Yaşamak nefes almak değildir…

Özgürlük: İlkesizlik değildir.

Marjinallik: Yozlaşmak değildir.

Saygı: Biat etmek değildir.

Özsaygı: Bencillik değildir

Rakabet: Vahşet değildir.

Onur: kibir değildir

Hasımlık: Hainlik değildir.

İsyan: Nefret değildir

Eleştiri: Saygısızlık değildir.

Savunma: Polemik değildir.

Gurur: Hatanı kabul etmemek değildir.

Özür: Eziklik değildir

Samimiyet: Laubalilik değildir.

Hoşgörü: Katlanmak değildir.

Aşk: Mülkiyet değildir

Sevgi: İpotek değildir.

Dostluk: Mahkûmiyet değildir.

Merhamet: Acımak değildir.

Kötülük: Marifet değildir.

İyilik: Aptallık değildir.

Ağlamak: Ayıp değildir.

İnsan olmak: Hayvan olmamak değildir.

Bir olgunun ne anlama geldiğini bilmekten çok daha önemli ve gereklidir ne anlama gelmediğini bilmek!

Ne olmadığını bilindiği takdirde, ne olduğuyla ilgili fikir ayrılıkları çözülebilir.

Kupkuru sözlük anlamları değil, yaşamın içinde pozitif sonuçlar yarattıkları yerdir kavramaları değerli kılan.

Öbür türlü… Öbür türlüsünü her kimlikten 80 milyon insan hep birlikte yaşayıp çürüyoruz işte, çoğunluğun işine göre kullandığı tüm bu yaşamsal olguları…

Tüm bu kavramları olmaması gereken şekilde anlayıp, kurgulayıp, uygulayıp hem kendimizi, hem de birbirimizi öğütüp duruyoruz.

Ne olmaması gerekiyorsa, tam da onunla anlaşılır oldu bütün olgular… Hepsinin içi boşaldı.

Yazık! Şu doğan güneşe, şu güzelim hayata yazık!

Ölünce yaşayamayacağız, biliyorsunuz, değil mi?

Ölünce sevemeyeceğiz de, ne birbirimizi ne de bir kaplumbağayı!…

Aşkla kalın!

Bütün ruhunuzu merhametle kapsayan ve güzelleştiren bir yaşama tutkusunun mülkiyetsiz aşkıyla!..

Yazarın sayfamızdaki diğer yazıları