back to top
Ana Sayfa Haber Dünya Persepolis, İran Devriminin Neden Yanlış Yolda Sonuçlandığını Anlatan Zamansız Bir Tanıklık

Persepolis, İran Devriminin Neden Yanlış Yolda Sonuçlandığını Anlatan Zamansız Bir Tanıklık

Marjane Satrapi’nin grafik romanı Persepolis, İran’da bugün rejime karşı canları pahasına direnen gençlerin tarihsel arka planını, solun ve seküler muhalefetin Ayetullah rejiminin önünü nasıl açtığını çarpıcı ve kişisel bir anlatıyla gözler önüne seriyor.

İran’da rejim karşıtı protestolar kanla bastırılırken, İslam Devrimi’nin nasıl bu noktaya evrildiğini anlamak için Persepolis yeniden okunuyor. Marjane Satrapi’nin otobiyografik grafik romanı, yalnızca bir çocukluk hikâyesi değil; devrimci umutların nasıl otoriter bir teokrasiye teslim edildiğinin sade ama sarsıcı bir kaydı.

Devrimin Yanılsaması Ve Solun Hesap Hatası

Persepolis, 1979 Devrimi’nin başlangıçta geniş bir toplumsal mutabakata dayandığını, ancak bu mutabakatın “İslami” bir rejimi zorunlu olarak hedeflemediğini açıkça ortaya koyuyor. Satrapi’nin anlatısı, sol ve seküler muhalefetin Şah rejimine duyduğu haklı öfkeyle Molla hareketini hafife aldığını; Ayetullahların ise örgütlülük, disiplin ve iktidar iştahıyla devrimi kısa sürede tekeline aldığını gösteriyor. Bu yönüyle kitap, İran Devrimi’ni Rus Devrimi’nde Bolşeviklerin iktidarı ele geçirmesiyle karşılaştıran tarihsel bir okuma sunuyor.

Baskı Altında “Normal” Hayatın Direnci

Satrapi’nin gücü, büyük politik kırılmaları gündelik hayatın içinden anlatmasında yatıyor. Hapishane anılarıyla övünen akrabalar, Batılı pop yıldızlarının posterlerini gizlice eve sokan ebeveynler, yasaklara rağmen sürdürülen küçük özgürlük alanları… Tüm bu ayrıntılar, Ayetullah rejiminin giderek sertleşen baskısına karşı toplumun sessiz ama inatçı direncini görünür kılıyor. Siyah-beyaz, sert kontrastlı çizimler bu baskı hissini görsel olarak da pekiştiriyor.

Bir Grafik Romanın Küresel Etkisi

2000’lerin başında yayımlandığında Persepolis, çizgi romanın yalnızca eğlence değil, politik hafıza üretme aracı olabileceğini geniş kitlelere kabul ettirdi. Art Spiegelman’ın Maus’undan sonra bu alanda bir dönüm noktası sayılan eser, 2007’de Satrapi’nin de ortak yönetmenliğini yaptığı animasyon filmle daha da geniş bir etki alanına ulaştı. Cannes’da gösterimi İran’daki resmî kurumların tepkisini çekti; bu tepki bile rejimin, anlatının gücünden duyduğu rahatsızlığın göstergesiydi.

Bugün İran’da gençler rejim değişikliği talebiyle öldürülürken, Persepolis geçmişin kapanmış bir sayfası değil; bugünü anlamak için hâlâ canlı ve rahatsız edici bir metin olarak duruyor. Kitap, devrimlerin yalnızca kime karşı yapıldığının değil, kiminle ve nasıl yapıldığının da hayati olduğunu hatırlatıyor.


Kaynaklar:
– Marjane Satrapi, Persepolis, L’Association / Edition Moderne
– Cannes Film Festival Archives (2007)
– Art Spiegelman, Maus üzerine akademik literatür
– İran Devrimi ve sonrası üzerine tarihsel analizler (BBC, The Guardian, Encyclopaedia Britannica)


Nokta Haber Yorum sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.