemde doğanlar, sayıca fazla olmaları nedeniyle toplumu yeniden şekillendiren kuşak olarak tanımlanmaktadır. Bebek patlaması kuşağına mensup bireylerin okul ve gençlik yılları 1960’ların karakteristik kültürel gelişiminin bir parçası olmuştur. Bu kuşaktan dünyaya kalan miras ise; kadın-erkek eşitliği, ırk ayrımına karşı mücadele ve çevreye duyarlı olmaktır. Tercihen yüz yüze gerekirse telefonla iletişimi esas alan kuşaktır. İş güvenliği arzusu ağır basan kuşaktır.

X kuşağı 1961-1980 kuşağıdır. Soğuk savaşın bitişi Berlin duvarının yıkılışı ile ortaya çıkan kuşaktır. Çevrimiçi ve eğer zaman varsa tercihen yüz yüze iletişimin esas alındığı kuşaktır. Yaşam ve iş dengesi arzusu ağır basan kuşaktır. Sadakat duyguları değişken, Otoriteye saygılı, Topluma duyarlı, İş motivasyonları yüksek, Kanaatkâr, Kaygılı, Teknolojiyle ilişkisi düşük kuşaktır.

Y kuşağı 1981-1995 yıllarının kuşağıdır. Kendine özgü ürünleri tablet ve cep telefonudur. Özgürlük ve esneklik arzuları ağır basar. İletişim tercihleri çevrimiçi ve cep telefonu mesajlarıdır. Sadakat duyguları az, Otoriteyi zor kabullenen, Bağımsızlığına düşkün, Çok sık iş değiştiren, Bireyci, Teknolojiyle büyüyen kuşaktır

Z Kuşağı 1995 ve sonrası doğanlardır. Bu kuşak tamamen teknolojik bir çağda doğduklarından teknoloji ile iç içe yaşamaktadırlar. Bu nedenle bu kuşağın üyelerine “Kuşak I”, “İnternet Kuşağı”, “Next Generation” ya da “iGen” adları verilmektedir. Bir diğer adları ise; “Instant Online (Her daim çevrimiçi)” kuşağıdır. Strauss ve Howe ise bu kuşağı aşırı bireyselleşme ve yalnızlık yaşayacak kuşak olarak da tanımlamaktadır. Mission and Ministry kuruluşu kendi internet sitesinde Z kuşağını 21. yüzyılın ilk kuşağı olarak tanımlarken onlara dijital çocuklar ve “.com” çocukları ismini de uygun bulmaktadır.

Bu dönemin biçimlendirici deneyimleri; Ekonomik gerileme, Küresel ısınma, Küresel odak, Mobil cihaz, Enerji krizi, Arap baharı, Kendi medyasını oluşturma, Bulut bilişim, Wiki-leaks’dir. Temel arzuları güvenlik ve istikrardır. Kuşağın kendine özgü ürünleri Google gözlük, Grafen, Nano programlama,3D basım, Sürücüsüz arabalardır. İletişim ortamı taşınabilir iletişim cihazlarıdır ve iletişim tercihleri Facetime’dir. Ekranlara bağlı yaşıyorlar, DM, Chat ve Emojilere bayılıyorlar. Çoklu görev yetenekleri üst düzeydedir, her şeyi Youtube’dan öğreniyorlar. Kuralsız, rahat ve özgüvenlidirler. İnsan odaklı, özerk, yardımsever, bilgiye çabuk erişen, ödülcü, cesur, pragmatist(faydacı),topluma ve çevreye duyarlıdırlar.

Araştırmalar Z kuşağı üyelerinin markalara ve çalıştıkları organizasyonlara karşı sadakatsiz olabileceklerini, azimli ve hırslı olmayabileceklerini, çabuk sıkıldıkları için kolay vazgeçebileceklerini göstermektedir. Bu bağlamda Z kuşağı üyeleri standart işleri yapmak istemeyerek, her şeyi kişiselleştirmek istemeleri gibi ihtimalleri beraberinde getirmektedir. Diğer yandan, yaratıcılık, hak arama, farklı sosyolojik gruplarla ilişkiler konusunda da diğer kuşaklardan daha başarılı olmaları Z kuşağının iş hayatında elde edebileceği başarıları göstermektedir.

 

Arslan ÖZDEMİR
Latest posts by Arslan ÖZDEMİR (see all)
Yazarın sayfamızdaki diğer yazıları